1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. Yabancıların taşınmaz mal sahibi olmasına ilişkin yapılan yeni düzenleme neleri içeriyor?
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

Yabancıların taşınmaz mal sahibi olmasına ilişkin yapılan yeni düzenleme neleri içeriyor?

A+A-

Yabancıların KKTC’de taşınmaz mal edinimine ilişkin kurallar yeniden düzenlendi. Konu ile ilgili olarak Hükümet,11 Mayıs’ ta yasa gücünde kararname (YGK) yayınladı.

Bahse konu kararnameyle birlikte, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin KKTC’de taşınmaz mal edinimine ilişkin kapsamlı değişiklikler yapıldı. Buna göre, yabancıların konut, arazi ve yatırım maksatlı taşınmaz mal alımlarına yönelik mevzuat yine değiştirildi.

Yasa Gücünde Kararname ile, imara açık alanlardaki konut projelerinin en çok yüzde sekseni yabancılara satılabilecek.

Bugünkü yazımda, kararnamenin içeriği ile ilgili olarak, sizlere özet bilgiler verip, kendi düşünce ve değerlendirmelerimi paylaşacağım.

YGK’ de “yabancı tüzel kişi”, “yatırım” ve “lisanslı ara yatırımcı” kavramları yeniden tanımlandı ve  özellikle büyük ölçekli yatırımlar ve yabancıların konut edinimi konusunda yeni sınırlamalar ile yükümlülükler getirildi.

Yeni düzenlemeye göre, yabancı gerçek veya tüzel kişiler, Bakanlar Kurulu izniyle: En fazla 1338 metrekare büyüklüğünde bir arazi üzerine tek konut, 3 apartman dairesi veya 3300 metrekareyi aşmayan arazi üzerinde bir müstakil ev satın alabilecek.

Ayrıca, toplu konut veya site projelerinde iki adet iki katlı villa sahip olunmasına izin verildi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için ise, apartman dairesi sayısı 6’ya, villa sayısı ise 3’e kadar çıkabilecek.

Yasa Gücünde Kararnamede, satın alınan müstakil evlerin arazilerine ikinci bir konut veya apartman yapılmasının ise yasak olduğu belirtildi.

YGK’ de yatırım amaçlı taşınmaz edinilmesine ilişkin olarak yeni kriterler de getirildi. Bu bağlamda, Turizm, eğitim, sağlık, sanayi, tarım, teknoloji veya AR-GE alanlarında yatırım yapacak yabancı gerçek veya tüzel kişilerin en az 10 milyon Euro yatırım yapması şart olacak.

Yap-sat konut projeleri ise yatırım kapsamı dışında bırakıldı. Yatırım yapacak yabancıların, KKTC’de faaliyet gösteren bir bankaya şirket adına en az 10 milyon Euro yatırmaları ve bu kaynağı iki yıl içinde belirtilen yatırım amacı doğrultusunda kullanmaları gerekecek.

Öte yandan, ilk kez “Lisanslı Ara Yatırımcı” sistemi de oluşturuldu. Buna göre, İçişleri Bakanlığı tarafından yıllık lisans verilecek yatırımcılar, yılda en az 10 konutu mülkiyetine almaksızın proje aşamasında veya kesin onay sonrasında tasarrufuna alabilecek.

Bahse konu bu yatırımcılar, söz konusu konutları yurt içinde veya dışında yabancı gerçek ya da tüzel kişilere pazarlayabilecek. Ancak, tasarrufa alınan taşınmazların bir ay içinde, Tapu Dairesine kaydedilmesi zorunlu olacak.

Lisanslı ara yatırımcıların, pazarladıkları taşınmazların devrini en geç iki yıl içinde tamamlaması gerekecek. Aksi halde, lisanslarının iptal edilmesi söz konusu olacak.

Bunlar yanında,  yabancı gerçek veya tüzel kişilerin daha önce yaptığı satış sözleşmelerinin 6 ay içinde Tapu Dairesine  kaydedilmesi ve satın alma izni için başvuruda bulunulması gerekecek.

Ayrıca, sahip olma (Edinim) hakkını aşan satış sözleşmeleri için ise ek harç uygulaması getirildi. Süresinde bildirim yapılması halinde satış bedelinin yüzde 1’i, gecikmeli bildirim yapılması halinde ise, satış bedelinin yüzde 3’ü oranında harç ödenecek.

Söz konusu yasa gücünde kararnamenin ana hatlarını sizlere aktardım. Şimdi de, konu ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım.

Öncelikle belirtmeliyim ki, bir ülkedeki inşaat sektörü ve emlak piyasasının en önemli ihtiyacı istikrar ve güvendir. Ancak, son yıllarda, Hükümet, özellikle yabancılara mal satışında devamlı mevzuat değişiklikleri yaparak, kuralları değiştirmiş, piyasa güvenini sarsmış, sektörde daralmaya yol açmış ve son 2 yılda sektördeki pek çok firma ekonomik olarak olumsuz etkilenmiştir.  

Yabancılara mal satışı konusu çok hassastır ve bununla ilgili mevzuat iyi düşünülerek planlanmalı, belirsizliğe, sürekli değişimlere yer verilmemeli ve konulacak kurallar uygulanabilir olmalıdır.

Elbette ki, dönem dönem, konjonktüre göre yabancılara mal satışında bazı kısıtlama ve düzenlemeler yapılabilir. Ama, bu konu, detaylı analizler yapılarak, iyi düşünülerek yapılmalıdır. Yap, boz şeklinde kararlar, hem sektöre, hem de genel ekonomiye zarar vermektedir.

Aslında, bu konu, YGK ile değil, doğrudan yasa ile düzenlenmelidir. Hükümetin, bu konudaki esas motivasyonu, bütçe açığından dolayı, buradan hızlı bir şekilde gelir elde etmektir.

İnşaat ve emlak sektöründe yapılacak düzenlemelerin hem ekonomik hayata etkileri, hem de çevresel, toplumsal yönleri de düşünülmelidir.

Bu bağlamda, altyapısı, kanalizasyonu, park yeri, yeşil alanı, yaya ve bisiklet yolları yeterli olacak şekilde inşaatlar yapılmalı, tarihi, kültürel ve tarımsal alanlarla birlikte, deniz ve çevrenin korunmasına da özel önem verilmelidir.

Netice itibarıyla, Güney Kıbrıs’ın inşaat sektörümüze yönelik olumsuz politikaları sürerken,  inşaat  ve emlak sektörünün esas ihtiyacı, devamlı mevzuat değişiklikleri değil, pratik, uygulanabilir bir mevzuat ile birlikte, istikrar, hukuki şeffaflık ve güvendir.

Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar