Füze etkili Pandemi
Hiçbir yerde güvende değiliz artık.
Dün öğleden sonra Yenidüzen’in haber paketinden gelen mesaj; “Kıbrıs’a yönelen İHA’lar Yunan F-16’ları tarafından düşürüldü. İran’dan ateşlenen balistik füzenin ise Türk hava sahasında etkisiz hale getirildiği açıklandı.”
Düşünsenize; “Orası güvenli, burası güvensiz, o bölgede risk yok, şurası riskli, füze düşme olasılığı olan veya olmayan bölge, füze değil ama drone gelebilir” deniyor etrafımızda ve biz karmakarış olan düşüncelerimizle birlikte yaşamaya çalışıyoruz.
Yine bir çeşit pandemi dönemine girdik sanki…
“Şuradan çıkabiliriz belki güvenle… Ama oradan uçarsak güvenli değil” gibi konuşmalar covid döneminde yaşadığımız travmayı hatırlatıyor bana…
Gittikleri yerde kapalı kalan, uçamayan, eve dönemeyen… Gitmek istediği yere gidemeyen, güvensiz bölgeden güvenli şekilde çıkabilecek bir delik arayanlar…
Covid yerini füzelere bıraktı bugünlerde… Füze ve drone’ların etkili olamayacağı bölgeler aranıyor…
***
“İran iğrenç, kötü bir ülke” diyerek ABD, oyuncağı İsrail ile birlikte İran’ı bombalıyor, yine nokta atışlar sonucu liderler öldürülüyor. Dünyanın iyileri! ABD ve İsrail, kötü ülkeleri temizliyorlar.
ABD filmlerinde öyle olur ya! İyi yürekli ABD askerleri veya ajanları kötü ülkelerin başındaki yöneticileri temizlerler, askerlerini bozguna uğratırlar, önemli merkezleri hedefleyen kötü insanların bombasını son anda engelleyip imha ederler ya! İşte onun gibi şimdi de ABD ve İsrail Ortadoğu’da kötülerini ortadan kaldırıyor!
Eyt be! Dünyanın kurtarıcısı Trump.
Nasıl olsa durduran yok, “ne yapıyorsun?” diye soran yok, buna cesaret eden de yok.
***
Savaşın ilk gününde Molla Rejiminin bilinen liderleri nokta atışıyla öldürüldüler ama ABD ve İsrail’in beklediği olmadı. İran karşılık verdi ve İsrail ile bölge ülkelerindeki ABD üslerini, elçilikleri, petrol tesislerini, gemileri bombalamaya başladı.
Bugün savaşın 6. günü. Ortadoğu ateş içinde yanmaya devam ediyor yine… “Ortadoğu’nun kaderi” diyorlar ama bu kaderi belirleyen bölgenin yeraltı kaynakları… Bu kaynakların sahibi olmaya meraklı olanlar, savaş çıkarmaya çekinmiyorlar.
Nasıl olsa ne insanı, ne turizmi, ne ekonomiyi umursayan olmadığı gibi, bu saldırılara cılız sesler dışında ‘dur’ diyen de yok.
Trump da, Netanyahu da İran halkına sesleniyor ve “gelin rejimi devirelim” diyorlar.
Bölgenin ve dünyanın sahipleriymiş gibi düşünen ve her şeyi yapmakta hakları olduğunu sananların bu pervasızlığına ses çıkaran olmadığından, onlar da bu hasta düşüncelerini uygulamaya devam ediyorlar.
Tamam, Molla Rejimi’nin bitmesi, değişmesi gerekiyor ama bunu yapacak olan İran halkıdır. Dünyanın jandarmalığını, az önce dediğim sebeplerle yapmaya çalışanlar tarafından değil.
***
Kıbrısımız da bölgenin dibinde yer almasından dolayı etkisiz kalamazdı. Nereden geldiği çok da belli olmayan drone’lar Ağrotur üssünü vurdular. İngiltere’nin önce ABD’ye üsleri kullanmasına izin verdiği duyuldu ama sonra İngiliz Başbakan, “ABD, üsleri kullanmadı” dedi. İran’dan kalkan veya Hizbullah’ın gönderdiği drone’ler geldi ama… “Saldırı amaçlı üsleri kullanmadık” dediler ama arkadaşlarımız Ağrotur’dan kalkan savaş uçaklarını canlı izlettiler bize yerinden…
Saldırı veya savunma. Demek ki bölgedeki tedirginlik veya güvensizlik NATO’dan ekstra savaş uçakları ve takviyelerin de gelmesine neden oluyor.
İngiliz üslerinin bölgede olmalarının nedeni bu olayla bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Hep söylüyoruz ya; Kıbrıs’ın stratejik önemi. İşte bu. Bölgedeki uçak gemisi.
***
Sonuçta bölgede füzeler, drone’lar havada dolaşıyorlar. O gönderiyor, öbürü düşürüyor. Öbürü karşılık veriyor, önceki karşılamaya çalışıyor ama savunmadan kaçanlar düştüğü yeri darmadağın ediyor.
Evet, Molla Rejimi kötü ama siz daha iyi değilsiniz.
Trump ve Netanyahu. Kan akıtmayı umursamayan, paraya, güce tapan iki yaratık. Dünyanın belâları.








