Serhat İncirli

Serhat İncirli

The End!

A+A-

Karar verilmesi gereken çok önemli “kavram karmaşaları” var…
Anlatmak çok kolay değil ama deneyeceğim…

-*-*-

Mesela, ülkede yapılan birçok ankette, son zamanlarda federal çözüme olan inanç yeniden yükseldi…

-*-*-

En basit gösterge, Cumhurbaşkanlığı seçimi…
Federal çözümden yana olduğunu söyleyen aday, iki devletli çözümden yana olduğu “söyletilen” adaya ciddi fark attı…

-*-*-

Diyelim ki anketler yanılıyor…
Diyelim ki cumhurbaşkanlığı seçiminde de federal çözüm – iki devletli çözüm ikilemi hiç etkili olmadı… 

-*-*-

İyi de hala, KKTC’nin iradesine çok açık müdahale söz konusudur!

-*-*-

Sayın Tayyip Erdoğan ne diyor?
“İki devletli çözüm!”

-*-*-

Gerçi, alın söylediklerini, yuvarlayın, cirileyin, kaktırın, ittirin “federal çözümde de iki devlet var, ne var bunda!” diye yorum yapabilirsiniz ama gerçek öyle değil!

-*-*-

Antalya bilmem ne diplomasi forumunda Erdoğan’ın söyledikleri, tam da Avrupa Parlamentosu’nun son raporundaki uyarıyı hatırlatıyor: “Kıbrıslı Türklere rahat nefes alma hakkını verin”!

-*-*-

Şimdi Avrupa Parlamentosu bunu söyledi, biz de yazdık veya yineledik diye “hain” – “düşman” oluyoruz, biliyorum da peki siz ne istiyorsunuz?

-*-*-

Mesela yerli sermayemiz ve yerli burjuvazimiz ne istiyor?

-*-*-

Yerli sermaye kaldı mı?

-*-*-

Yoksa AKSA veya beş yıldızlı otellerimizin neredeyse tamamına yakını “vatandaş”larımızın şirketleri olduğundan dolayı “yerli sermaye” ve “yerli burjuvazi” kapsamında mı?

-*-*-

Bir karar vermek lazım?
İki devletli çözüm demek; şu andaki statüko mudur değil midir?

-*-*-

İki devletli çözüm “imkansız” mıdır?

-*-*-

Toprak meselesini nasıl çözeceğiz?

-*-*-

Kıbrıslı Rumlar, topraklarından vaz mı geçecek?
Kıbrıs Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs’taki egemenlik hakkını, teslim mi edecek?

-*-*-

Elbette Rumlar topraklarından vazgeçebilir!
Nasıl mı?
Parasını ödersiniz, satın alırsınız!
Satmak istemeyene de her türlü zorbalığı yapıp, bir şekilde elinden alırsınız, vardır çözümü de; ödeyecek paranız var mı?

-*-*-

Yoksa “Trump gibi mi yaparız” diyorsunuz!
Dünya’yı sallamayız, olur biter!

-*-*-

Siz Trump değilsiniz, sizin ülkeniz de Amerika değil falan…

-*-*-

Yerli sermaye ve yerli burjuvazi de karar vermek zorundadır…

-*-*-

Yerli sermayeyi ve yerli burjuvaziyi, örneğin sendikaların yanına koyabilir miyiz?

-*-*-

Hep birlikte “işgale karşı direniş” sergileyebilir miyiz?

-*-*-

“İşgal” kelimesini kullanabilen yerli sermaye veya sendika liderimiz var mı?

-*-*-

Kuzey Kıbrıs gerçeğinin bir “işgal” olduğunu söyleyebilen sendikacı, siyasetçi sayısı ne kadardır?

-*-*-

Kaldı ki, “işgal” kelimesini “şakadan” dahi kullanma bronzosu olan kaç iş insanı veya yerli burjuvazi üyesi tanıyorsunuz?

-*-*-

Antalya’daki diplomasi forumunda, Erdoğan’ın savunduğu “iki devletli çözüm”e karşı “gık” diyebilenimiz çıktı mı?

-*-*-

Haaaaa; devrim yapacaksak, işgale karşı direneceksek, “yerli sermaye” ve “yerli burjuvazi”ye ihtiyacımız yoktur mu diyorsunuz?

-*-*-

Bu arada kısaca anlatalım; yerli sermaye, bir ülkedeki yerli insanlara ait tüm para ve yatırım miktarıdır… 
Yerli burjuvazi de bu paranın ve yatırımların yerli sahiplerini ifade eder… 

-*-*-

Marksizm’de yerli burjuvazi devrimin engelidir, ondan destek istenmez… 

-*-*-

Ama mesela Lenin, bazı durumlarda ittifaktan söz etmiştir; Mao ise Çin’de “milli (yerli) burjuvazi”nin, emperyalizme karşı mücadelede, belli ölçüde ittifak yapılabilecek bir kesim olabileceğini savunmuştur… 

-*-*-

Karar verelim!
Yerli sermaye kaldı mı?

-*-*-

Mesela ülkede hala basılan gazetelerin – televizyon kanallarının “ağırlıklı” sahipleri “yerli sermaye” veya “yerli burjuvazi” midir?

-*-*-

Kıbrıs’ı kuran Asil Nadir ile daha sonra satın alan Cemil Kazancı bir midir?

-*-*-

Neyse!
Federal çözüm mü, iki devletli çözüm mü?
Kıbrıslı Türkler mi karar verecek, yoksa Erdoğan mı?

-*-*-

Kıbrıs Türk toplumu kaldı mı?

-*-*-

Her şeyiyle Türkiye’ye bağımlı olan, ister parti genel başkanlığı seçimi olsun, ister cumhurbaşkanlığı seçimi; seçim sonuçları ile adeta alay edilen, suyundan elektriğine, ulaşımından savunmasına, dış siyasetinden mesela vatandaşlık siyasetine, ilacından eğitimine, her türlü kararın Türkiye’den alındığı bir ortamda, “iki devletli çözüm” ya da “federal çözüm” kararını kim verecek; kim verebilir?

-*-*-

Kısacası, kendi kendimizi kandırmaktan vazgeçelim!

-*-*-

Kuzey Kıbrıs, hukuken imkansız olsa da fiilen Türkiye’nin “toprağı”dır…
Hatta “hukuken” de Türkiye’nin alt yönetimidir…

-*-*-

O zaman, uğraştığımız nedir?

-*-*-

Yerli işçi sınıfı mı?
Yeri işçi sınıfı hiç yoktur!

-*-*-

Yerli burjuvazi, yerli sermaye “ya eğretidir” – “ya yerli değildir”…
Veya yabancı sermaye, açık bir şekilde gördüğünüz gibi yerlileştirilmiştir…

-*-*-

Yerli olan en belirgin şey, kanımca “kara para”dır!
Aklıma başka bir şey gelmiyor!

-*-*-

Çok basit bir örnek vereyim; üçüncü Dünya ülkelerinin vatandaşlarına çok başarılı bir şekilde emlak satışı yapılmaktaydı… 

-*-*-

Önce “Yahudiler Kuzey Kıbrıs’ı ele geçiriyor” diye sabah akşam yayın yaptılar; bir gecede yasa değiştirdiler, KKTC’nin tarihindeki en ciddi altın yumurtlayan tavukları gırtlakladılar!

-*-*-

Yabancıya ev sahibini yasakladılar!
Sadece Türkiyelilere satabilirsiniz dediler!

-*-*-

Bizimkiler de Meclis’te ellerini kaldırdı, onayladı yani!

-*-*-

Haaaa bu sektördeki yerli burjuvazimiz mi?
“Tısssss!”.
Ses veremedi!

-*-*-

Şahsen sıkıntım var mı?
Yoktur!

-*-*-

Yaşım iki sene sonra 60!
Yaşasın Birleşik Krallık Kralı!
Olmazsa, yaşasın Avrupa Birliği!
Pasaportlar cepte!
Yekte yavrum yekte!

-*-*-

İki devletli çözümmüş!

-*-*-

İki devletli çözüm mevcut düzenin devamından başka bir şey değildir!

-*-*-

İstediğiniz buysa ve bunun mutluluk – refah ve güzel bir gelecek olduğuna inanıyorsanız; buyurun, alkışlıyor ve iyi pazarlar diliyorum sizlere!

672670407-1442334714605187-131884204518379200-n.jpg

Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar