1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Matyatlı Çakır Ali’nin elimizdeki tek fotoğraf bu…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Matyatlı Çakır Ali’nin elimizdeki tek fotoğraf bu…”

A+A-

Atalassa Akıl Hastanesi’nde Türk uçaklarının 1974’teki bombardımanı sonucu ölen 31 “kayıp” arasında bulunan Çakır Ali’nin bir yakını, bize onun fotoğrafını gönderdi…

2007 yılında bu sayfalarda gündeme getirdiğimiz Atalassa Akıl Hastanesi avlusunda bulunan toplu mezara gömülü 31 “kayıp” Kıbrıslı’nın durumu on yıl aradan sonra hastaneyi genişletme çalışmaları üzerine “gündeme” gelince, Türk uçaklarının 1974’teki bombardımanı sonucu ölen 31 “kayıp” arasında bulunan Çakır Ali’nin bir yakını, bize onun fotoğrafını gönderdi…

cakir-ali.jpg

1974’te Atalassa Akıl Hastanesi’nde bulunan ve bombardımanda ölen Çakır Ali’yle ilgili olarak bu okurumuz şunları yazdı:

“İyi akşamlar Sevgül Hanım,

Resimde görülen kişi 74 yılında Rum tarafındaki  Akıl Hastahanesi’ndeydi ve o bombardıman sonucu öldü. Matyatlılar tarafından Çakır Ali olarak  bilinir. Mevcut resim de elimizdeki tek fotoğraftır. Bu şahıs Atalasa’daki hastahanede öldükten sonra ayni kaderi paylaştığı Kıbrıslılar gibi oralarda gömülüdür…”

Bize telefonunu da veren bu okurumuzu aradık ve Çakır Ali’yle ilgili bize şunları anlattı:

“O bir akrabamızdı. Ben onu Atalassa’daki Akıl Hastanesi’nde hatırlarım. Ben o zamanlar küçüktüm, 10-11 yaşlarındaydım.

Çakır Ali, Matyatlı’ydı, evliydi ama çocukları olmadıydı.

1954-55 yıllarından beri oradaydı. Ben 1967 sonrası babaannem ve büyük nenemle onun ziyaretine giderdik Atalassa’ya. Kendine malik değildi hatırladığım… Çakır Ali’nin kardeşleri hep öldü ancak üvey kardeşinin çocukları var, hayattadırlar.

Tahminim 1913-1914 doğumluydu. Kardeşlerin en küçüğüydü Çakır Ali. Mal varlığı olan bir ailedendi…

Biz Atalassa’ya zaman zaman onu ziyarete gittiğimizde, daha o zaman hastane avlusunda Yunan alayından askerlerin yürüyüşünü görürdüm, birkaç kez rastladıydım. Aklımda Yunan alayı olarak kaldı… Ben de çocuk, sıkıldığım için dışarı avluya çıkıp onların atletli yürüyüşlerini, koşularını seyrederdim…

Ben onun için gerekirse DNA örneği vermeye hazırım. Üvey kardeşinin çocuklarından da DNA örneği alınabilir, bunu kabul ederlerse.

Bir zamanlar ben Kayıplar Komitesi’nde çalışan Anita adlı birisine Çakır Ali’nin nerede gömülü olduğunu sorduydum ve bana hastane avlusuna gömülü olduğunu söylediydi. Anita bana bombardımanda ölen Kıbrıslıtürkler’in hastane avlusuna gömüldüklerini, Kıbrıslırumlar’ın ise mezarlığa gömüldüklerini söylediydi.

Ancak birlikte gömüldükleri yönünde yazdıklarınızı da okudum…

Eğer gerekliyse, ben DNA örneği vermeye hazırım…”

ON YIL ÖNCE GÜNDEME GETİRMİŞTİK…

Atalassa Akıl Hastanesi’nde bir toplu mezarın varlığını on yıl önce, 2007’de bu sayfalarda gündeme getirmiştik ancak bu konuda herhangi bir hareket meydana gelmemişti. 2010 yılında bu toplu mezarın varlığını tekrar kaleme almıştık…

2007 yılında bu sayfalarda şöyle demiştik:

“Aynı kaderi paylaştılar...

1974’e kadar Atalassa’daki Akıl Hastanesi’nde yatan Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar, aynı kaderi paylaştılar... 1974’te Türk uçakları hastaneyi bombalayınca, bazı Kıbrıslı Türkler’le Kıbrıslı Rumlar, aynı koğuşta öldüler, öldükleri yere birlikte gömüldüler... Bazıları ise ağır yaralarla hastaneye kaldırılıp yaşamlarını yitirince, Palloryotissa’ya birlikte gömüldüler...

1974’teki savaşa kadar bazı Kıbrıslı Türk ruh hastalarının, Kıbrıslı Rumlar’la birlikte Lefkoşa’da Atalassa’daki Akıl Hastanesi’nde kaldıkları biliniyor. Atalassa’da Kıbrıs Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na ait Akıl Hastanesi’nde 10 kadar Kıbrıslı Türk’ün, Kıbrıslı Rum hastalarla birlikte tedavi görmekte olduğu sanılıyor.

HASTANE BOMBALANINCA BİRLİKTE ÖLDÜLER

Konuyla ilgili olarak yaptığımız araştırmada, 1974 yılında Atalassa bölgesinde bulunan Kıbrıslı Rumlar’a ait bir askeri birliği bombalarken, Türk uçaklarının Akıl Hastanesi’ni de bombaladığını ve koğuşlardan birinde bulunan Kıbrıslı Türkler’le Kıbrıslı Rumlar’ın birlikte öldüğünü öğrendik. Bu bombalamda 31 kişinin öldüğü, bunlardan 3’ünün de Kıbrıslı Türkler olduğu sanılıyor. Bu kişiler oldukları yere, hastanenin bombalanan bölümüne birlikte gömülmüşler. Bombalama esnasında ağır yaralanan Kıbrıslı Türkler’le Kıbrıslı Rumlar da hastaneye kaldırılmışlar ancak yaraları ağır olduğu için kurtarılamamışlar ve Pallaryotissa’ya gömülmüşler.

Konuyla ilgili olarak Kıbrıs Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nı açıklama yaparak aileleri aydınlatmaya davet ediyoruz. 1974’te hastanede kaç Kıbrıslı Türk ve kaç Kıbrıslı Rum bulunuyordu? Bunlardan hangileri bombardımanda ölmüş, hangileri yaralanmıştı? Aralarında sağ kurtulanlar oldu mu? Hastaneye ve Pallaryotissa’ya gömülü olanların kimlikleri tesbit edilmiş midir?

25 Haziran 2007”

KETİ KLERİDES’LE GÖRÜŞMEMİZDE GÜNDEME GETİRMİŞTİK…

Atalassa’daki Akıl Hastanesi avlusundaki toplu mezarın yok edilmemesi ve burada yatanlar anısına iki toplumdan “kayıplar”ı sembolize edilen bir anıt yapılması konusunu, İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Katliam Kurbanları’nın “Birlikte Başarabiliriz” örgütü olarak 2013 yılında İnsani İşler Komiserliği’ne atanan Keti Klerides’le görüşmemizde gündeme getirmiştik…

YILLARDIR BİLİNDİĞİ HALDE HİÇBİR ŞEY YAPILMADI…

Geçtiğimiz günlerde yine bu sayfalarda şu hatırlatmayı yapmıştık:

“Atalassa Akıl Hastanesi’ndeki toplu mezarın durumu yıllardır bilinmekteydi. Biz de bu konuyu 2007 yılından başlayarak gündeme getirmiştik… Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üye Yardımcısı Ksenofon Kallis de, bu toplu mezarın koruma altına alınarak üzerine herhangi bir inşaat yapılmaması için uzun yıllar önce ilgili Kıbrıslırum bakanlıklara mektup yazmıştı.

Atalassa Akıl Hastanesi’ndeki toplu mezar yerinin koruma altına alınmasını ve buraya ortak bir anıt yapılarak, Kıbrıslıtürkler’le Kıbıslırumlar’ın birlikte gömülü olduğu tek yer olduğu için anma toplantılarının burada yapılmasını da İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Katliam Kurbanları örgütü “Birlikte Başarabiliriz” çeşitli tarihlerde gündeme getirmiş, bazı yetkililerle bu konuyu görüşmüştü.

Atalassa Akıl Hastanesi’nin oldukça yıpranmış durumda olması, bir süre önce hastanede sıcak su bulunmayışı ve huzursuzluk nedeniyle Şubat ayında Kıbrıslırum hükümeti, hastane konusunda yenileme için çalışmalar başlatmak durumunda kalmıştı.

1974’te Atalasa Akıl Hastanesi’nin damına bazı Kıbrıslırumlar uçaksavar silahları kurmuşlar, Türk savaş uçakları da bu uçaksavarları susturmak üzere akıl hastanesini bombalamıştı.

Bombalama sonucu hastanede bulunan Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum hastalar ölmüş, bazıları yaralanmış, ölen bazı hastalar bombardıman çukuruna topluca gömülmüştü. Ağır yaralı bazı hastaların ise hastaneye kaldırıldıkları, hastanede ölen bazı hastaların ise Pallaryotissa’ya gömüldükleri öğrenilmişti.”

BİR DİĞER KIBRISLITÜRK…

19 Mayıs 2010’da ise Çakır Ali’den başka bir diğer Kıbrıslıtürk’ün kimliğini de bir yakını bizi arayarak bu sayfalardan paylaşmak istemişti… O günlerde şöyle yazmıştık:

“Atalassa’da ölen Kıbrıslıtürkler’den birisi akrabamdı...”

Bir okurumuz şu bilgileri paylaşmak istediğini söyledi:

“Atalassa Akıl Hastanesi’nin 1974’te Türk uçakları tarafından bombardımanı esnasında ölen Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum hastalar arasında bizim de bir akrabamız vardı. Bu sayfalarda geçen gün yayımladığınız bu olayda sözünü ettiğiniz Çatozlu kadın, bizim akrabamızdı. Adı İsmet Nusret Salih idi. O da bombardımanda ölmüştü.”

Bu okurumuza ilaveten bir başka okurumuz daha bizi arayarak, Atalassa Akıl Hastanesi’nde  yaşlı bir Tatlısulu kadının daha bulunduğunu, ona “Şifaba” dediklerini, evlatlarından birinin Alayköy’de (Yerolakko), birinin Akatu’da (Tatlısu), birinin de Alaniçi’nde (Peristerona Piyi) yaşadığını anlattı. “Bildiğim kadarıyla Şifaba da bu bombardımanda ölmüş olabilir ama belki de ölmemiştir...” dedi.

Her iki okurumuza da bu bilgiler için sonsuz teşekkürler... Daha ayrıntılı bilgi sahibi olan okurlarımı isimli veya isimsiz olarak beni 0542 853 8436 numaralı telefondan aramaya davet ediyorum.

(19 Mayıs 2010)”

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 690 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar