İhmalle gelen felaket
Girne’den 259 yolcusu ve mürettebatıyla kalkan ve Taşucu’na gidecek olan Filo Jet’in, Girne açıklarında alabora olup batmasının derin acısı devam ediyor.
Bilanço ağır...
8 can kaybı, 20 kayıp…
Geminin geçmişindeki kazalar, yıllar önce tespit edilen kusurlar, bugün verilen sefer izinleri ve kaptanın ehliyeti yeniden sorgulanıyor.
2003’te rıhtıma çarpıp hasar alan, günler sonra ciddi şekilde su alan Filo Jet’in geçmişi sıkıntılarla dolu.
Yenidüzen’den Serap Şahin’in ulaştığı resmi mahkeme kayıtlarına göre gemi, 26 Ekim 2003’te Taşucu Limanı’nda rıhtıma çarptı; herhangi bir onarım yapılmadan işletilmeye devam edildi ve 5 Kasım’da ciddi su girişi yaşanmasının ardından seferden çekildi.
Daha da çarpıcı olanı ise 2018’deki teknik denetimler…
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına yansıyan Loyd kayıtlarında gemide 29 ayrı kusur ve uygunsuzluk tespit edildiği, bu eksikliklerin sonraki kontrolde de devam ettiği ve tümünün giderilmediğinin belirlendiği kayda geçti.
Bu gemi nasıl oldu da bugün denize çıkabildi?
Filo Jet’in son teknik kontrolünün 2 Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından yapıldığı, geminin KKTC Liman Başkanlığı izinlerinin bulunduğu ve uluslararası sularda seyir için gerekli izinlere sahip olduğu da mahkemede ifade edildi.
Felaketin ardından, hükümetin denetim zafiyetleri de tartışılıyor.
Hükümet “her şey araştırılacak, kusuru ve sorumluluğu bulunan herkes hesap verecek” diyor ancak bu felaketle ilgili cevap bekleyen birçok soru var.
2003’ten 2018’e uzanan kayıtlar, 29 maddelik kusur tespitleri ve geçmişteki teknik sorunlar varken, bu geminin 2026’da yolcu taşımasına hangi güvenlik süzgecinden geçilerek izin verildi?
Bu felaket “kaza” deyip geçilemez,”hava kötüydü” de kabul edilemez...
Felaketin bir başka acı boyutu ise gemide yaşanan tahliye ve kurtarma süreciyle ilgili tanıklıklar.
Arama-kurtarma çalışmalarına ilk katılan kaptan Mustafa Koç, yan yatmış geminin üzerinde yaklaşık 80-90 kişi gördüklerini, kendi teknelerine 60-65 kişiyi aldıklarını ve Filo Jet’in kaptanı ile ikinci kaptanı da kurtardıklarını anlattı. Koç’un “Geminin kaptanı gemiyi ilk terk etti” şeklindeki açıklaması her şeyi özetliyor.
Hayatta kalanların anlattıkları da facianın boyutunu daha da ağırlaştırıyor.
Bir başka ağır eleştiri ise krizin ilk saatlerinde ortaya çıkan bilgi karmaşasına yöneldi. Önce 18 olarak açıklanan kayıp sayısı, hastane kayıtlarıyla yolcu listesinin eşleştirilmesinin ardından 20’ye yükseldi. Başbakanlık, daha önce kurtarıldığı sanılan iki kişinin aslında kayıp olduğunun ortaya çıktığını açıkladı.
Türkiye’den gelen 2 gemi ile kayıp olan 20 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.
Ailelerin endişeli bekleyişleri, kendilerine zamanında açıklama yapılmaması nedeniyle öfkeye dönüşmüş durumda.
Büyük bir acı, büyük kayıplar yaşıyoruz...






