1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Ay gelir ışır, utanma...
Tümay Tuğyan

Tümay Tuğyan

CTP yarışa geriden başlıyor

A+A-

 


Tartışmaları devam etse de yerel seçimler geride kaldı.
Şimdi sırada yeni bir seçim maratonu var.
Nisan 2015’te Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandığa gideceğiz.
Önümüzde 9 aylık bir süre olsa da, bundan sonra siyasetin enerjisi ağırlıklı olarak bu seçime yoğunlaşacak.
Ve 2015 seçiminin siyasi atmosferi, bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimi atmosferinden çok daha farklı olacak.
Her şeyden önce bu sefer, 2010 seçiminden farklı olarak sahaya yeni oyuncular gireceğe benziyor.
Akıncı muhtemelen aday olacak.
CTP de kendi adayıyla yarışa katılacak.
Eroğlu’nun pozisyonu, kim ne derse desin sıkıntılı.
Solun birden fazla adayla seçmenin karşısına çıkması Eroğlu’nun lehine bir matematiksel ortam yaratsa da, farklı dinamikler seçim yarışında farklı ihtimaller doğurmaya çok müsait.
Ve Eroğlu da bunun farkında.
Dolayısıyla da ipleri ta başından itibaren çok ‘sıkı’ tutacak, kartlarını çok daha dikkatli oynamaya çalışacak.
Peki ya CTP bu resimde kendine nasıl bir rol belirleyecek?

***

CTP Cumhurbaşkanlığı yarışına, birkaç metre geriden başlıyor.
Parti içerisinde yaşanmakta olan kriz, öyle kolay kolay biteceğe benzemiyor.
Karşılıklı öfke o denli büyük ki, tarafları uzlaştırabilmek imkansız.
Ancak görünen o ki imkansız olan tek şey, uzlaşıyı sağlamak değil.
Parti yönetimi, süreci sağlıklı biçimde yönetme konusunda zafiyet yaşıyor.
Sayın Yorgancıoğlu, parti içerisinde konuya ne oranda müdahil bilmiyorum ama kamuoyu önünde, konunun dışında durma gayretinde.
Bu doğru tavır mıdır, değil midir, değerlendirme elbette kendilerinin.
Parti Genel Sekreteri’nin, ‘parti yetkili kurullarında tartışmalar devam ederken ve kurulan komitelerin çalışmaları sürerken, kamuoyuna açık mesajlar vermekten kaçınalım’ şeklindeki açıklamaları da belli ki partililerce, yeterince dikkate alınmıyor.
Çünkü sorunun hem doğrudan hem de dolaylı olarak tarafı durumunda olan partililer, hız kesmeksizin yazılı ve de görsel mesajlar vermeye devam ediyorlar.
Hangisi doğru tavırdır, bunun değerlendirmesi de elbette kendilerinin.
Peki ama gerek yönetsel gerekse kişisel bunca sıkıntının yaşandığı bir siyasi parti, 9 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin başat adaylarından biri olabilmeyi nasıl başaracak?
Başat adaylardan biri olmaktan önce, bunca katı bir kamplaşma yaşayan CTP, tek bir aday etrafında nasıl birleşebilecek?
CTP, Cumhurbaşkanlığı seçimi gibi son derece önemli bir seçim öncesinde böylesi bir krizin girdabına kapılarak, kendi kendini daha da yaralıyor.
Ve bu yaralar, 9 ayda sarılabilecek ‘hafif sıyrıklar’ değiller.

Bu yazı toplam 1726 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar