1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Toplumun ne istediği net
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Toplumun ne istediği net

A+A-

CMIRS’in Mart 2026 araştırması, Kıbrıs Türk toplumunun çözüm talebini, federasyona güçlü desteğini ve mevcut statükoya yönelik derin memnuniyetsizliğini sayısal olarak ortaya koyuyor.

Üstelik bu kez kanaatlerle değil, ölçülebilir verilerle.

***

Araştırmaya göre Kıbrıs Türk toplumunun yüzde 72.01’i Kıbrıs sorununun çözümü için bir anlaşma yapılmasını destekliyor.

Bu oran, toplumda çözüm talebinin güçlü ve yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Daha da önemlisi, katılımcıların yüzde 60.65’i mevcut durumun devamını “kabul edilemez” buluyor.

Bu veri, toplumun yalnızca çözüm istediğini değil, aynı zamanda statükoyu açık biçimde reddettiğini gösteriyor.

Dolayısıyla ortada pasif bir beklenti değil, aktif bir değişim talebi vardır.

***

Çözüm modellerine ilişkin tercihler incelendiğinde ise tablo daha da belirginleşiyor.

Katılımcıların yüzde 78.5’i iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon modelini destekliyor.

Aynı araştırmada konfederal modele destek yüzde 65.31’de kalırken, üniter devlet modeli yalnızca yüzde 29.41 oranında kabul görüyor.

Bu dağılım, toplumun çözüm konusunda yalnızca yönelim değil, aynı zamanda güçlü bir tercih geliştirdiğini ortaya koyuyor.

Buna karşılık, son dönemde siyasi söylemlerde öne çıkan “iki devletli çözüm” yaklaşımı toplum nezdinde kabul görmüyor.

Katılımcıların yüzde 56.48’i bu seçeneği kaygı verici bulduğunu ifade ediyor.

Bu veri, siyasal söylem ile toplumsal eğilim arasında dikkat çekici bir mesafe olduğuna işaret ediyor.

***

Ancak araştırmanın en çarpıcı boyutu, toplumdaki kaygı düzeyleridir.

Katılımcıların yüzde 90.89’u Kıbrıs sorunundaki belirsizliği kaygı verici bulurken, yüzde 86.64’ü müzakerelerin durmasını endişe kaynağı olarak değerlendiriyor. Yüzde 80.76’lık bir kesim ise mevcut durumun uzun yıllar değişmeden devam etmesinden kaygı duyuyor.

En yüksek oran ise yüzde 92.72 ile izolasyon ve kısıtlamaların artma ihtimaline ait.

Bu veri, çözüm talebinin yalnızca siyasi bir tercih olmadığını, doğrudan günlük yaşam, ekonomi ve gelecek beklentisiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Nitekim katılımcıların yüzde 89.88’i Kıbrıs sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlattığını düşünüyor.

***

Uluslararası ve bölgesel gelişmelere ilişkin algılar da benzer bir kaygı düzeyine işaret ediyor. Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki etkisinin artmasını kaygı verici bulanların oranı yüzde 74.44 olurken, uluslararası aktörlerin tutumlarını kaygı verici bulanların oranı yüzde 83.59 olarak ölçülüyor. Kıbrıs Rum tarafının enerji ve güvenlik alanındaki girişimlerinden duyulan kaygı ise yüzde 80.37 düzeyinde.

***

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo nettir:

Kıbrıs Türk toplumu çözüm istemekte...
Bu çözüm için belirli bir modele yönelmektedir.
Ve mevcut belirsizlik ortamını sürdürülebilir görmemektedir.

Dolayısıyla tartışmanın ekseni artık değişmiştir.

Mesele, “halk ne istiyor?” sorusu değildir.
Mesele, bu verilerin siyasi karar alma süreçlerine yansıyıp yansımayacağıdır.

Bu yazı toplam 225 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar