Güney mi Kuzey mi daha ucuz?
Bir kere et Güney’de, sigara ve akaryakıt Kuzey’de daha ucuz!
Bu kesin!
-*-*-
Ama bunun dışında, bazı ürünler Güney’deki marketlerde farklı fiyatlardan satılabildiği gibi, Kuzey’de de farklı süpermarketlerde, çok değişik fiyatlar görebilirsiniz!
-*-*-
Restoranlar mı?
Mesela Lefkoşa ve Gönyeli’deki meyhanelerde içki hariç kelle başı 2500 ortalama fiyat görürsünüz!
Güney’de, “taverna” diyebileceğimiz benzer “aşçıhanelerde” kelle başı en pahalısı dünkü kurdan bin 600 TL!
Arada “ciddi” fark var!
-*-*-
Kıbrıslı Türklerin Güney’den alışverişinin veya restoranları tercih edişlerinin sebepleri nedir?
Nelerdir?
-*-*-
İlla ki ucuzluk veya kalite farkı değildir elbette!
Çok fazla kalite farkı olduğunu sanmadığım gibi, her şeyin orada veya burada daha ucuz olduğu söylenemez!
-*-*-
Farklı bir atmosfer söz konusu!
Avrupa hissi!
-*-*-
Daha derli toplu, daha temiz, daha titiz görüntü!
Marketin park yeri bile tertemiz!
-*-*-
Daha çok aile işletmesi restoranlarda gördüğümüz ilgi – alaka ve hizmet kalitesi!
-*-*-
Ve bence hepsinden önemlisi “Kıbrıs mutfağının piçleştirilmemiş hali…”
-*-*-
Mass turizm yapılan Aya Napa gibi bölgelerde, Protaras’ın bazı noktalarında, Baf’ta “Meksika, İtalyan, Hint, Avrupa, Kıbrıs” diyerek, hamburgerden pizzaya, şeftali kebabından kariye, spagettiden fish and chipse, her yemeği, aynı mekanda yiyebilirsiniz ki bu durum, şahsımın kesinlikle reddettiği bir “sunum”dur!
-*-*-
Güney’i tercihte onlarca farklı sebep sayabiliriz!
Yapay kızarmış patatesten nefret ederim mesela!
Güney’de çoğu restoranda tamamen yerli ve elde kesilmiş patates çipsi söz konusu!
Bana göre ciddi fark!
-*-*-
Yollar bile bir sebep olabilir mesela!
Ve trafiğe sanki daha duyarlı sürücü ağırlığı!
-*-*-
En lüks otellerin dahi sahili kapatma veya girişte anasının örekesi kadar para isteme hakkı ya da şansı yok!
Bedava giriyorsun, şezlong ve şemsiye istiyorsan iki – üç Euronu ödüyorsun!
-*-*-
KKTC’de bazı lüks otellerin hatta hepsinin sahiline gireni vuracaklarmış gibi bir hava hakim!
-*-*-
Ve biraz da utanarak söyleyeceğim ama galiba “genel temizlik” en başta gelen sebepler arasındadır!
-*-*-
Özellikle sokaklar ve otoyollar tertemiz!
Neden?
-*-*-
Mesela otoyolda kameralar seni yola çöp atarken görüntülerse yanlış hatırlamıyorsam 850 Euro cezası var!
-*-*-
Bizde, yine çok üzgünüm ama ya hepimiz çok pis ve iğrenç insanlarız ya da kimse bu ülkeyi “evi” saymıyor!
Anayol kenarları çöplük!
-*-*-
Ne mi yapalım?
-*-*-
Bakın, eğri oturup doğru konuşalım…
Bizim beş yıldızlı otellerimiz, bizim agro turizm, eko turizm, herneboksa turizm mekanlarımız kusursuzdur…
Ercan Havaalanı, Larnaka’dan geri kalır durumda değildir hatta Dünya’ya açılacak olsa, eminim çok daha bakımlı ve cazip hale gelecektir…
Kendiliğinden!
-*-*-
İşte çözüm budur!
Siyasi çözüm bu yüzden kaçınılmazdır!
-*-*-
Siyasi çözüm, çok sayıda yabancı turist, doğal denetimi de kendiliğinden getirecektir!
-*-*-
Kıbrıs sorununa siyasi çözüm bulmak, elbette Kıbrıslı Rumların da çok işine gelir…
Ama örneğin onların işine diyelim ki yüz üzerinden 20 geliyorsa, olası bir siyasi çözüm bizim için yüzde yüz elli bin faydalı olacaktır!
-*-*-
Yasadışı, hırsızlık, sözde, ganimet, sahte “psikolojiden” çıkıp, “bizim toprağımız, bizim evimiz, bizim işimiz” diyerek sahip çıkacağız!
Anne ve babamın değeri!
Neyi bölüşemiyoruz?
Mal mı para mı?
Nereye kadar?
Daha çok tatil, daha çok kumar, daha çok alkol mü?
Daha lüks ev veya araba mı?
Haaa bir de yat mı?
-*-*-
“Kaybettikten sonra değil, kaybetmeden önce değer bilin”…
-*-*-
Bir gün gelecek ne mal kalacak, ne para!
Ve tabii ki bişr gün gelecek, büyükleriniz, sizlerin üzerine titreyen neneler, dedeler, anneler, babalar bir bir gidecek!
Bayramları, “nerede o eski bayramlar” diyerek yaşayacaksınız!
Şarkılardaki gibi, “bayramlar mı eskidi bizler mi yaşlandık?” diye soracaksınız!
Sevdiğiniz kişilere, ilişkinize, elinizdeki fırsatlara, sağlığınıza zamanında shaip çıkın!
-*-*-
Kırmayın!
Kaybetmeyin!
Zaten sonuçta hepten kaybetmeyecek misiniz?
Onları yitirdikten sonra bir değeri kalmayacak!
-*-*-
Eskiyen bayramlar değildir!
Yaşlanan bizleriz!
Ve bizden önce yaşlananlar, dönmemek üzere gittiler!
Gitmeden sevmesini becerin!
-*-*-
Sevmeye gecikmeyin!
Sağlığınızın değerini bilin!
-*-*-
İnsanları kıskanmayın; başarılarını takdir edin, tebrik edin, gurur duyun!
-*-*-
İnsan, sahip olduğunun değerini çoğu zaman onu kaybedince anlar.
-*-*-
Annem ve babam çok çok iyi insandılar… (Fotoğraf)
Eminim sizinkiler de öyledir…
Onların bu kadar değerli olduklarını anlamak için, yokluklarındaki bayramları beklemeyin!







