1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Kayıt yok, veri yok, laboratuvar yok!
Tümay Tuğyan

Tümay Tuğyan

Talat mı Siber mi?

A+A-

 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için uzunca bir süredir nabız yoklamakta olan Meclis Başkanı Sibel Siber bu ‘niyetini’, dün Meclis’in faaliyetleriyle ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında açıkça kamuoyuyla paylaştı.

‘Halktan bu yönde somut bir istek olduğu takdirde bu sorumluluktan kaçmam. Böyle bir sorumluluğu almaktan gurur duyarım’ diyen Siber, bu konuda karar alırken partisi, parti tabanı ve parti yetkili organlarıyla hareket edeceğini, ancak partisinin yapacağı kamuoyu yoklamalarının kendisi lehine çıkmaması halinde aday olmayacağını da ifade etti.

Bu niyet aslında çok da yeni değil.

Geçtiğimiz yaz aylarında kurulan geçici hükümet döneminde Başbakanlık görevini yürüten Siber, o zamandan bu yana bu konuyu kendi içinde değerlendirmekte.

O gün ile bugün arasındaki fark, ‘zaman’ ve ‘konjonktür’ faktörleriyle birlikte bu niyetin artık dillendiriliyor olması.

Cumhuriyetçi Türk Partisi içerisinde adı ‘değerlendirilmekte’ olan bir diğer Cumhurbaşkanı aday adayı ise 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat.

Talat’ın yeniden aday olma niyeti ise de uzun süredir hepimizin malumu.

Nisan 2010 seçiminin hemen sonrasında, aktif siyasi hareketliliğiyle Talat bu konudaki düşüncesini zaten belli etti ve o gün bu gündür gerek köy ziyaretleri gerekse hız kesmeksizin her türlü platformda dile getirdiği siyasi değerlendirmeleriyle kişisel ‘hazırlığını’ sürdürdü.

Şimdi gözler CTP’de!

Zaman zaman farklı isimler zikrediliyor olsa da, görünen o ki şu an itibarıyla esas ‘tartışma’, ‘Talat mı yoksa Siber mi?’ tartışması.

Genel Başkan Yorgancıoğlu, parti içerisinde ‘nasıl bir Cumhurbaşkanı profili’ yönünde bir değerlendirme yapılmakta olduğunu söylemişti geçtiğimiz günlerde.

Yani aslında ‘Talat’ın temsil ettiği profil mi yoksa Siber’in temsil ettiği profil mi daha çok oy alır’ yönünde bir değerlendirme bu galiba.
Kendini ‘SOL’da tanımlayan bir siyasi partinin esas yapması gerekenin, partinin sahip olduğu değerlere, vizyonuna ve misyonuna uygun olan profili tanımlayıp da bu profile en uygun adayın belirlenmeye çalışılması olduğuna ilişkin görüşümü daha önceki bir yazımda dile getirmiş ve bunun aksinin, ‘değerler’ ve ‘hedefler’ ayrışması/çatışmasına gebe bir ortam oluşturabileceğine yönelik endişemi ifade etmiştim.

Ancak bu sürecin bana göre bir diğer ‘endişe’ verici tarafı da şu:

Değerlendirme süreci uzadıkça, her iki aday adayının ismi de yıpranıyor.

CTP yetkili organları hangi adayın destekleneceğini/gösterileceğini netleştirmediği sürece, bu süreç uzadıkça, Talat da Siber de yıpranacak.

CTP’liler ‘falanı isteriz filanı istemeyiz’ diye tartıştıkça ve kamuoyu da CTP içerisinde aday adaylarına ilişkin var olan soru işaretlerini ‘dedikodu’ mekanizmasının da katkısıyla yorumladıkça, söz konusu isimler rencide olacak.

Bu kaçınılmaz bir şey.

Dolayısıyla CTP her ne karar verecekse, bunu bir an önce yapmalı.

Bu yazı toplam 3249 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar