1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3. Buruk Yıldönümü
Ünal Fındık

Ünal Fındık

Buruk Yıldönümü

A+A-

Dün karşılıklı geçişlerin yeniden başlamasının 23. yıldönümü idi. Bugün de Annan Planı olarak isimlendirilen BM çözüm planını oyladığımız referandumun 22. yıldönümünü kutluyoruz.

1974’den 23 Nisan 2003’e kadar karşılıklı geçiş yoktu. İki taraf da sınırları sıkı sıkı kapatmış, sıradan insanların kuzeye, ya da güneye geçişine izin vermiyordu.

Neredeyse 30 yıl bu kapalılık devam etti. Nihayet çeşitli nedenlerle dönemin KKTC hükümeti ansızın geçişlerin açıldığını ilan etti. O güne kadar ülkenin bölünmüş olduğunu kabul etmeyen Rum tarafı da adayı bir bütün gördüğü için KKTC hükümetinin açılım kararına uymak zorunda kaldı.

Karşılıklı geçişler 23 yıldır sürüyor. Kıbrıslı Türkler hem alışveriş, hem gezme, hem çeşitli işlerini çözümlemek, hem de iş bulabilenler güneyde çalışmak için her gün güneye gidiyorlar.

Kıbrıslı Rumlar da neredeyse aynı nedenlerle kuzeye geçiyorlar. Bu geçişler zaman zaman farklılık gösterse bile her gün biraz daha artıyor. Yıllar içinde yeni geçiş noktaları açıldı. Şu anda Lefkoşa’da 2’si yaya olmak üzere 3, Mağusa’da 2, Beyarmudu, Bostancı, Lefke ve Yeşilırmak’ta da birer adet, toplamda 9 geçiş noktası var.

Ancak Lefkoşa’da Metehan ve Beyarmudu geçiş noktaları yoğunluktan dolayı hemen her zaman sıkıntılıdır. Bu kapılarda bazen saatlerce beklemek gerekir.

Buna rağmen insanlar neredeyse işkenceye varan bekleyişi yaparak güneye, ya da kuzeye geçmeye çalışırlar.

Bugünlerde iki halkın da en önemli beklentisi yeni geçiş noktalarının açılması ve karşılıklı geçişlerin rahatlatılmasıdır.

Bu hem iki taraftaki ekonomileri, hem de karşılıklı güveni besleyecektir. Bu nedenle liderlere çağrım bir an önce masaya oturarak bu konuda somut adım atmalarıdır.

***

24 Nisan 2004 referandumunun üzerinden tam 22 yıl geçti. Kıbrıslı Türkler o gün BM çözüm planına % 65 ‘Evet’ oyu vererek çözüm istediklerini tüm dünyaya gösterdiler.

Kıbrıslı Rumlar ise % 76 ‘Hayır’ oyu ile BM çözüm planını reddettiler. Rumlar önceden ceplerine koydukları ve bir hafta sonra, 1 Mayıs 2004 tarihinde resmen başlayacak olan AB üyeliği nedeniyle çözümden çok bu üyelikle ilgilendiler.

1 Hafta sonra resmen başlayacak olan AB üyeliğinin kendilerine Annan Planından daha iyi bir çözüm getireceğini düşünerek referandum günü hiç tereddüt etmeden BM çözüm planını ağırlıklı çoğunlukla reddettiler.

Bugün referandumun üzerinden tam 22 yıl geçti. O gün elimizi uzatsak yakalayabileceğimiz kapsamlı bir çözüme bugün çok ama çok uzağız.

Rumlar o gün biraz daha geniş düşünebilse ve ülke yönetimini bizimle paylaşabilmeyi göze alabilse bugün çok daha farklı bir Kıbrıs’ta birlikte yaşıyor olacaktık.

Olmadı.

Bunu yeniden denemeliyiz. 22 yılın ardından sanırım iki taraf da çözümün ne kadar uzaklaştığını bugün daha rahat görebiliyor.

Ben bunun yeterli olmadığını düşünüyorum. Tam aksine bizim toplumlarımıza çözümün ne kadar uzaklaştığını değil, çözümle birlikte neler kazanacağımızı anlatmamız gerektiğini düşünüyorum.

İki tarafın da buna çok ama çok ihtiyacı vardır. Çünkü insanlar bir çözümle birlikte kaybedeceklerini düşünürler. Halbuki biz onlara çözümle beraber iki tarafın da çok şey kazanacağını anlatabilirsek ve çözümü ancak ve yalnız biz, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar sağlayabiliriz gerçeğine inandırabilirsek durum çok farklı olur.

Çözüm dışarıdan çabalarla değil, iki toplumun inancıyla sağlanabilir. Kimse bize çözüm hediye etmez.

Önce iki lider iyi niyetle somut adımlar atacaklar. Belki 1-2 yeni geçiş noktası açacaklar. Bu arada halklar da liderlere cesaret verecek ve daha ileri adımlar atmalarını sağlayacaklar.

Referandumun 22. yıldönümünde hepimizin neler kaybettiğimizi ve o gün iki taraftan da evet çıkması halinde neler kazanacağımızı bir teraziye koyarak tartmasını öneririm.

Göreceksiniz ön yargısız ve tarafsız biçimde bunu yapabilen herkes “biz neden 22 yıl önce elimizi uzatarak alabileceğimiz çözümü, elimizi ardımıza saklayarak ve başka hesaplar yaparak almadık” diye yerinecekler.

Bu nedenle referandumun 22. yıldönümü herkese kutlu olsun. Tarih referandum sürecinde yaşananları elbette yazacaktır.      

Bu yazı toplam 211 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar