1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Salda Gölü
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Salda Gölü

A+A-

Salda Gölü, Türkiye’nin güneybatısında, Burdur ilinin Yeşilova ilçesi sınırları içerisinde yer alan ve doğal güzelliğiyle hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük ilgi gören eşsiz bir doğa harikasıdır.      

Berrak turkuaz rengi, beyaz kumsalları andıran kıyıları ve çevresindeki doğal dokusuyla Salda Gölü, çoğu zaman “Türkiye’nin Maldivleri” olarak anılmakta. Ancak bu benzetmenin ötesinde Salda, sahip olduğu jeolojik, ekolojik ve bilimsel özellikleriyle son derece özgün bir yapıya sahiptir.

***

Salda Gölü’nün yaklaşık 1.5 km. uzağında kurulan giriş bölümüne arabamızı park ettikten sonra, gölü ziyaret etmek isteyen diğer ziyaretçilerle birlikte bizleri alan minibüse doluştuktan sonra vardık gölün seyir terasına.

Ziyaretçiler gölü sadece yetkililerin belirlediği terastan görebiliyor.

Kıyıya yanaşmaya müsaade edilmiyor. 

***

Salda Gölü, tektonik oluşumlu bir göldür ve deniz seviyesinden yaklaşık 1140 metre yükseklikte yer alır.

Yaklaşık 184 metreyi bulan derinliğiyle Türkiye’nin en derin göllerinden biri olma özelliğini taşır. Gölün bu denli derin olması, sularının yıl boyunca oldukça soğuk kalmasına neden olur. Bu durum hem göl ekosistemini hem de insan kullanımını doğrudan etkilemektedir.

Gölün en dikkat çekici özelliklerinden biri, kıyılarında bulunan beyaz renkli kumlardır. Bu kumlar, magnezyum yüklü hidromagnezit minerallerinden oluşur.

Bilimsel açıdan son derece önemli olan bu oluşumlar, dünyada çok az yerde görülmektedir. Hatta Salda Gölü’ndeki bu jeolojik yapının, Mars yüzeyindeki bazı mineral oluşumlarına benzerlik gösterdiği belirtilmiş ve bu durum gölü uluslararası bilim çevrelerinin de dikkat odağı haline getirmiştir.

***

Salda Gölü yalnızca görsel açıdan değil, barındırdığı canlı çeşitliliği açısından da büyük bir öneme sahiptir.

Göl çevresi; endemik bitki türleri, kuşlar ve mikroorganizmalar için doğal bir yaşam alanı sunar.   

Özellikle gölde yaşayan bazı bakteri türleri, gölün kendine has mineral yapısının oluşmasında önemli rol oynamaktadır.

Bu mikroorganizmalar, göl tabanında ve kıyılarında bulunan beyaz yapının temelini oluşturan biyokimyasal süreçleri başlatmaktadır.

***

Göl ve çevresi aynı zamanda kuş gözlemcileri için de önemli bir noktadır.

Flamingolar başta olmak üzere çeşitli su kuşları, gölü beslenme ve konaklama alanı olarak kullanır.  Bu durum Salda Gölü’nün, bölgesel ekosistem açısından ne denli kritik bir konumda olduğunu göstermektedir.

Son yıllarda Salda Gölü, sosyal medyanın da etkisiyle çok daha geniş kitleler tarafından tanınmaya başlamıştır.

Turkuaz rengi suyu ve beyaz kıyıları, özellikle yaz aylarında binlerce yerli ve yabancı turisti bölgeye çekmektedir.

Bu yoğun ilgi, bölge ekonomisine katkı sağlamakla birlikte bazı çevresel sorunları da beraberinde getirmiştir.

Aşırı ziyaretçi yoğunluğu, kontrolsüz kullanım ve çevreye bırakılan atıklar, göl ekosistemi üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır.

Beyaz kumların üzerine basılması, bu hassas yapının bozulmasına yol açabilmektedir.

Ayrıca gölde yüzmenin, suyun kimyasal dengesini ve doğal yapısını olumsuz etkileyebileceği bilim insanları tarafından sıkça dile getirilmektedir.

Bu tehditler karşısında Salda Gölü’nün korunması amacıyla çeşitli önlemler alınmıştır.

***

Göl çevresi, Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş ve bazı alanlara giriş kısıtlamaları getirilmiştir.

Belirli bölgelerde yürüyüş yolları oluşturularak ziyaretçilerin hassas alanlara zarar vermesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca bilgilendirici tabelalar ve farkındalık çalışmalarıyla, ziyaretçilerin gölü daha bilinçli bir şekilde gezmeleri hedeflenmektedir.

Koruma çalışmalarının başarısı, yalnızca alınan resmi önlemlerle değil, aynı zamanda bireylerin çevre bilinciyle de doğrudan ilişkilidir.

Salda Gölü’nün gelecek nesillere aktarılabilmesi için ziyaretçilerin doğaya saygılı davranması, kurallara uyması ve gölü yalnızca bir turizm alanı değil, korunması gereken canlı bir ekosistem olarak görmesi büyük önem taşımaktadır.

Salda Gölü, doğal güzelliği, bilimsel önemi ve ekolojik zenginliğiyle Türkiye’nin en değerli doğal alanlarından biridir.

Sahip olduğu benzersiz jeolojik yapı, onu yalnızca bir göl olmanın ötesine taşıyarak dünya çapında ilgi gören bir doğa laboratuvarı haline getirmiştir.

Ancak bu eşsiz mirasın korunabilmesi, insan faaliyetlerinin doğayla uyumlu bir şekilde sürdürülmesine bağlıdır. 

***

Göl, doğru koruma ve bilinçli kullanım sayesinde hem bugünün insanlarına hem de geleceğin nesillerine ilham vermeye devam edebilecek nadir doğal alanlardan biridir.

İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Balcı, 14 Ekim 2024’te Anadolu Ahansı’na yaptığı açıklamada Salda Gölü'nün "Dünyanın En Önemli 100 Jeolojik Miras Listesi"nde yer almasında Mars gezegenine benzerliğinin etkili olduğunu kaydetti.

Dünya Jeoloji Kongresi'ne Salda'nın adaylık dosyasını hazırlayan Balcı, Mars'a benzerliğiyle listeye girdiği için gölün bilim insanlarının daha çok ilgisini çekeceğini söyledi.

Bir yerin jeolojik miras olarak tanımlanabilmesi için herhangi bir jeolojik olayı tanımlayabilecek görsel bir değere sahip olması ve diğer jeolojik unsurlardan ön plana çıkması gerektiğini vurgulayan Balcı, "Salda Gölü bu kritere sahipti. İkinci kriter de neden önemli olduğuyla ilgili bilimsel jeolojik bilgi birikiminin olması. En önemli katkım bu bilimsel verileri ortaya koymak oldu." dedi.

Son yıllarda özellikle NASA grubuyla yaptıkları çalışmalarla gölün etrafındaki karbonatların yalnızca görsel açıdan öne çıkmadığını, jeolojik açıdan da önemli olduğunu belirlediklerini anlatan Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bilimsel bilgi bu seçimde önemli bir kriterdi, biz bunu sağladık. 'Mars'taki Jezero kraterinde var olan karbonatlara ender benzeyen yegane yerlerden biri Salda dedik. Buradaki izlerin, güneş sistemindeki gezegenlerde ve Mars'ta yaşam arama çalışmalarına ipucu olabileceğini gösterdik. Bunu söyleyebilmek için bilimsel verilerle yaptığınız projelerin uluslararası camiada kabul görmesi gerekiyor. Bu çalışmaların kabulünü komisyon üyeleri gördükten sonra Salda, jeolojik miras ilan edildi."

Gölün çevresindeki karbonatların insan baskısı altında olduğunu dikkati çeken Balcı, Salda'nın yaşanan iklim kriziyle çok kolaylıkla yok olabilecek bir alan olduğu uyarısında bulundu.

***

Ziyaretimizin ardından, yeniden minibüsle araç park yerine varıyoruz.

Orada yerli halkın açtığı stantlara göz gezdirdik.

Hediyelik eşyalar, doğal ürünler, sabunlar, atıştırmalıklar, içecekler...

Farklı farklı stantlardan hediyelik ürünler ve doğal sabunlardan alarak ayrıldık oradan ve gölün güzelliğinden büyülenmiş olarak, sürdük arabamızı Burdur’un merkezine doğru.

gol-1.jpg

gol-2.jpg

gol-4.jpg

Bu yazı toplam 452 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar