Ünal Fındık

Ünal Fındık

Türkiye’yi sevenler, sevmeyenler

A+A-

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu geride kaldı. İkinci ve son tur için Pazar gün yeniden sandıklar kurulacak.

İlk tur öncesi yaşanan cepheleşme ve kutuplaşma ilk turun sonucunu da belirledi.

Benim ve benim gibi birçok insanın “sağ duyu galip gelir, seçmen kutuplaşmaya prim vermez, bunun yerine ilkeli duruş sergileyen uzlaşma ve işbirliği yanlısı, toplumun her kesiminden beğeni alan CTP adayı Tufan Erhürman kazanmalıdır” beklentisi karşılık bulmadı.

Seçmen kutuplarda yer alan iki adayı, Tatar ve Akıncı’yı ikinci tura taşıdı. Bu durumda Pazar gün iki adaydan birini tercih edeceğiz.

Öncelikle tansiyonun düşürülmesi, kutuplaşmaya prim verilmemesi ve yeni cepheleşmeler yaratılmaması gerekiyordu. Bu konuda siyasilere çok önemli görevler düşüyordu. Hala da düşüyor.

Buna rağmen bazı liderler ağzına geleni söylüyor. Geçen gün Ersin Tatar’ın YDP’yi ziyareti sırasında basına konuşan YDP lideri Erhan Arıklı “Tabana vereceğimiz mesaj ise birileri Türkiye’yi mağlup etmek için sahada. Türkiye ile kavga ediyorlar. Türkiye’yi sevenler bir arada olmalıdır....” dedi. Bu sırada Ersin tatar da yanında duruyordu.

Sosyal medyada da bazı militanlar “bu aşamada Ersin Tatar’a oy vermeyenler vatan hainidir” diye yazıyorlar.

Son olarak dünkü Hürriyet gazetesindeki köşesinde Yalçın Bayer “Kıbrıslılar çok ağır bir propaganda altında, iç politika nefretleriyle ve duygusal oy verirlerse, her şey bir yana Atatürk’e ihanet ederler”.

Çünkü Atatürk “Efendiler Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır. Kıbrıs’a dikkat ediniz bu ada bizim için çok önemlidir” demişti. 

Kıbrıs Türkü hiç bir zaman Türkiye’yi sevenler, sevmeyenler diye bir ayrımı kabul etmez. Hele vatan haini, ya da Atatürk’e ihanetle suçlanamaz. Bu halkı bu biçimde bölmeye kimsenin hakkı yoktur.

Birincisi Kıbrıs Türkü Atatürk ilke ve devrimlerini ilk benimseyen ve uygulayan bir halktır.

İkincisi Kıbrıs Türkü olmasaydı Türkiye bu adanın yanına bile yaklaşamazdı.

Üçüncüsü Kıbrıs Türkü bu adadan göç eder ve bir daha geri dönmezse buralara Türkiye bırakınız yerleşmeyi, yaklaşamaz bile.

O nedenle herkes akılını başına alsın. Bu ada Kıbrıs Türkleri ile Kıbrıs Rumlarının ortak vatanıdır. Bu ortak yurdumuzu eşit ortak olarak birlikte yöneteceğimiz formülü en kısa zamanda bulacak ve doğu akdenizi bir barış havzasına dönüştüreceğiz.

Böylece Kıbrıs düşman elinde değil, dost ve kardeş Kıbrıslıların yönetiminde olacak.

Bunu anlayamayanlar dünyanın yeni şekillenişinden haberi olmayan çağ dışı kalmış zihniyetlerdir.

Bu ülkede Türkiye’yi sevenler, ya da sevmeyenler ayrımı yoktur. Türkiye ile ilişkileri kardeşlik temelinde kurmak isteyenlerle, bugün olduğu gibi “ver yeylim, emret yapalım” diyen “şükrancı” lar vardır.

O nedenle Pazar günü sandığa gidecek ve bu ilişki biçimini kardeşlik ilişkisi ve ortak çıkarlar temelinde işbirliği ve dostluk yönünde oy vereceğiz.

Son olarak bu hafta içinde ağırlıkla sokakta konuşulan, bazan medyada da seslendirilen “Akıncı kazanırsa Türkiye, KKTC’ye parayı kesecek” söylemini sıkça duyuyoruz.

Bütün bunlar salt seçim için Türkiye’nin seçime müdahale pahasına desteklediği Ersin Tatar’ın seçim şansını artırmaya dönük çabalardır.

Ama Kıbrıs Türkü kendisine ne yapması gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmaz.

Bu nedenle Pazar günü, geçen hafta sandığa gitmeyenler de gidecek ve oyunu Türkiye ile ilişkileri kardeşlik temelinde yeniden kuracak ve Kıbrıs’ta federal temelli bir çözümden yana olan Akıncı’ya verecektir.

Bu yazı toplam 1337 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar