Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Sahiden ‘umut’

A+A-

Ne kötü geçti ve de geçiyor bu 2020…

Umutlarımız 2021’e…

Her yıl, yeni yıl geleceğinde umutları hep gelecek yıla taşıyoruz biraz da dilek olsun, dileklerimiz güçlensin diye ama bu yıl gerçekten de umutların yeni yıla sahiden ama sahiden taşınacağı bir yıl oldu.

Başta corona… Pandemi… Dünyayı etkisi altına alan virüs salgını… Bugüne kadar 60 milyon kişinin corona’ya yakalandığı, 1.5 milyon kadar kişinin virüsten öldüğü bir salgın yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.

***

Kim düşünebilirdi ki, insanlarla artık tokalaşamayacağımızı, birbirimize sarılmanın tehlikeli olacağını, hatta 1.5-2 metre kadar aramıza mesafe koymak durumunda kalacağımızı…

Maskeler takacağımızı yüzümüze… Filmlerde gördüğümüz, daha çok da efsane kahramanların kullandığı maskeler artık bizim vazgeçilmez bir parçamız olmuş. Okullarımız ikiye bölündü uzun süre kapandıktan sonra… Şimdi birgün biri gidiyor okula, ertesi gün diğeri…

Bazı yerlerde okullar kapalı… Bazıları online yapıyor dersleri…

İnternet ağı çok gelişmemiş bizim gibi ülkeler bunu da yapamıyor çünkü sistem hemen çöküveriyor yüklenince…

Onun için biraz da zorunlu aslında yüz yüze eğitim…

Kötü mü, değil aslında… Yüz yüze eğitim gibisi yok ama bunun da riski daha fazla… Bereket ki bir ada ülkesiyiz, hatta tanınmıyoruz bereket! ki… Gelenimiz-gidenimiz de çok olmadığından biraz kapalılık pandemiyi kontrol altına almamıza yetiyor.

Sadece okullar mı, işyerleri, oteller, restoranlar, cafeler, dükkânlar… Hatta ülkeler kapalı. Havaalanları, deniz limanları… Ülke kapıları, her yer kapalı… Dünya kapalı. Uzaylılar gelmek istese girecek yer bulamayacaklar dünyaya! İşin esprisi ama espri de yapmasak bu günler çekilmiyor.

***

Sadece pandemi mi bu yıl? Değil.

Yangınlar… Küçük ve büyük çaplı… En büyüğü Tepebaşı-Kalkanlı bölgesinde yaşandı bu yıl. Asırlık zeytin ağaçları yandı. Onlarca yıldır gökyüzüne doğru yükselen çam ağaçlarının yükselişini durdurdular. Makiler, otlar, topraktan fışkırmaya çalışan filizler yandı, hayvanlar yandı… Yaktılar ama sorumlu çıkmadı, bulunmadı. Yangın sonrası bir yangın daha çıkarmaya çalışan biri yakalanmış diye duyduk o kadar. Olan ağaçlara, ormanlara ve tabii ki bize oldu. Doğaya, havaya, toprağa oldu olan…

Yangına direnen, biraz yansa da yaşamaya devam eden ağaçların yanında, şimdi Orman Dairesi’nin kontrolünde kesilen, lahmacun fırınlarına, sobalara, şöminelere malzeme olan binlerce ağaç… Üzerindeki giysiyi çıkaran, çıplak kalan tepeler, dereler… Tecavüz edilen yeşil.

Sayfadaki fotoğrafların birinde ayakta kalan dev çam ağacının altına dikilen, adeta korumasına bırakılan zeytin fidanları… Gidenlerin acısı, dikilen fidanların sevinci… Yeni yıla yeni umutlar…

***

Seller de vurdu bu yıl kuraklığın yanında… Kuraklığı yaşıyoruz aylarca ama bir yağmur düşer düşmez de hemen seller basıyor ovalarımızı, ağıllarımızı, evlerimizi, işyerlerimizi…

Hortumlara alıştık artık… Daha önce bilmediğimiz doğa olaylarına tanık olmaya başladık.

Kötü geçti ve geçiyor bu yıl… Oysa ki ne umutlarla çağırmıştık 2020’yi… Yarın son ayına giriyoruz… Bir kez daha umut ve de daha da büyük umutlar besliyoruz gelecek yıl için…

Sağlık, iş, erimeyen bir TL, sevgi, aşk ve atanan Tatar’dan sonra yine atanmak için uğraşılan UBP’siz bir yeni yıl.

Kontrol edilmeye hazır olduğuna göre biraz zor UBP’nin olmaması ama yine de umut işte!

 


 Flörtleşme olmuş gibi!..

Hükümet kurma çalışmaları CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman elinde devam ediyor… Erhürman, daha önce yaptığı açıklamada son yapacağı temasların ardından eğer hükümet kurulamayacaksa Cumartesi, yani geçtiğimiz gün görevi iade edeceğini söylemişti.

Cuma akşamı UBP Başkan Vekili dışında diğer beş parti genel başkanı bir yemek yediler ve hükümeti tartıştılar.

Erhürman’ın ilkeleri, yemekte konuşulanlar ve diğer başkanların düşünceleri kendi parti organlarında değerlendirilmek için 4 partinin başkanları tarafından Pazartesi yani bu akşama kadar süre istendi.

Aslında HP’nin Pazartesi akşamına kadar UBP mi, YDP’nin dıştan destek vereceği dörtlü koalisyon mu tercihi yapması bekleniyor.

Ersan Saner, yemeğe katılmadı, başka bir programı olduğu gerekçesiyle…

Bu günlerin hükümet kurmaktan daha önemli gündemi olabilir mi?

Saner gerekçesini böyle sundu.

HP, bu akşama kadar UBP mi, dörtlü koalisyon mu tercihi yapacağına göre demek ki UBP ile aralarında flörtleşme olmuş.

İddialar UBP ile HP’nin, gizlice hükümet kurma çalışmaları yaptığı şeklinde zaten…

Tabii yemekte diğer parti başkanları HP başkanına bu iddiayı sordular mı bilmiyorum ama eğer bu süreçte bir sonuç çıkmazsa ve ardından UBP-HP hükümeti yeniden gündeme gelirse zaten birazcık canı kalmış HP için böyle bir gelişme artık son olur gibi geliyor bana…

Herhalde bu akşam partilerin kararları açıklanmış ve süreç devam edecek mi yoksa son mu bulacak belli olacak.

Daha kurultayını yapamamış ama ille de başbakanlık ve vekillerinin de bakanlık istediği UBP, belli ki arkasına yine başka destekler almış gibi görünüyor…

Taleplerinin başkaları tarafından yerine getirileceği rahatlığı halindeler sanki!..

 

Bu yazı toplam 871 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar