1. YAZARLAR

  2. Dr. Hasan Alicik

  3. Yol Tehlikelerle Dolu
Dr. Hasan Alicik

Dr. Hasan Alicik

Yol Tehlikelerle Dolu

A+A-

Meclise yarıya yakın bir oranda gençlerin girmesi sevindirici olurken eski bir söyleyişi de unutmamak gerekir. “Gençler yolun hızla yürüneceğini sanır, yaşlılar ise yolun ne kadar tehlikelerle dolu olduğunu bilir.” Umarım hem mecliste hem de siyasi partilerde gençlerin enerjisinden, yaşlıların deneyiminden yeni bir sentez, yeni bir anlayış oluşur ve topluma yansır.
Seçim sonrası tarafların kafaları karışık. Kim neye sevineceğini veya üzüleceğini bilemiyor. Siyasette zor bir taplo, ince hesaplar ortaya çıktı. 
Net olanlar da var. UBP tabanı kurultay çekişmelerinden, ekonomik ve mali işbirliği protokolu çerçevesinde yaptığı uygulamalar ve özelleştirme gibi konularda İrsen Küçük’ü cezalandırdı. Deyim yerindeyse tokat vurdu. Ekonomiyi uçuran Ersin Tatar’ın da kulağını çekti.
Seçimlerden CTP 21 milletvekili ile birinci parti çıkmasına rağmen yolun tehlikeli kısmını yürümek kendisine kaldı.
DP ile koalisyona girerse 2013-15 Dönemi Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü’nün geriye kalan kısmını uygulamak durumunda kalabilir. Oysa seçimlerde protokolün revize edilebileceğini söylenmişti. Belki Türkiye ile görüşülüp revize edilecek konular belirlendikten sonra koalisyon kurabilir. Yanı sıra özelleştirme karşısında gerek Koop-Süt, gerekse Dome Hotel modellerini geliştirerek bir alternatif olarak toplumun önüne koyabilmelidir.
İşin özeti CTP önümüzdeki belediye ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine protokolün geriye kalan kısımlarını uygulayarak girmek zorunda bırakılabilir. Elbette sonucu tahmin etmek çok da zor olmaz.
Eğer koalisyona girmezse bu kez seçimlere muhalefet partisi olarak katılacaktır. UBP ve DP’nin entrikaları, yolsuzlukları altında seçime gitmek zorunda kalınacaktır.
Yerel yönetimlerde görünen odur ki CTP bir marka oldu ve iyi bir başarı elde edecektir.
Geriye cumhurbaşkanlığı seçimleri kalır. Bu da toplumun geleceği açısından oldukça önemlidir. Sorunların anası olan Kıbrıs sorununda 2010’dan beri bir arpa boyu yol alınmadı. Bugün git yarın gel politikalarıyla zaman geçirilmektedir. Talat döneminde olduğu gibi tekrardan federal çözüm yolunda insiyatif geliştirilmelidir. Bu ancak cumhurbaşkanlığı seçimleriyele elde edilebilecektir.
CTP yolu yürüyecek enerjisi olduğu kadar, ne kadar tehlikelerle dolu olduğunu görecek kadar deneyime sahip bir parti olarak karar üretecektir. Bu seçimde sol cenahın oyları %45,79 oranında durmaktadır. İki yıl boyunca bu oranı artırarak çözüm yolunda cumhurbaşkanlığı seçimlerine kanalize etmelidir.
Öte yandan sağ cenaha bakacak olursak, bu seçimlerde %50,49 oy oranında olduğunu görürüz. Eroğlu, bu orana sahip çıkmak isteyecektir. Nitekim bu yolda önündeki en büyük engel olarak gördüğü İrsen Küçük’ten şimdilik kurtuldu. Sağı şekillendirerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde desteğini almak isteyecektir.
Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Eroğlu-Küçük kavgasından usanan UBP tabanı ve gidişatı iyi görmeyen parti yetkili organları İrsen’e yaptığını Eroğlu’na da yapabilir. Seçim sonrası olası üç isim ortaya çıktı Tahsin, Kaşif, Serdar Denktaş. Bunlar anlaşarak ikisine dönüşümlü başkanlık, birine de cumhurbaşkanlığı adaylığı verilebilir. Örneğin Kaşif, Tahsin dönüşümlü başbakanlık yapabilir, Serdar’ı cumhurbaşkanlığına aday gösterebilirler. Ya da Eroğlu dışında farklı bir kombinasyon oluşturabilirler.
Böylelikle hem hükümeti, hem de cumhurbaşkanlığını elde tutma olasılıklarını artırabilirler. İrsen Küçük gittikten sonra sağ cenahta Eroğlu dışında farklı alternatifler yeniden oluşabilir. DP, UBP’ye yakın durmaya eli mahkum. 2009 seçimlerinde DP %10,64 oranında oy almıştı. Bu seçimlerde %23.16 oranında oy aldı. Yani UBP’den %12,52 oranında ödünç oy aldı. DP “yan oda” politikasıyla UBP’nin oylarını koruyarak Serdar Denktaş’a cumhurbaşkanlığı yolunu açabilir. Bu da DP içinde tıkanan liderlik kadrolarında hareketliliğe, parti içindeki önemli isimlerin önünü açabilecektir.
UBP açısından da Eroğlu dışında bir kombinasyon üretilmesi partinin iç çekişmelerden kurtularak küçülmesi, bölünmesi durdurulabilecektir. Kavgalarından uzaklaşılırsa DP’ye kayan %12,52’yi geri alma şansları da doğabilecektir. UBP, uygun koşullar altında, bu seçimlerde aldığı %27,33’lük oy oranı ve DP’deki ödünç %12,52’lik oy oranıyla hala %39,85’lik büyüme potansiyeline sahip bulunmaktadır.
TDP’nin de bu ikiliyle birlikte üçlü koalisyonda yer alma olasılığı da bulunmaktadır.
CTP, sağ cenahdaki bu olasılıkları, özelleştirme, protokol gibi stratejik unsurları göz önünde bulundurarak bundan sonraki kararlarını üretmeli, yapacaklarını yapamayacaklarını halka açıkca anlatıkdan sonra hükümete girmelidir. Özelleştirme yapmak, protokolün geri kalan kısmını uygulamak için hükümete girmektense, ilkelerinin arkasında, halka verdiği sözlerin arkasında onurla durup muhalefette kalmayı da tercih edebilir.

Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar