1. YAZARLAR

  2. Dt. Simge Alıcı

  3. Süt dişleri geç düşüyorsa endişelenmeli miyiz?
Dt. Simge Alıcı

Dt. Simge Alıcı

Sağlık

Süt dişleri geç düşüyorsa endişelenmeli miyiz?

A+A-

"Çocuğum 10 yaşına geldi ama hâlâ süt dişi düşmedi. Üstelik çürümüş. Çekilmesi gerekir mi?

Bu soruya tek cümleyle cevap vermek mümkün değildir. Çünkü çocuklarda diş gelişimi, boy uzaması veya yürüme zamanı gibi kişiden kişiye değişen doğal bir süreçtir. Aynı yaştaki iki çocuğun diş sürme zamanları arasında aylar, hatta bazen bir-iki yıl fark olabilir. Bu nedenle sadece yaşa bakarak "Artık bu diş çekilmeli." demek doğru bir yaklaşım değildir. Öncelikle şunu bilmenizi isterim; süt dişleri sadece geçici dişler değildir. Evet, belirli bir yaşta yerlerini daimi dişlere bırakırlar ancak bu süre içinde çok önemli görevler üstlenirler. Çocuğun rahat beslenmesini sağlar, konuşmasının doğru gelişmesine yardımcı olur, estetik görünümü destekler ve en önemlisi alttan gelecek daimi dişler için gerekli boşluğu korurlar. Bu nedenle çocuk diş hekimleri olarak süt dişlerini mümkün olduğu kadar doğal değişim zamanına kadar ağızda tutmayı hedefleriz. Normal şartlarda süt dişleri yaklaşık 6 yaşında değişmeye başlar ve süreç 12 yaşına kadar devam eder. İlk olarak ön kesici dişler düşerken, köpek dişleri ve süt azı dişleri daha geç değişir. Bu nedenle 10 yaşındaki bir çocukta hâlâ bazı süt dişlerinin ağızda bulunması çoğu zaman normal kabul edilir.

Peki süt dişi neden düşmez? Bir süt dişinin düşebilmesi için altında bulunan daimi dişin sürmeye başlaması gerekir. Daimi diş yukarı doğru ilerledikçe süt dişinin kökünü yavaş yavaş eritir. Kök eridikçe süt dişi sallanmaya başlar ve sonunda kendiliğinden düşer. Ancak bazı çocuklarda bu süreç gecikebilir. Bunun nedeni daimi dişin gelişiminin yavaş olması, sürme yolunda gecikme yaşanması veya daha nadir olarak daimi dişin doğuştan hiç oluşmamış olması olabilir. İşte burada en önemli nokta şudur: Geç düşen bir süt dişi, tek başına çekim nedeni değildir. Poliklinkte ilk yaptığımız şey, dişin sadece ağız içindeki görünümüne bakmak değildir. Mutlaka panoramik röntgen ile alttaki daimi dişin varlığını, gelişim seviyesini ve sürme yönünü değerlendiririz. Çünkü tedavi planını belirleyen en önemli bilgi budur. Bazen röntgende alttaki daimi dişin hiç oluşmadığını görebiliyoruz. Bu durumda sağlam bir süt dişi, yıllarca ağızda kalabilir ve çiğneme görevini başarıyla sürdürebilir. Hatta erişkin yaşta hâlâ süt dişini kullanan birçok hastamız bulunmaktadır. Böyle bir dişi gereksiz yere çekmek, ileride implant veya ortodontik tedavi ihtiyacını doğurabilir. Peki ya süt dişi çürümüşse? İşte ailelerin en çok endişelendiği konu budur. Pek çok kişi "Nasıl olsa değişecek." diyerek süt dişindeki çürüğü önemsemeyebiliyor. Oysa tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri ağrıya, apseye, beslenme problemlerine ve alttan gelişen daimi dişlerin zarar görmesine neden olabilir. Bu nedenle süt dişindeki çürüğü gördüğümüzde ilk hedefimiz dişi çekmek değil, tedavi ederek ağızda tutabilmektir. Eğer çürük erken dönemde yakalanmışsa dolgu tedavisi çoğu zaman yeterlidir. Çürük sinire kadar ilerlemiş olsa bile çocuklarda uyguladığımız özel kanal tedavileri sayesinde birçok süt dişini uzun yıllar sağlıklı şekilde kullanabiliyoruz. Böylece hem çocuğun çiğneme fonksiyonu korunuyor hem de daimi diş için gerekli yer kaybedilmemiş oluyor. Elbette her dişi kurtarmak mümkün değildir. Çürük çok ilerlemişse, diş ciddi madde kaybına uğramışsa, köklerinde enfeksiyon oluşmuşsa veya tedavinin başarı şansı kalmamışsa çekim gerekli olabilir. Ancak burada bile çekim kararını verirken sadece çürüğün büyüklüğüne bakmayız.

Örneğin 10 yaşındaki bir çocukta çürük bir süt premoları olduğunu düşünelim. Eğer röntgende alttaki daimi dişin birkaç ay içinde süreceğini görüyorsak çekim uygun olabilir. Ancak daimi diş henüz gelişimini tamamlamamışsa ya da doğuştan hiç oluşmamışsa, süt dişini korumak çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Çünkü erken çekilen süt dişlerinin oluşturduğu boşluk zamanla komşu dişler tarafından kapanabilir. Bunun sonucunda ilerleyen yıllarda yer darlığı, çapraşıklık ve uzun sürecek ortodontik tedaviler gündeme gelebilir. Oysa zamanında yapılan doğru bir dolgu veya kanal tedavisi, bu problemlerin oluşmasını engelleyebilir. Anne ve babalara en önemli tavsiyem, çocuklarının dişlerini sadece ağrı olduğunda kontrol ettirmemeleridir. Düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde hem çürükler erken dönemde tedavi edilir hem de dişlerin sürme süreci yakından takip edilir. Böylece gereksiz çekimlerin önüne geçilebilir ve çocuğun ağız gelişimi en sağlıklı şekilde desteklenebilir. Unutmayın; çocuk diş hekimliğinde amacımız yalnızca çürük tedavi etmek ya da diş çekmek değildir. Asıl hedefimiz, çocuklarımızın kendi doğal dişlerini mümkün olduğunca uzun süre korumak, sağlıklı çene gelişimini desteklemek ve ileride oluşabilecek ortodontik sorunların önüne geçmektir. Her çocuk özeldir, her ağız farklıdır ve her tedavi planı kişiye göre hazırlanmalıdır. Bu nedenle geç düşen veya çürüyen bir süt dişiyle karşılaştığınızda endişelenmek yerine, doğru değerlendirme için bir çocuk diş hekimine başvurmanız en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Bu yazı toplam 410 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar