1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Larnaka’daki Amerikan Akademisi’nden bir dostluk öyküsü…
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Kıbrıs'ın UFO'ları !

A+A-

21-06-2020-kibrisin-ufolari.jpg

İlk gençlik dönemlerimde en çok merak ettiğim konuların başında geliyordu Uzaylılar ve dolayısıyla UFO'lar. Kısaltılmış UFO kelimesinin açılımı, biliyorsunuz "Unidentified Flying Object"/tanımlanamayan uçan nesne" şeklindedir. Ama biz bu nesnelere kısaca "Uçan Daire" diyoruz. Konuyla ilgili ilk okuduğum kitap "Tanrıların Arabaları" idi. İlk olarak 1968 yılında yayınlanan Erich von Däniken'in yazdığı kitap, genel olarak Antik Çağ'daki ilkel insanların yüksek bir medeniyete ve bilgi düzeyine sahip dünya dışı varlıklar tarafından ziyaret edildiğine dair hipotezleri ve bunların delillendirilmesini içermekteydi. Tabii bendeki bu etkilenmeyle Erich von Däniken'in diğer tüm kitaplarını da alıp okumaya başlarken bir isim daha bu konuda bana yol aldırdı. O da Isaac Asimov idi. Boston Üniversitesi'nde biyokimya profesörlüğü yapmış Yahudi kökenli Amerikalı yazar ve biyokimyager olan Asimov, daha çok bilimkurgu ve popüler bilim yazarlığı yapması ile tanındı. Hayatı boyunca 500'den fazla kitap 90,000 kartpostal yazacak kadar üretken bir insandı.

Kıbrıs'ta ve özellikle Kıbrıslı Türkler arasında bu konuyla bilinçli bir şekilde ilgilenen kim var diye sorarsanız, evet bir örnek kişimiz var. Ülkemiz müzik tarihinde önemli bir isim olan piyanist besteci Arman Ratip.

Arman Ratip'le uzun yıllar dostluğumuzu paylaşmamızdan dolayı kendisinin bu konularla ciddi bir şekilde ilgilendiğini bilen gören insanlardanım. Geçtiğimiz günlerde bir vesileyle sohbetimizde konu Uçan Dairelere geldi. Kendisinin bir dönem Kıbrıs'ta görülen Uçan Daireler konusunda yazılarını, yine sahibi ve editörlüğünü yüklendiği bir zamanların nitelikli dergilerimizden PAN Dergisi'nde yayınladığından bahsetti. Tabii hemen bu konunun üzerine yürüdüm. Benim için arşivindeki dergilerden konuyla ilgili yazılarını toplayıp bana gönderdi sağolsun. Görgü tanıklarıyla yaptığı röportajlardan bu alanımızla ilgili bana göre değerli bir arşiv oluşturdu. Söz konusu çalımasını sizlerle paylaşmadan önce PAN dergisinden de bahsetmek istiyorum.

"PAN" dergisi ilk olarak 1980 yılında yayınlandı ve hiç ara vermeden tam 23 yıl aylık dergi olarak yaşamını sürdürdü. Son yıllarda ise iki ayda bir periyotla devam etmişti. Derginin yayıncısı, editörü, yayın yönetmeni, kısacası herşeyi Arman Ratip'di. Derginin yayın yaşamında, Arman Ratip'in eşi Şeniz Ratip'in de önemli katkıları vardı. Amacı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni her yönüyle tanıtmak olan dergi abone usulü çalışmış ve son yıllarda abonelikte 1.000 kişiye ulaşmıştı.

Arman Ratip'in başyazısı dışında, Allan Cavinder ( İngiliz ), Bertil Wedin ( İsveçli ), Noel Kennedy- Thomas ( İngiliz ), Rezan Hadimoğlu (Kıbrıs) ve Anthony Weller (ABD ), sürekli "PAN" dergisi için yazdıkları makalelerle dikkat çekiyorlardı. Dergi kültür-sanat'a büyük önem veriyor ve KKTC'nin tanıtımında kültür-sanat'ın önemli yer tutacağını vurguluyordu. "PAN" dergisi, 2003 yılında Arman Ratip'in deyimiyle "misyonunu tamamlayarak " yayın yaşamına 23 yıllık geçmişiyle son verdi.

Ve gelelim esas konumuz olan Kıbrıs'ın Ufolarına. Arman Ratip'in kaynak yazılarıyla paylaşıp bu haftaki yazımızı da tamalayalım.

 

X-File No.1:

1993 yılında Ergenekon köyünde bir çiftçi, öğle saatlerinde, traktörüyle yolda ilerlerken 400-500 metre kadar ileride, boş tarlada dikdörtgen siyah bir cisim görür. Cismi takip eder, konu komşuya haber verir, görgü tanıklarının sayısı 4'e ulaşır ve hepsi de cismin havalanışını ve yuvarlak bir şekil alışını, ardından da gözden kayboluşunu izlerler. Bu tanımlanmamış uçan nesneyi, Ufoloji literatüründe sıkça rastlanan "şapka" UFO olarak tanımlamak mümkündür.

 

X-File No. 2:
1994 yılında Mehmetçik köyünde bir aile (anne, kızı ve oğlu), birlikte Renault TX marka arabalarıyla gece yolculuk yaparken, çok parlak bir cisim gökyüzünden süzülerek, aileyi dehşete düşürüp arabalarını durdurmalarına yol açacak şekilde, hızla onlara doğru yaklaşır ve arabalarının gabosuna gonar. Yaklaşık 1 metre genişliğindeki (pilotsuz olduğunu varsayabileceğimiz) cisim, çok parlak çeşitli renkler saçmaktadır ve şoför konumundaki anne geri vitesi takıp cisimden uzaklaşmaya çalışsa da cisim arabayı takip etmekte, gabonun üstünden ayrılmamaktadır. Bu durum 10 dakika boyunca sürer, aile hayatlarının en korkutucu anını yaşar, sonra cisim tekrar gökyüzünde ilk göründüğü noktaya doğru havalanır, ve sonra yavaşça gözden kaybolur. Bu olaydan sonra araba bir süre bozulur.

 

X-File No. 3:

1994 yılında Ergazi köyünde bir çiftçi, öğle saatlerinde, koyunlarını güderken, bir ağacın altında oturmuş beyaz kıyafetli birisini görür. Ona doğru yaklaşır ve bunun bir insan olmadığını fark eder. El, ayak ve baş kısmı metalik gümüş olan bu entitenin, hiçbir yüz hattı, parmağı, bedensel uzvu bulunmamaktadır (veya görünmemektedir), metalik gümüş kısımlar haricinde ise göz kamaştırıcı bir beyazlığı vardır. Çiftçi şaşkınlık ve korku içerisinde 5 metre yakınında, çiftçiyi gördükten sonra ayakta duran, ortalama insan boyundaki entiteye bakakalır ve saniyeler sonra entitenin gökyüzüne doğru yerden havalanışını ve yükseklerde gözden kayboluşunu izler. Köylüler arasında çiftçinin delirdiği ya da bir melek tarafından ziyaret edildiği söylentisi yaygınlık kazanır.

 

X-File No. 4:

1995 yılında Kilitkaya köyünde akşam saatlerinde evlerinin bahçesinde oturmakta olan 5 kişilik aile köyden 500 metre kadar uzaktaki bir tepenin biraz üzerinde, tepenin zeminini aydınlatacak yükseklikte, üç parlak cisim görür. Bir süre sonra cisimler köyün üzerinden hızla geçerler ve geçişleri sırasında köyde elektrikler kesilir.

 

X-File No. 5:

1996 yılında Lefkoşa-Girne yolu güzergahındaki Boğaztepe köyünden 2 kişi, gece vakti, kırmızı-yeşil ışıklı bir cismin, Girne Dağları'nın Girne Boğazı yokuşu diye bildiğimiz mevkinin tam üzerindeki bölümünde bulunan, iki burunlu tepenin hemen yanında durmakta olduğunu görürler. Cisim, dağdaki ağaçları ve zemini aydınlatacak derecede dağa yakın ve parlaktır. 10 dakika sonra süzülerek dağın öteki tarafına geçer ve gözden kaybolur.

Bu yazı toplam 3419 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar