1. YAZARLAR

  2. Ongun Talat

Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Saner’in gelişmiş! ülkesi…

A+A-

Rum Basınından;

New York’ta düzenlenecek olası bir üçlü toplantı ve toplantının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda Tatar’ın buna verdiği yanıtın kuşkulu olması ile ilgili bir soruya Rum lider, “biz üçlü görüşme için hazır olduğumuz yanıtını verdik ve bunu gönderdiğimiz mektupta da yineledik.

“Türk pozisyonunda bir değişiklik görülüyor, muhtemelen böylesi bir görüşmenin gerçekleşmemesi sorumluluğunun kendilerine yüklenmesinden endişe duyuyorlar” dedi.

Anastasiadis’in tahmini doğruysa Türk tarafı hala BM nezdinde Kıbrıs’la ilgili alınmış karar ve anlaşmaları dikkate alıyor mu demektir? Yani ‘eşit egemen devlet’, KKTC’nin tanınması talepleri bitti mi!

***

Elizabeth Spehar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilciliği ve Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün Misyon Şefliği görevinden ay sonu itibarıyla ayrılıyor.

Kıbrıs sorunu bir BM yetkilisinin daha görev süresinin dolmasına ve ayrılmasına vesile olacak kadar uzamaya devam ediyor… Bundan öncekilerde olduğu gibi umarım bundan sonrakilerin de görev sürelerini doldurup ayrılmalarına yetecek kadar daha da uzamaz artık sorunumuz… 

***

KIB-TEK Genel Müdürü Gürcan Erdoğan Lefkoşa Jumbo önündeki ölümlü kazayla ilgili olarak; “yasada sokakta yol aydınlatmasıyla ilgili proje ve yeni ilaveler belediyelerin sorumluluğundadır” ve “sadece bakımla ilgili çalışmaların kurum tarafından yapılmaktadır” dedi. Yasa eğer Erdoğan’ın söylediği gibiyse proje, ilaveler ve bakımın bir arada yürüyemeyeceğini söyleyebiliriz çünkü bizim ülkede “eğer onların bir projeleri varsa ben bunun bakım sorumluluğunu çekemem, onlar yaptılarsa onlar baksın” anlayışı yüzünden hiçbir işin olamayacağını söyleyebiliriz. Söz konusu örnek de bunun en somut hali zaten.

Şimdi örneğin geçen gün Gönyeli Çemberi ile Fuar Alanı arasındaki refüjde bir elektrik direği düştü ve bir arabaya da zarar verdi. Şimdi bu direğin düşmesi proje ve ilavelere mi giriyor, bakıma mı giriyor. Bu direği yerden kim kaldıracak? KIB-TEK mi, LTB mi?  

***

Nüfusumuzu bilmiyorsak “nüfusun bu kadarı aşılandı” saptamasını nasıl yapabiliyoruz! Yüzdelik oranı resmi rakamlara göre veriliyorsa demek ki rakamda çok büyük bir yanlışlık var. Yok eğer tahmini nüfus oranına göre veriliyorsa da bu oran çok ama çok tahmini ve havada kalıyor demektir.

***

Yeni Havaalanının açılması için hazırlıkların sürdüğü söyleniyor ama hava kontrolörleri sendikası sürekli bildiri yayınlayıp kontrolörlerin sorunlarından, personel azlığından, çalışma şartlarının kötülüğünden söz ederken dinleyenin olmadığı anlaşılıyor. Hava kontrolörlüğü, bir hava alanının en ciddiye alınması gereken bölümü iken, çünkü canların sorumluluğu alınırken bu sorunlara gözleri ve kulakları kapamak ancak bu ‘dibelik azınlık atama hükümet’in işi olabilir zaten!..

***

Asgari ücret ortada kaldı. İşveren ve çalışan anlaştı, hükümetin yatırım teşvikiyle ilgili isteklerine cevap verilmesi bekleniyor ama hükümetten tıs yok. Çünkü hükümetimiz UBP kurultayına endekslendi, Saner’in seçime başbakan olarak girme isteğine odaklandı. Ne pandemiymiş, ne enflasyonmuş, ne geçim derdiymiş, ne çalışanmış, ne çalışmayanmış, ne eğitimmiş, ne sağlıkmış. Varsa da yoksa da kurultay, makam, mevki, koltuk. Ne çekici şeymiş şu kuklanın ipleri!..

***

Ersin Tatar, ülkede durmuyor. Akşam geliyor, sabah bir daha gidiyor. Öyle bir dolaşıyor ki sanırsınız ki Tatar, dünyayı teslim aldı, Avrupa’yı geziyor, BM nezdinde girişimler yapıyor, Kıbrıs sorununu hiç olmazsa kendi açısından anlatıyor!. Yok, öyle değil, Tatar Türkiye’yi geziyor. Bir gün bir şehirde esnaf geziyor, diğer gün başka bir yerde tarihi yer geziyor, başka bir gün ilgisiz bir sempozyumda yer alıyor. Tatar, Cumhurbaşkanlığı makamını gezi makamı yapmış ama yazık ki bu gezileri de ancak Türkiye dahilinde yapabiliyor.

***

Elektrik Kurumu’nda bir işler dönüyor ama bu işlerin ne olduğunu merak edip düzeltmeye çalışan da yok. Aksine, sorunun ve bu işlerin! büyümesi için elden gelen yapılıyor. Yüksek İdare Mahkemesi hukuka aykırı ve kirli yakıt alımıyla ilgili ara emri alıyor, Mahkeme’nin elektriği kesiliyor. Hem de manuel olarak. Yani borcundan dolayı otomatik olarak kesilme yok ortada çünkü borç yok. KIB-TEK yönetim kurulu başkanı ve bakan Arıklı, yakıtın 8 gün sonra (bugün için 6 herhalde) biteceğini söyleyip yine yasa dışı yakıt alımına ortam yaratmaya çalışıyorlar. Tipik kuzeyden örnek alınan politikaları Arıklı da uyguluyor. Ses çıkaran yok çünkü ülkeyi geliştiren! Saner, kurultayla uğraşıyor. Adamın derdi başka! Birileri beslenirken başkaları da besleniyor ki memnuniyet katlanarak devam ediyor. Vatandaş mı! Kirli yakıta ama pahalı enerjiye ve tehditlere mahkum, yaşamaya çalışıyor…  


 

Kaçtım ama yine korkuyorum…

 

yy-074.jpg

Birkaç saatliğine Saner’in gelişmiş ülkesinden kaçtık!, Akdeniz kıyısındaki Akdeniz köyünün uçsuz bucaksız muhteşem kumsalına uzandık… Engin deniz, altın kumlar, dalga ve rüzgârla özgürlüğü yakalayan kite sörfçüler…

Aslında herkesin gitmesi ve bilmesi gereken ülkemizin en muhteşem yerlerinden biri… Gitmeli, görmeli, gezmeli ama bozmamalı… Bunları yazarken de korkuyorum aslında… Çoğu yerde gezdiğim, beğendiğim ve yazmak istediğimde olduğu gibi… Başkalarında da vardır biliyorum, yazmak, anlatmak ister ama bazen de saklamak… Olduğu gibi kalması için… Öyle korkuyorum ki Saner’in gelişmiş ülkesinde! korumaya çalışmaktan!.. “Ülkeyi şantiyeye çevireceğiz” demişken Carettaların yuvalarına beton dökmesinden de korkuyorum…

 

Bu yazı toplam 356 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar