1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. YILMAZ KALFAOĞLU “O Beyaz Gitar”
Eralp Adanır

Eralp Adanır

YILMAZ KALFAOĞLU “O Beyaz Gitar”

A+A-

Müzik tarihimiz açısından yapılan her yayın, bu alanımızın gelişmesinde ve belgelenmesinde önemli rol alır. Yılmaz Kalfaoğlu’nun “anı” nitelikli kitabı “O Beyaz Gitar-Kıbrıs Türk Müzik Tarihine düşülen notlar” da söz konusu “bellek” adına önemli bir çalışma. Kendisiyle yaptığımız sohbeti, kitap yazma fikrinin doğuşuyla başlatıyoruz.

Çalışma hayatımda son görev yerim Londra’ydı. Kuzey Kıbrıs Turzim Merkezi’nin yöneticiliğini üstlenmiştim. 12 yıl çalıştım orada. 2010 yılında emekli olup adaya döndükten sonra müzik yaşamımla ilgili bir kitap yazmayı düşünüyordum zaten. Ancak bu düşünme süresi biraz uzun sürdü. 2015 yılından itibaren anlatmak istediğim hikâyeyle ilgili notlar almaya başladım. Bu not alma süreci  de 2 yıl kadar sürdü. 2017 yılında Ferahzat’la (Gürsoy) yaptığımız bir sohbet sırasında bana çok önemli bir şey söylemişti. Kendisi The Lightnings’de birlikte müzik yaptığımız Ermeni arkadaşımız Bedik’in bir gün kuzey’e geçtiğini, birlikte Girne’ye gidip yemek yediklerini uzunca bir süre sohbet ettiklerinden bahsetti. Bedik’in sohbet sırasında söylediği bu önemli konuyu benimle paylaştı. Bedik, kendisine “Ferahzat biliyor musun The Lightnings Kıbrıs’ın tümünde kurulmuş ilk rock grubu olabilir” demiş. Ferahzat bana bu hikâyeyi anlattıktan sonra not almam hızlandı ve daha sistemli olarak çalışmaya başladım. Ta ki 2019 yılına kadar. 2019 yılının Nisan’ında bir rock grubunun ulaşabileceği en üst seviyeye ulaştığına şahit oldum, Sıla-4’ün. Sıla-4; Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde Yakın Doğu Üniversitesi’nin Atatürk Kültür Merkezi salonlarında bir konser verdi. Harika bir konserdi. Ondan çok çok etkilendim. Ve kendi kendime dedim ki; 1963 yılında aldığım o beyaz gitar, demek ki buralara kadar getirecekti arkadaşlarımın müzik yolculuğunu. O günden sonra hızlandırdım çalışmalarımı ve 2024 yılında kitabımı baskıya verdim.

 

   Kitap aslında özünde bir anı kitabı. Ama bazı araştırmaları da gerektiren bir anı kitabına dönüşmüştü. Kendisine bu süreci nasıl geçirdiğini sordum.

   Araştırma konusu şöyle gelişti. Kitapta Bedik’in söylediği cümleyi aynen aldım. Tabii bu bir iddia. O da “olabilir” demişti. Gerçekten Kıbrıs’ta The Lightnings’den önce kurulan başka bir grup var mı diye çeşitli kaynaklardan, tabii öncelikle internetten, bulabildiğim kaynaklardan araştırma yapmaya başladım. Yaptığım araştırmalar 2022-23 yılına kadar devam etti. Tam dört yıl süreyle araştırdım ancak kitaptaki iddiayı çürütecek aksine bir kanıta rastlayamadım. Ama şunu belirtmeliyim ki o hâlâ daha bir iddia halindedir. Yani bu kitap yayımlandı ve bir iddia var bu kitapta, Bu iddianın geçerliliğini kantılamak için veya aksini kanıtlamak için dediğim gibi uzunca bir süre araştırma yaptım.

   The Lightnings grubu, Bayrak Kuartet ve ardından da SILA-4. Farklı isimlerle ve farklı dönemlerde bu müzik yolculuğu sürmekteydi. Kendisinden bu süreci müzik tarihimiz ve toplumsal açıdan değerlendirmesini istiyorum.

29-mart-2026-eralp-yilmaz-kalfaoglu-ve-o-beyaz-gitar.jpeg

   The Lightnings’in kuruluşu 1963 yılının Temmuz’u dediğim gibi. Tesadüf, Bedik Arakeryan Ermeni arkadaşlardan birinin adı. Onunla avukat Güneş Menteş’in doğum günü partisinde tanıştık. Gitarla ilgilendiğini Batı müziğiyle çok ilgili olduğunu öğrendim. O tanışma sırasında kendisine dedim ki “Bedik biraraya gelip birşeyler yapabilir miyiz?” o da “olur tabii” dedi. Kısa süre sonra da buluştuk ve çalışmaya başladık. Bir repertuar oluşturmaya çalıştık öncelikle ve ben Bedik’ten çok şey öğrendim aslında. Gitarda o benden çok çok daha iyiydi. The Lightnings’e o amcaoğlunu davet etti ben de arkadaşım Ferahzat’ı ve dördümüz biraraya geldik. Dediğim gibi 1963’ün bir Temmuz gününde.

   1963 Aralık ayı geldiğinde The Lightnings grubumuz ne yazık ki beş ay yaşadıktan sonra gruptaki birlikteliğimize son vermek zorunda kaldık. Ermeni arkadaşlarımız güney’e geçti biz kuzey’de kaldık dolayısıyla The Lightnings de ömrünü tamamlamış oldu böylece. Tabii bu istem dışı bir durumdu. Yapabileceğimiz bir şey yoktu. Çatışmalar hafifledikten sonra Ferahzat’la aynı Birlik’teydik, aynı Bölük’teydik ve tekrar müzik yapma hayalleri kurmaya başladık. Ferahzat’ta dedim ki “ya Ferahzat işte Bas gitarcımız var Süleyman arkadaşımız, sen varsın ben varım solist lâzım bize. Bir solo enstrüman lâzım. Var mı böyle birisi.” Ferahzat, Ersin Örek (saksafon) dedi. Rahmetli Ersin Örek’i getirdi ve onunla çalışmaya başladık. Grubun ismi konmamıştı henüz o dönemde. Ondan sonra Erdinç Gündüz arkadaşımızı kattık gruba, solo gitarist olarak. Ve Dinçer İsmail Aktuğ’un önerisiyle de Bayrak Kuartet ismini kabul ettik. Radyoda programlar yapmaya başladık. Zannediyorum 47 hafta falan program yaptık Bayrak Radyosu’nda. Ve tabii konserlerimiz, turnelerimiz oldu. Arkasından ben yüksek öğrenim için Ankara’ya gittim, yerimi kardeşim Aydın (Kalfaoğlu) aldı. Bir yıl sonra Süleyman ayrıldı yine o da yüksek öğrenim için Ankara’ya gitti. Onun yerine de Raif Denktaş geldi. Bu arada solist olarak da Ersel Kalfaoğlu vardı amcaoğlum. O da üniversite için ayrıldı onun yerine de Yılmaz Cemal geldi. Şimdi Canıtez soyadlı. Ve grup o şekilde çalışmaya devam etti. Bir süre sonra işte Raif, Aydın ve Erdinç Ankara’da tahsilde buluştular. O dönemde Tunalıhilmi’de bir apartman dairesinde oturuyorlardı. Ve şöyle bir karar aldılar; biz artık müzik yapma felsefemizi ve tarzımızı değiştirmek istiyoruz. Özgün müzik yapmak istiyoruz, Kıbrıs’ın özgün müziğini yapmak istiyoruz. Böylece müthiş bir süratle müzik yazmaya, şarkı yazmaya başladılar.

   Tabii onun öncesinde ada’nın gidilebilecek tüm köylerine gittiler maniler derlediler, halk şiirleri derlediler ve o derledikleri manilerle halk şiirlerine müzik yazmaya başladılar.   Yaptıkları müziği işte sanırım 2012 yılında 4 CD’de topladılar. Tabii Kıbrıs müziği açısından çok çok değerli gelişmeler bunlar. Şöyle söyleyeyim; The Lightnings grubunu kurarken ki Sıla-4’ün de başlangıç noktası o’dur, tarihe bu kadar önemli bir not düşebileceğimizi hiç hâyâl etmemiştik, düşünmemiştik. Ama dönüp baktığımda gerçekten tarihe çok önemli notlar düşülmüş. Hem Kıbrıs Türk toplumunun müzik tarihine hem de bütün Kıbrıs’ın müzik tarihine.

   Son sorum, kitabı yayımladıktan sonra ve kendisi de tekrar okuduktan sonra keşke şunu da yazsaydım veya şu eksik kaldı dediği oldu mu şeklindeydi.

   Var aslında. Sonradan yazsaydım yani iyi olurdu diye düşündüğüm şeyler var. Bir kısmını yazmayı başardım. Şöyle ki, bu kitap iki defa basıldı. Birincisinde biraz hata vardı dolayısıyla ikinci defa baskıya vermek durumunda kaldım. O arada ilave etmek istediğim hikâyecikler hatırladım. Mesela Ongun Hulusi. Org çalıyordu. Belki biliyorsunuzdur, 1974 savaşında şehit oldu Ongun kardeşimiz. Kısa bir süre Bayrak Kuartet’te birlikte çalışmıştık. Onun hikâyesini de anlatmak isterdim. İşte kitabı yeniden basma sürecinde bunu fırsat bilerek Ongun’la ilgili de küçük bir hikâye yazdım. Ama yazmak istediğim şeyler daha var tabii ki. Belki ikinci baskıyı yapar da o zaman eksik bıraktıklarımı tamamlarım. Çünkü kitabı okuyan arkadaşlarım zaman zaman Yılmaz şu da vardı bu da vardı bunu da yazsaydın diyorlar.

29-mart-2026-eralp-yilmaz-kalfaoglu-ve-o-beyaz-gitar-2.jpg

29-mart-2026-eralp-yilmaz-kalfaoglu-ve-o-beyaz-gitar-3.jpg

Bu yazı toplam 477 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar