1. YAZARLAR

  2. Aslı Murat

  3. Çocuk Bugündür ve Haklıdır
Aslı Murat

Aslı Murat

Çocuk Bugündür ve Haklıdır

A+A-

“Çocuklar geleceğimizdir”. En çok bilinen ve manasını düşünmeden sarf ettiğimiz beylik laflardan biri olan bu cümle, aslında içinde hata barındırır. Evet, bugünden yarına büyüyecekler ve bizim şu anda işgal ettiğimiz rollere bürünecekler. Peki ya o zamana kadar geçen süre ne olacak? Hepimiz biliyoruz ki, maruz kaldıkları hak ihlâlleri, istismar, ihmâl fiilleri, yarın varacakları insanı inşa etmekte, şekillendirmektedir. O yüzden çocuklardan bahsederken uzak bir tarihe vurgu yapmak yeterli değildir.

22 Nisan günü, Meclis’i ziyaret eden çocukların, çocuk hakları sözleşmesini kürsüden okuması da söylediklerime paralellik teşkil eder. Tek tek sözleşme maddelerine bakıldığında, devletin sözleşmeyi onaylayarak yapmayı taahhüt ettiği sorumlulukları yerine getirmediği görülecektir. En temelde eğitim ve sağlık hizmetlerine ücretsiz – kaliteli - çağdaş şekilde erişim koşulları, sağlıklı gıda tüketebilme ve dengeli beslenme hakkı, istismar ve ihmalden korunma özelinde güvenli ortamda büyüme hakkı, aile yanından uzaklaştırılan çocukların güçlendirilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğü, son olarak ekonomik krizin iyice derinleşmesi ile tüm haklara erişimde ayrımcılığa uğramama hakkı gibi hususları göz önüne alınca, ne demek istediğim daha net anlaşılacaktır. Bazen kendi sosyal çevremizi oluşturan çemberi aşıp dışarıya bakamıyoruz. Saydığım ve sayamadığım nice hak ihlalinin bir kısmı aidiyet kurduğunuz toplumsal grup içinde yaşanmıyor gibi görünse de, bu coğrafya hemen hemen hepsine ev sahipliği yapıyor.

Tüm bunlara maruz kalan çocukları, mağdur gibi resmetmek istemem. Hepsi o kadar güçlü ve dirayetli ki, bugünün büyüklerinden sadece onlara gereken imkânı sağlamasına ihtiyaç duyuyorlar. Bu yolda yürürken uygulanması gereken sihirli formül; korurken güçlendirmek. Tabi ki eğitim bunun en başında yer alıyor. Öğretmenlerin aldığı inisiyatifi bir kenara koyarak soruyorum, kurgulanan müfredat ne kadar çocuk dostu? Çocuklar haklarını öğrenebiliyorlar mu? Sunulan eğitim, çocuğun yeteneklerini, zihinsel gelişimini ve kişiliğini geliştirecek nitelikte mi?  Kendi fikirleri doğrultusunda hareket etmelerine imkân tanıyacak eleştirel düşünme yeteneğini kazanıyorlar mı?

Bazı özel okullarda veya devlet okullarındaki öğretmenlerin özel çabaları ile kimi bilgiler veriliyor olabilir ama bu yeterli değil. Demokratik yurttaşlık ve insan hakları eğitimine ilişkin değerlerin, öğrenimin tüm alanlarına yayılması, bir ders olarak algılanıp dar kapsamlı çalışmalara neden olmaması gerekir. Göz önünde tutulacak değerler arasında; farklılıklara saygı göstermek, yaşanabilecek herhangi bir anlaşmazlığın şiddete başvurmadan çözümünü sağlamak ve birlikte yaşamayı öğrenmek bulunmakta. Son zamanlarda gündeme gelen akran zorbalığı meselesi düşünüldüğünde, şiddetle sorun çözme veya şiddeti normalleştirme eylemlerinin gözden kaçırılmaması gereken bir toplumsal sorun olduğunu da idrak etmek zorundayız. En ağır şiddet türleri arasında sayılabilecek cinsel istismar ise toplumun kanayan yaraları arasında üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Önleyici politika ve icraatlar bir türlü hayata geçirilemiyor.

Tabi ki çocukların insan hak ve özgürlükleri bakımından güçlendirilmesi, sadece eğitim aracılığıyla sunulan bilgilere sahip olmaları anlamına gelmez. Ayrıca onlara, hakkın öznesi oldukları ve oluşabilecek insan hakkı ihlallerine karşı durabilme becerilerinin de geliştirilmesi gerekir. Bahsedilen beceri ve sorumluluk, sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal haklar bağlamında da sağlanmalıdır. Böylece bugün içine hapsolduğumuz sosyal çürümüşlüğü aşabilir, toplum içerisinde demokrasi ve insan hakları anlayışını yaygınlaştırabiliriz. Bugüne egemen olan kural tanımazlığı, rüşvet çarkını ve yolsuzluğu kendine şiar edinen zihniyetin geleceğe taşınmaması için, aktif yurttaşlık bilinç ve becerisine sahip çocuklar yetiştirmek hayati öneme sahiptir.

Bu yazı toplam 616 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar