Alagadi’nin Sessiz Çığlığı
İl ADALI
(Konuk Yazar)
Her yaz eşimle birlikte Alagadi’ye giderim. Kıbrıs’ın doğa harikalarından biri olan bu sahil, yıllardır bizim için yaşamın gürültüsünden uzaklaşıp dinginliği bulduğumuz bir yerdi. Ancak bu yıl gördüğüm manzara içimi acıttı. Sahile bırakılan plastik şişeler, yoğurt kapları, naylon torbalar, bira ve zeytinyağı şişeleri… Hatta klozet kapağı bile kıyıya vurmuş. Deniz taşımacılığından savrulan çöpler ve insanların duyarsızlığı, sahili adım adım çöplüğe dönüştürüyor.
Sahile diğer pisliklerle birlikte vuran kloset kapağı
En acısı ise, avlanmasına kısıtlama getirilen çok değerli bir balığın kirlilikten zehirlenerek kıyıya vurmasıydı. Sahilde biriken mikropartiküller kumların arasında gözle görülür birikintiler oluşturmuştu. Büyük olasılıkla orfoz balığı bu parçaları yutarak zehirlendi ve kıyıya dalgalarla sürüklendi. Bu tablo, denizlerdeki görünmez tehlikenin canlıları nasıl sessizce öldürdüğünü gösteriyor. Bu yalnızca doğanın değil, bizim de kaybımızdır.
Mikropartiküller arasında sahile vuran Orfoz balığı Mikropartiküller Alagadi’nin kumlarını sessizce boğuyor
Tüm bunlara karşın doğa direnmeye devam ediyor. Caretta caretta kaplumbağaları her yaz buraya gelip yumurtalarını bırakıyor. Yavruların denize ulaşma mücadelesi, insanın bıraktığı çöplerle daha da zorlaşıyor. Kaplumbağaların yumurtlama mücadelesinden balıkların çoğalmasına kadar doğanın mucizevi döngüsü, bizim derin kayıtsızlığımız yüzünden her geçen gün biraz daha can çekişiyor.
Alagadi'de kıyıya vuran dalgalar değil, vurdumduymazlığımız.
Sahillerde gönüllülerin özverili çalışmaları var. Çöpleri topluyor, kaplumbağaların yumurtalarını koruyorlar. Ancak bu çabaların kalıcı ve sürdürülebilir bir etki yaratabilmesi için siyasi yönetimin çevre örgütleriyle birlikte çalışarak çözüm ve eylem odaklı bir yaklaşım sergilemesi, aynı zamanda halkı bilinçlendirerek ortak sorumluluk duygusunu güçlendirmesi gerekiyor.
Yakınlardaki Teknecik Elektrik Santrali’nin filtresiz bacalarından çıkan zehirli dumanlar ise bu tabloyu tamamlıyor. Basında yıllardır dile getirilen filtre sorunu, devlet yetkililerince görmezden geliniyor. Maliyet olarak görülen şey, kaybettiğimiz doğa ve geleceğimizdir. Çözüm alınmadıkça hem doğa hem de insan sağlığı bozulmaya devam edecek.
Alagadi’de batan yalnızca güneş değil, geleceğimiz. #Acil temiz enerji
Alagadi’nin sessiz çığlığını duymak zorundayız. Bu sahil yalnızca bir plaj değil; Kıbrıs’ın doğası, kültürü ve geleceği. Plastik kullanımını azaltmak, en azından etrafa savurmamak; sahil temizliği kampanyaları düzenlemek ve santralde filtre sistemlerini devreye sokmak artık bir tercih değil, ortak sorumluluğumuzun gereği olan bir zorunluluk.
Doğayı korumak hepimizin görevi. Eğer harekete geçmezsek, Alagadi’nin güzelliği yalnızca anılarda kalacak.






