2026 yılı ikinci asgari ücreti belirlendi. Ama, önemli olan pahalılığın önlenmesidir...
KKTC’de, 2026 yılının ikinci asgari ücreti, 6 aylık Hayat pahalılığı oranında yani yüzde 16,95 artırılarak, aylık brüt 70 bin 893 TL, net 61 bin 677 TL olarak belirlendi. Asgari ücret, Ocak ayından bu yana brüt 60 bin 618 TL, net 52 bin 738 TL olarak uygulanmaktaydı.
Yeni asgari ücret, işçi ve devlet kanadının oylarıyla belirlenirken, işveren tarafı ise karara itiraz etti.
Öte yandan, Hükümet yetkilileri, asgari ücret belirleme süreci devam ederken, işverenlere yönelik sosyal güvenlik prim desteklerinin artırıldığını, ilk kez sigortalı olarak istihdam edilecek KKTC vatandaşları için işverenlere sağlanan maaş desteğinin de yükseltildiğini açıkladılar.
Yeni düzenlemeyle, KKTC vatandaşı kadın çalışanlar için sosyal güvenlik prim desteği yüzde 80'den yüzde 100'e, erkek çalışanlar için ise yüzde 60'tan yüzde 80'e çıkarıldı.
İlk kez sigortalı olarak işe alınacak KKTC vatandaşları için işverenlere verilen aylık maaş desteği de, 20 bin TL'den 35 bin TL'ye yükseltildi. Ayrıca, bu çalışanların sosyal güvenlik primlerinin belirli bir süre devlet tarafından yüzde 100 karşılanacağı açıklandı.
Bu adımlar, işverenleri bir nebze olsun rahatlatacaktır. Özellikle, asgari ücret artışından maliyet olarak etkilenecek olan küçük esnaf ve küçük işletmelere, daha fazla işveren prim desteği sağlanmalıdır.
Asgari Ücret Yasasına göre, asgari ücretin, işçi ile eşi ve bir veya iki çocuğunun yeterli beslenme, barınma, giyim, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, asgari ücret, sadece gıda harcamalarını karşılamak için olan bir ücret değil, insanların asgari ihtiyaçlarını karşılayarak hayatlarını devam ettirecekleri bir ücret olmalıdır.
Haziran 2026 itibarıyla dört kişilik bir aile için hesaplanan yoksulluk sınırının yaklaşık 234,5 bin TL, açlık sınırı da yaklaşık 43,5 bin TL'dir. Gıda harcamalarına dahi zar zor yeten asgari ücretle, dar gelirlilerin geçinmesi mümkün değildir. Ayrıca, kira, eğitim, sağlık, ulaşım ve elektrik v.b giderleri karşılamak imkansızdır.
Geçmişte olduğu gibi, asgari ücret artışından sonra, fırsatçı zamların olmaması için, denetimler yapılmalı ve fırsatçılık yapanlara cezalar verilmelidir.
Öte yandan, enflasyon oranının, kamu çalışanları ve emeklilere uygulandığı gibi, asgari ücrete de, otomatik olarak yansıtılması konusunda, asgari ücret yasasında düzenleme yapılması da gündeme gelmelidir.
Kuzey Kıbrıs’ ta, enflasyon bu kadar yüksek olmasa, işverenin asgari ücret artışlarına itirazı bu düzeyde olmayacaktır. Eğer, ülkemizde yüzde 10 ve altında yıllık enflasyon olsa, maaş ve asgari ücret artışları bu derece tartışılmayacaktır.
Nitekim, ülkemizde geçmişte, yüzde 10 civarı veya altında çok defa enflasyon oranları yaşanmış ve asgari ücret artışları da, son 4 seneki kadar tartışılmamıştır.
Ülkemizde yaklaşık 170 bin kişi aktif sosyal sigortalı olarak bulunmaktadır. Bu rakamın yaklaşık yüzde 60’ ı yatırımlarını asgari ücretten yapmaktadır. Ayrıca, sigortalı çalışanların yüzde 47’ sini KKTC, yüzde 53’ ünü de, yabancı uyruklu işgücü oluşturmaktadır.
Zor durumda olan asgari ücretliler, asgari ücretin artması ile, biraz olsun nefes alabileceklerdir. Ancak, mal ve hizmetlere yapılan zamlar devam ettiği taktirde, bu artış kısa sürede eriyecektir.
Aşırı pahalılık, özellikle asgari ücretle çalışanlar ile sosyal yardım ve engelli maaşı alanları, çok daha fazla perişan etmektedir.
Resmi genel ve gıda enflasyonu rakamlarına göre Avrupa’ da birinciyiz. Bu bağlamda, geçinemeyen insanlarımız, ihtiyaçlarını, kredi kartı kullanımını artırarak, yani borçlanarak karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Son yıllarda, kredi kartı borçları da hızlı bir artış göstermektedir.
Enflasyon, pahalılık ve geçim derdi , ülkemizin en büyük sorunu haline gelmiştir. Hükümet ise, 4 yıldır bu sorunu görmek istemiyor. Enflasyonu düşürecek, pahalılığı azaltacak ekonomik ve mali politikaları hayata geçirmediği için hayatı ucuzlatamıyor.
Hükümet, enflasyon ve pahalılığı önlemek için, özellikle gıda, ilaç, temizlik malzemelerinde ithalat vergileri, KDV ve fonlarda, devlet gelirlerinin düşeceği gerekçesi ile indirim yapmamaktadır. Bu görüş de, enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratan başlıca etkenlerden biridir.
Piyasa ucuzlamadığı ve zamlar devam ettiği sürece, yeni asgari ücret de, çalışanları çok fazla rahatlatmayacaktır. Asgari ücretin yükseltilmesi önemlidir. Ancak, halkın alım gücünün artırılması ve pahalılığın azaltılması daha da önemlidir.






