1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Yeryüzü yorgun, çocuklar bölünmüş
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yeryüzü yorgun, çocuklar bölünmüş

A+A-

Ölürken kahkahasını kime bıraktı Nilgün Marmara… Metin Altıok’un o kırılgan umudu hangi toprakta saklı?

Yine bir savaşın kıyısında yaşıyoruz ve geleceğe dair hep karamsar senaryolar yazılıyor... Yalnızca gerilim ya da çatışma riski değil; kıtlık, yoksulluk, belirsizlik…

Bayram geçti. “Dünya Şiir Günü” de öyle… Kolektif bildirideki o cümle zihnimde: “Hiçbir şey barış kadar özlenemez çünkü ölesiye yorgun yeryüzü…”

***
Bayramın en sahici yüzü yağmurdu. Her gün yağdı. Sessiz, ısrarcı, incelikli… Toprağın yüzünü okşayan bir merhamet gibi.

Bir de kişisel sevincim vardı; evlat geldi İngiltere’den. Üç beş gün de olsa uzun bir duygu… “Burası Manchester gibi,” dedi gökyüzüne bakarak... Orası güneşliyken…

Onunla hep kıyaslarız: İngiltere ve Kıbrıs… Avrupa’nın en pahalı ülkelerinden biri olmaya yalnızca yarım adım kalmışız. Beş yıl önce berber fiyatlarını konuşurduk; “İngiltere’nin üçte biri,” derdi. Şimdi makas kapandı, eşitlendik.

***
Larnaka’dan geldi, Ercan’dan döndü.

Larnaka Havaalanı’nı ilk kez bu kadar tenha gördük. Savaşın gölgesi… Ercan ise başka bir tablo; gösterişli ama ruhsuz, ihtişamlı ama izbe…

Bir de ufak ayrıntı... 

Serbest piyasada Sterlinin satış rakamı 58 Türk Lirası'ydı. Ercan Havaalanı'ndaki döviz bürosunda tahmin ediniz kaç?
65 TL.

Bu kadar fark olur mu?
Üstelik 58’e alıp 65’e satıyorlar.

Doğrudan uçuş yok belki kuzeye…
Ama "uçuş serbest" yüzsüzlükte, arsızlıkta, denetimsizlikte…

***
Unutmadan! Geçtiğimiz hafta “Dünya Kukla Günü” de kutlandı. Kimileri üzerine alır belki...

_______________

Karma Evlilikler: İnsansız Hikâyeler

Geçtiğimiz hafta yazmıştım; karma evliliklerden doğan çocuklara yurttaşlık verilmemesini… Son dönemde yaklaşık 250 kimlik verilmiş. Ama nasıl, hangi ölçütle, kime? Kimse bilmiyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre yaklaşık 3 bin 500 başvuru hâlâ beklemede. Bunların yalnızca 774’ü 2007 kriterlerine dahil. Geri kalanlar, bir belirsizliğin içinde…

Bir mesaj...
“2017’den beri bekliyoruz… Oğlumuz doğdu, büyüyor… Ama hâlâ yurttaş değil. Sadece bir doğum belgesi var. Anne Rus vatandaşı, ben Kıbrıslıyım…”

Bu önemli… Çünkü mesele çoğu zaman yalnızca Türkiyeli evlilikler üzerinden okunuyor. Gerçek daha geniş. Daha karmaşık.

Bir başka hikâye:
“Geçen yıl bir arkadaşıma eşlik etmek için kimlik dairesine gittiğimde tesadüfen öğrendim… 3 yaşındaki oğlum yurttaş olmuş. Ama aynı evlilikten doğan 10 yaşındaki kızım hâlâ bekliyor…”

Aynı anne, aynı baba… İstanbul'da doğmuş eşi, nikah da orada kıyılmış, çocuklar Kıbrıs'ta doğmuş. Aynı toprakta doğmuş iki çocuk… Ama farklı muamele… Düşünün; bir aile, kendi içinde bölünmüş.

Bu adada çok şey bölündü. Topraklar, hafızalar, hikâyeler… Belki de elimizde kalan tek ortak zemin Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği…

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin çağrısı açık: “Ayrımcı uygulamalar kaldırılmalı, kapsayıcı politikalar geliştirilmelidir.”

 

Bu yazı toplam 428 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar