1. YAZARLAR

  2. Fatma Azgın

  3. Lefkoşa Nasıl Düzelecek?
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Bir yılın ardından…

A+A-

Corona hayatımıza girdi gireli yeni normali arıyoruz ancak henüz ‘yeni’ye geçmiş değiliz.

Eskiyle uğraşmaya devam ediyoruz hâlâ…

Bir sene oldu.

Bir seneden de önce dünyada yavaş yavaş yayılmaya başlayan, Şubat-Mart 2020 gibi ciddiyeti fark edilmeye başlayan Covid-19, Mart’ta ülkemizde de görülmeye başladığında ardı ardına ‘corona halleri’ diye yazılar yazmıştım ben de…

O yazılardan bazı paragrafları aldım buraya o günleri hatırlamak için…

Henüz çok da iyi bilmiyorduk, tanımıyorduk virüsü… Aşı çalışmaları başladı, başlayacak tartışmaları vardı daha…

Aşılar bulundu, şimdi de yetersiz üretim var… Eşitsiz dağıtım var, parası olana daha fazla gidiyor…

Bir yıl öncenin belirsizliğinde yazılan yazıları aynen aktarıyorum;

***

“Virüs vakası zaten yok… Zaten havalar yumuşadıkça ortadan kalkacak. Bu virüsün bize geldiği falan yok. Bu kadar abartı ne, kendi ayağımıza kurşun” dedi Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı da olmuş Ersin Tatar…

5 Mart 2020

***

Hükümet aşamalı olarak tedbirler açıklıyor…

OHAL tartışması var.

Sokağa çıkmanın yasaklanması için Cumhurbaşkanı Akıncı OHAL istiyor…

Hükümet ortakları yanaşmıyor…

Çeşitli tedbirler alınırken sokağa çıkma yasağından uzak duruyor hükümet… Sağlık örgütleri de hazırladıkları raporla insan hareketliliğinin ‘sınırlandırılmasını’ istiyor…

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman hukukçu kimliğiyle sokağa çıkma yasağının uygulanması için ille de OHAL’e gerek olmadığını söylüyor…

UBP-HP Hükümeti OHAL ilan etmenin veya sokağa çıkma yasağı getirmenin ülkeyi felç edeceği endişesinde herhalde ki buna yanaşmıyor…

16 Mart 2020

***

Öğrenciler yoğun bir stresin ardından evlerine döndüler… Döndüler de kalacakları yerden ‘istenmemeye’ kadar sorun yaşadılar…

Gerçekten de İngiltere’den veya yurtdışından herhangi bir yerden gelebilecekler mi gibi yoğun stres yaşanan günlerden sonra evlerine ayak bastıkları anlarda başka sorunlar yaşamaları, streslerinin devam etmelerine neden oldu.

…Ardından Alsancak Riverside Otel kapılarını açtı. Öğrenciler stresli haftanın ve gergin yolculuğun ardından tekrar toparlanıp Otel’e girmeye çalışırken bu kez Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser’in açıklamaları, öğrencileri bölgelerinde istememe gibi tepkisi ve buna bazı köylülerin de katılması büyük tepki topladı.

Çeşitli zorluklarla ülkelerine gelen öğrenciler ‘vebalı’ muamelesine tabi tutuldular.

23 Mart 2020

***

Öncesinde önlemlerinizi almışsanız, yani bilgisayarınızda virüs programı varsa, bir yerlerden bulaşacak yabancı bir virüs geldiğinde sizin bilgileriniz içerisine, program onu bulur ve yok eder.

Ancak yine de bazen bütün bilgileri kurtaramayabilirsiniz…

Bazı bilgiler yok olur, bir daha ulaşamazsınız onlara…

Bazen çoğu bilgiler kurtulur, bazen çoğu gider.

Güçlü bir virüs programı kurtulanların çok olmasını sağlar, hatta bazen tümünün…

Siz de o virüs yok eden programın rahatlığında çalışmaya devam edersiniz.

Coronavirüs (covid-19) de yaşamımıza yabancı bir virüs olarak girdi. Hazırlıksız, önceden bilinmediği için ona karşı bir virüs yok eden ilaç, aşı olmadan…

Nezleye, gribe karşı ilaçlarımız, aşılarımız vardı. Kuştu, domuzdu… Bunlarla ilgili sağlık emekçilerinin bilgisi vardı, nasıl tedavi edileceği, ne yapmak gerektiği hakkında bilgiler vardı ama covid-19 böyle değildi.

Bilmiyorduk, tanımıyorduk.

Coronavirüs biliniyordu ama bu yenisiydi… Yeni corona virüstü… Covid-19 oldu adı… Yayılmaya başladığında nasıl önlenebileceğiyle ilgili çalışmalar başladı, virüsü yok edecek ilaçların, aşıların bulunmasıyla ilgili araştırmalar da yoğunluk kazandı.

Şimdi umut, bilgisayardaki virüs yok edici programların olduğu gibi sürekli olarak insanı koruyacak bir aşının, ilacın bulunması ve en az zararla insanın kurtulmasını sağlamak…

26 Mart 2020

 


Gayri resmi Toplantı

5+BM gayrı resmi Kıbrıs toplantısı 27-29 Nisan’da Cenevre’de yapılacakken Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, AB’nin de görüşmelerde hazır olacağı açıklamasını yaptı.

Önce ABD’den yapılan ve Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki toplumlu bir Federasyon’u güçlü bir şekilde destekledikleri açıklamasından sonra Avrupa Konseyi Başkanı’nın da görüşmelerde AB’nin de olacağı açıklaması “Kıbrıs’ta iki devletten başka birşey görüşmeyiz” diyenler için huzursuzluk yarattı tabii ki…

TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun AB’nin görüşmelerde olmasına karşı çıkması çok da anlaşılmaz değil.

Bir Avrupa Birliği üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağlı bulunduğu bir ekonomik gücün gayri resmi de olsa görüşmelerde bulunması bir dengesizlik yaratabilir AB içinde bulunmayanlar için…

Ancak bu gelişmeler hem ABD’nin, hem de AB’nin toplantıya ne kadar önem verdiklerini göstermeleri açısından önemlidir.

ABD’nin yeni başkanı Biden’ın henüz daha Erdoğan ile görüşmemesi, Rusya’dan alınan füzeleri kullandırtmak istememesi ve Türkiye’de gerileyen demokrasiyi işaret eden açıklamaları nedeniyle gergin bir ilişki var şu anda iki ülke arasında… Kıbrıs’la ilgili açıklamalar da bu gerginliğin azalmasına neden olmuyor ancak Türkiye’nin iç ve dış politikalarında bazı arayışlara girmesine neden olabiliyor…

***

Bir aksilik olmaz ve yaklaşık 1.5 ay süre kalmış olan toplantı yapılacak olursa gayri resmi de olsa 5+BM’nin o günkü yaklaşımları ve AB’nin tutumu ondan sonraki süreç için bazı ipuçları verecektir.

Umarım yine hayal kırıklığı yaşamaz ve ‘iki devlet’ gibi hayal ürünü, kabul göremez, uygulanamaz bir ucubeliğin peşinde koşmaya devam etmeyiz.

Bu yazı toplam 747 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar