1. YAZARLAR

  2. Dt. Simge Alıcı

  3. Beyaz Bir Gülüş Sağlıklı mı?
Dt. Simge Alıcı

Dt. Simge Alıcı

Sağlık

Beyaz Bir Gülüş Sağlıklı mı?

A+A-

Diş Beyazlatma Gerçekten Zararsız mı?

Son yıllarda estetik algısı hızla değişti. Sosyal medyada kusursuz gülüşler, reklamlarda bembeyaz dişler, “tek seansta Hollywood smile” vaatleri… Hal böyle olunca bana bir diş hekimi olarak en sık sorulan sorulardan biri şu oluyor:

“Diş beyazlatma sağlıklı mı?”

Bu sorunun cevabı tek kelimeyle verilemez. Çünkü mesele beyazlatmanın kendisinden çok, nasıl ve kim tarafından yapıldığıdır.

Öncelikle şunu netleştirelim: Diş beyazlatma, doğru hasta seçimi yapıldığında ve hekim kontrolünde uygulandığında sağlıksız bir işlem değildir. Ancak bilinçsiz uygulamalar, kontrolsüz ürünler ve kulaktan dolma yöntemler dişler için ciddi riskler barındırır.

Dişler zamanla neden renk değiştirir? Çay, kahve, sigara gibi alışkanlıklar; yaş alma süreci; bazı ilaçlar ve çocukluk döneminde maruz kalınan antibiyotikler dişlerin koyulaşmasına neden olabilir. Beyazlatma işlemi, dişin yapısını bozmadan, renklenmeye neden olan pigmentleri parçalayarak diş rengini birkaç ton açmayı hedefler. Yani diş boyanmaz, doğal rengi açılır.

Peki zarar nerede başlıyor?

Denetimsiz satılan beyazlatıcı ürünler, internetten temin edilen jel ve tozlar ya da evde kontrolsüz yapılan uygulamalar diş minesinde aşınmaya, diş etlerinde tahrişe ve kalıcı hassasiyetlere yol açabilir. Beyazlatmanın kendisi değil, bilinçsiz beyazlatma diş sağlığını tehdit eder.

Günümüzde iki temel beyazlatma yöntemi vardır: ev tipi ve ofis tipi beyazlatma.

Ev tipi beyazlatma, hastaya özel hazırlanan şeffaf plaklar ve düşük dozlu jellerle yapılır. Uygulama birkaç hafta sürer. Daha yavaş ilerler ancak kontrollüdür. Hassasiyet riski düşüktür ve elde edilen beyazlık genellikle daha uzun süre korunur. Sabır gerektirir ama doğal sonuç isteyen hastalar için ideal bir yöntemdir.

Ofis tipi beyazlatma ise klinik ortamda, tek seansta uygulanan hızlı bir yöntemdir. Diş etleri özel koruyucularla izole edilir ve yüksek konsantrasyonlu ajanlar hekim kontrolünde uygulanır. Sonuç kısa sürede görülür. Ancak hassasiyet riski ev tipine göre daha fazladır ve her hasta için uygun değildir. Özellikle diş minesinde çatlakları olan ya da ileri hassasiyet yaşayan bireylerde dikkatle değerlendirilmelidir.

Hangi yöntemin tercih edileceği, hastanın diş yapısına, mevcut renklenmenin nedenine ve beklentisine göre belirlenmelidir. Bazen en doğru yaklaşım, her iki yöntemin birlikte ve kontrollü şekilde uygulanmasıdır.

Beyazlatma sonrası dönem de en az uygulama kadar önemlidir. İlk 48 saat boyunca çay, kahve, sigara ve renkli içeceklerden uzak durmak; elde edilen beyazlığı korumanın temel şartıdır. Bu sürede dişler, renklendirici maddelere karşı daha hassas hale gelir.

Sonuç olarak; beyaz bir gülüş sağlıksız değildir. Asıl sağlıksız olan, estetiği sağlığın önüne koymaktır. Her beyaz diş güzel değildir; her doğal gülüş değerlidir.

Unutmayalım: Sağlıklı bir gülüş, sadece beyaz değil; doğal, dengeli ve bilinçli bir tercihin sonucudur.

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar