1. YAZARLAR

  2. Erdinç Gündüz

  3. 15 Temmuz ve Kıbrıs
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Hem komik hem trajik

A+A-

İnsan ne yazacağını şaşırıyor!

Gelişen olaylar karşısında açık kalan ağızlar, ne diyeceğini bilemeyen diller ve ayaklar altına alınan (eğer kalmışsa) onurun ezim ezim ezilmesine sessiz kalan, sessizliği bırakın, bu olayları gülümseyerek karşılayan ve önüne konan prompterden yine başkalarının yazdığını okuyan bir başbakan… Hem de Cumhurbaşkanı adayı, hem de bir partinin başkanı…

Pes doğrusu!

Bu kadar eziklik de olmaz.

İnsanın doğası bunu kabul etmez.

O kürsüde ezim ezim ezilen, “bunu yap, bunu açıkla, teşekkür et, şükranlarını sun, ses çıkarma, elini kaldır, otur, kalk” denen bir insanın doğası gereği o ortamda kalamaması, olanları midesinin kaldırmaması gerekirken kameralara gülücükler dağıtması ne kadar kabul edilebilir bir yapıdır!

Bu traji-komik görüntülerde olanlardan Kıbrıs’ın kuzeyinde önceden kimsenin haberi yoktu.

Kopan su borularının tamirini asrın projesinin ikinci ayağı gibi sunmanın yanında Yüksek Seçim Kurulu’nun Geçitköy’de yapılacak töreni yasaklamasına rağmen Ankara’dan canlı yayınla, devletin televizyonu BRT’nin yayınlaması da geldi.  Bunun dışında bir de Kapalı Maraş’ın sahilinde bir bölümün de açılması müjdesinin! verilmesi sonucunda akşamı Halkın Partisi hükümetten çekildi.

Peki Halkın Partisi hükümetten çekilirken rahatsız olduğu neydi? “Gelişmelerden hükümetin haberi yoktu” dedi. Bence Kudret Özersay, Ankara tarafından dışlanmasını yediremedi. Önceden “Maraş’ı açacağım” diyen Özersay’ın oyuncağının! elinden alınması onu kızdırdı. Oysa ki Özersay’ın gelişmelerden haberi olsa, Ankara’ya çağrılsa, prompterden önüne konulanı belki o daha güzel okuyacaktı Tatar’dan ama olmadı. Canı sıkıldı ve hükümetten çekildi.

***

‘Sultan’ kameralardan, mikrofonlardan emirler yağdırırken, Geçitköy ve Maraş’ta bekleyenlere istenilen şeyleri söylettirirken, emir altındakiler “arzederim” sunumlarıyla ‘Sultan’a biat ederken, ayaklarının altında birer çakıl taşı olduklarını ifade ederlerken KKTC’de seçim yasakları çiğneniyordu. Yüksek Seçim Kurulu töreni yasaklamıştı ama Ankara bu yasağı takmamıştı bile… Kurgu hazırdı, kuklalar da hazırdı, oyun başlamalıydı ve başladı, bitti.

“Maraş’ı da açıyoruz” dediler, aynı günden Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği tepkilerini koydular. BM kararlarını hatırlattılar. Kıbrıs Cumhuriyeti bunun karşılığında bazı kararlar almak için faaliyete geçti. Kapıların kapanması bile söz konusu olabilir.

***

Sonuç;

Ersin Tatar kaybetti. Zaten seçimin son haftasındaki bu şov da Tatar’ın ilk iki arasına katılabilmesini sağlayabilmek için yapılıyordu. Gidişat Ankara’da takip ediliyordu, zaten basına da yansıdığı gibi Tatar’ın seçim propagandalarını AKP ekibi yürütüyordu.

Özersay zaten çoktan kaybetmişti. Söylediklerinin hep tersi bir siyaset izleyen Özersay, 5 yıl önce aldığı sürpriz onayı çoktan kaybetmişti.

Pazar günü Federasyonu savunan iki sol aday 2. tura kalacak gibi görünüyor. Erhürman ve Akıncı’dan biri yeni döneme Cumhurbaşkanı olarak girecek. Dinamizm, vizyon, proaktif politikalar ve Yürütme’de Saray’ın da yetkisini ortaya koyabilecek adayın yeni dönemde rol alması gerekecek.

Doğrusunu sandıkta oy verenler mutlaka ki bulacaktır diye düşünüyorum.

Bu yazı toplam 1365 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar