1. YAZARLAR

  2. Asım Akansoy

  3. “Kafamıza giyeriz…” 
Asım Akansoy

Asım Akansoy

SİYASET MEYDANI

“Kafamıza giyeriz…” 

A+A-

Kapalı Maraş konusu bir süredir toplum gündemine taşınmakta, ha açıldı ha açılacak algısı yaratılmaya çalışılmaktadır. Tatar-Özersay hükümetinin Haziran 2019 tarihinde aldığı inisiyatifle, kapalı Maraş ile ilgili envanter çalışması başlatılacağı duyurulmuştu. Konuyu sorguladığımızda Kapalı Maraş’ın açılacağı yönünde verilen bilginin doğru olmadığını, Kapalı Maraş’taki mal varlıkları ve fiziksel durumları ile ilgili bir raporlama olacağı ifade edilmişti. İlginçtir, o rapor o gündür bu gündür tamamlanamadı. Ardından şaşaalı Maraş toplantıları, gezileri, Türkiye Bakanlarına yaptırılan ziyaretler peşi sıra geldi. 

Bu sürecin mimarı Sayın Özersay’ın derdinin Kapalı Maraş’ı açmaktan öte, Kıbrıs Rum tarafının çeşitli tek yanlı girişimleri karşısında bir siyasi enstrüman olarak kullanmak olduğunu ve bunun çok yanlı riskler taşıdığını ifade ettik.

Kapalı Maraş konusunun, Kıbrıs sorunu kadar zor bir konu olduğunu, BM Güvenlik Konseyinin, Kapalı Maraş’ın 74 öncesi yasal sahiplerine BM yönetiminde devredilmek üzere kararı olduğunu, bu karara atıflar bulunduğunu ifade ettik. 

Günün sonunda eğer Kapalı Maraş’ın açılması yönünde bir adım atılacaksa, bunun uluslararası hukukun dışına çıkmadan yapılması gerektiğini, bunun da yolunun özellikle BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinden geçtiğini biliyoruz..

Bu bağlamda Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden bir açılım mantıklı olmakla birlikte yeterli olmadığı da açıktır. Çünkü Kapalı Maraş’taki malların Komisyon üzerinden tazmin edilmesi teorik olarak mümkün olmakla birlikte çok yüksek maliyetli olduğu bir gerçektir. Olası bu yöndeki bir mali sürecin yönetiminin altından kalkabilmek kendi bütçe imkanlarımız çerçevesinde mümkün değildir.  Yine Kapalı Maraş’ın ciddi anlamda alt yapı sorunu vardır. Bunun nasıl karşılanacağı da yine bir maliyet konusudur. Ve elbette kapalı Maraş’ın BM yönetimine devredilmesi ile ilgili  karar değişmeden, nasıl bir yöntemle başka bir siyasi iradeye devredileceği de ciddi bir tartışma konusudur.

Müzakere sürecini yönetmekle sorumlu bir üst yapının, günümüzün çok farklı siyasi dengeleri içerisinde müzakereleri tamamlamak, oraya yoğunlaşmak varken, sorumluluğunu yerel yönetim idareciliğine nasıl kaydıracağı çok belirsiz bir konudur. 

Bir an düşündüğümüzde, BM yönetiminin, bu işlerle uğraşacağınıza gelin bir an önce 5’li Konferansa geçip şu sorunu çözelim deme olasılığı çok daha rasyonel değil mi?

Sayın Özersay, 11 Ağustos tarihinde Kıbrıs Gazetesinden Hasan Hastürer’e verdiği mülakatta ne diyor:  “Kapalı Maraş’ın açılması ancak ve ancak uluslararası alanda gerekli diplomatik girişimlerin yapılması ertesinde mümkün olabilir. İyi bir uluslararası hazırlık yapılmadan açma yoluna gidilirse kafamıza giyeriz.”

Kapalı Maraş’ı çok iyi bir hazırlıkla KKTC’nin açacağını, Türkiye’nin açıyor olduğu yönünde bir izlenim yaratmamak, çalışmak gerektiğini vurgulayarak bu hamlenin bir “game changer” olduğunu, bunu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra kendisinin yapacağını, herkesin yapamayacağını belirtiyor. 

Sayın Kudret Özersay her ne derse desin, Kapalı Maraş’ı KKTC’nin kendi iradesi ile açma ehliyeti olmadığı çok açıktır. Çünkü bu yönde yapılacak bir hamlenin uluslararası karşılığını/bedelini kendisi ödemeyecek, Türkiye ödeyecektir.

Dolayısıyla Kapalı Maraş bir oyun değiştiricidir gibi saf diplomatik hamlelerin karşılığı çok ağır olur. 

BM Güvenlik Konseyi 550 (1984) ve 789 (1992) sayılı kararlarında Kapalı Maraş ile ilgili çok net bir tavır ortaya koymuş, 2506 (2020) sayılı kararda da yine kapalı Maraş konusunda Güvenlik Konseyi’nin pozisyonunu tekrarlanmıştır. 

Tatar-Özersay ikilisi Kapalı Maraş konusunda o kadar popülizm yaptı ki, bırakınız Taşınmaz Mal Komisyonu bağlamında açılmasını, iki topluma dair ortak yaşam alanı yaratılacak bir hamleyi de ciddi anlamda zayıflatmışlardır. 

Hedefleri olan sınır bölgesinde birkaç binayı Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden açmayı bile başaramayacaklar gibi görünüyor.

 

Bu yazı toplam 1690 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar