Serhat İncirli

Serhat İncirli

Güvendeyik!

A+A-

KKTC güvenli bir ülke mi?
“Her ülke kadar” derseniz kabul edebilirim!

-*-*-

Meksika veya ne bileyim belki de Türkiye veya Afganistan daha güvensiz olabilir!

-*-*-

“KKTC güvenli bir ülke mi?” sorusuna, “hangi açıdan?” karşı sorusu ile de yaklaşabilirsiniz!

-*-*-

Mesela ifade özgürlüğü açısından sanırım artık güvenli değildir!

-*-*-

Eskiden daha güvenli miydi?
“Galiba!”

-*-*-

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) eski başkanı Selma Eylem, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yapılan bir toplantıda düşüncelerini açıkladı…

-*-*-

KKTC Anayasası’nda ifade özgürlüğü, Madde 24'te düzenlenir… 
Düşünce ve kanaat özgürlüğü Anayasa’nın güvencesi altındadır. Anayasa gayet net bir şekilde “Düşünce suçu yoktur” der.

-*-*-

Kişiler düşüncelerini söz, yazı, resim veya başka yollarla, bireysel veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.

-*-*-

Özgürlük, haber ve fikir alma ve verme hakkını da kapsar. 
Haaa “… ulusal güvenlik, anayasal düzen, kamu güvenliği ve düzeni, genel sağlık, genel ahlak, başkalarının şöhret veya haklarının korunması, sırrın açıklanmasının önlenmesi ve yargının otorite veya tarafsızlığının korunması…” gibi durumlarda “ifade özgürlüğü sınırlanabilir…”

-*-*-

Peki Selma Eylem sınırlanması gereken bir konuda mı konuştu?

-*-*-

Veya birine hakaret mi etti?

-*-*-

O zaman polis neden Selma hocanımı sorguladı ya da huzura çağırdı?

-*-*-

İşte bu da bir güvenlik sorunudur!
Korkutmaktır esas hedef!
Bir şekilde, “Konuşursanız sizi Türkiye’deki gibi yaparız” demektir…
Türkiye’de sendikacı olmanıza da gerek yok…
“Bu iktidar gidecek” diye paylaşım yapan emekli generaller bile içeri atılabiliyor… 

-*-*-

KKTC’de herhangi bir vatandaşın hükümeti, Cumhurbaşkanını, Başbakanı, milletvekillerini veya devlet politikalarını sert biçimde eleştirmesi, “kesinlikle” ifade özgürlüğü kapsamındadır.
Ersin Tatar’ın, bana ve Yenidüzen’e açtığı davada da bu konu mahkeme tarafından gayet anlaşılır bir dille ifade edilmiştir… 

-*-*-

Tatar’ın veya şu anda Tufan Hocanın izlediği siyaset çözüm adına “başarısızdır”…
Bunu her dileyen söyleyebilir!

-*-*-

“Hükümetin maliyesi batmıştır, sağlık ve eğitim politikası başarısızdır ve bu hükümet ülkeyi yanlış yönetiyor” diyebilirsiniz… 
Selma Hocam da bundan farklı bir şey söylemedi!

-*-*-

Ve kesinlikle yukarıdan (Haritayı duvara astığınızda, Kıbrıs’ın üst kısmında kalan bölgeye ‘yukarısı’ diyebiliriz) gelen talimatla, bizzat polis tarafından güvenliği tehdit edilmiştir!

-*-*-

Başka örnek de verelim isterseniz…

-*-*-

İki kız kardeşin torunu olduğumuz yeğenim Ramadan Eyyam geçen gün bir sosyal medya paylaşımı yaptı… 

-*-*-

Anne ve babasından oğluna miras kalan araç çalınmış!
Bu satırları yazarken de hala bulunamamıştı!

-*-*-

Kamu İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, okullarda hademelik veya benzeri hizmetlerin taşeron şirketlere bırakılmaması gerektiğini açıkladı… 

-*-*-

Bu konu da ayrı bir güvenlik sıkıntısıdır!
Hiçbir güvenlik araştırması yapmadan, her dileyeni okula görevli olarak alamazsınız!
Zaman da değişti, ülke de değişti!
Kontrolsüz bir nüfus var, değil mi?
Bir daha hatırlatmış olduk!

-*-*-

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş açıkladı; “okullarda şiddet ve akran zorbalığı arttı”… 
Bu, belki de “hiçbir tedbir alınmamış, hiçbir toplantıda konu olmamış” acil bir güvenlik sıkıntısı değil mi?

-*-*-

Öğrenci taşımacılığı…
Öğrencileri taşıyan araçlar…

-*-*-

“Yol güvenliği…”

-*-*-

Sabaha kadar sayarım…

-*-*-

Efendim Polis Genel Müdürlüğü açıkladı, doğrudur, özellikle kriminal olaylarda çok başarılı işler yapılmıştır, yapılmaktadır üstelik – yine nüfus güvenliğine gireceğiz – polis sayısı yetersiz olmasına rağmen!

-*-*-

Tekrar edeyim, güvenlik, sadece polisin başarısı ile alakalı değildir!
Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Ve tabii ki turizmden büyük gelir bekleyen bir ülkede, üniversitelerden ciddi gelir elde eden bir ülkede, “güvenlik sorunu var” denmesi de doğru değildir ama var olan sorunun tamamen gizlenmesi, daha büyük sıkıntıdır, daha büyük yanlıştır!

-*-*-

Bu arada son bir soru: Sizin için tek güvenlik konusu, “Rumlar, Yunanistan ve İsrail bize karşı silahlanıyor”la mı alakalıdır?

-*-*-

Bu son soruya bakarak, ülkenin açıkça soyulduğunu söylemek bile mümkündür ki bu da ayrı bir “güvenlik” meselesidir!

-*-*-

O kadar ki sevgili dostlar; en kötü “güvenlik yalanı”nı es geçmeyelim; mesela KKTC’de “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi” olarak dillendirilen “güvenlik” konularının ağası ile ilgili tüm savunmalar da alçakça yalandan oluşmaktadır!

-*-*-

Bir Kıbrıslı, öteki Kıbrıslıya demiş ki; “Güvendeyik gardaccığım güvende!”
Öteki yanıtlamış; “Anlat da açılın!”

-*-*-

Not: Yazmazsam çatlarım… 
Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşı olmak yani bu devletin pasaportunu ve kimliğini taşımak bile “güvenlik” konusu kapsamındadır!


Kıbrıs sorunu, güvenlik ve üniversiteler!

KKTC, yabancı üniversite öğrencileri için güvenli bir ülke mi?

-*-*-

Bu soruya vereceğiniz yanıt, olaya hangi açıdan baktığınızla alakalıdır…

-*-*-

Evet, bu ülkede üniversite öğrencileri, örneğin kriminal olaylar açısından bence çok güvendedir ama mesela “ev kirası”, “pahalılık”, “eğitim kalitesi” gibi konularda hiç güvende olmayabilir!

-*-*-

Eksik olan “başlıkları” saptayıp, ülkeyi gerçek anlamda bir üniversite adası yapmak elbette kolay değil, sonuçta uluslararası dışlanmışlık da var ancak “hiçbir şey yapmamak” ayrı bir “güvenlik” sıkıntısıdır!

-*-*-

Konuya şu açıdan bakalım…
Alın size iki sorulu bir örnek!
1 - “Afganistan'da üniversite var mı?”
2 - “Çocuğunuzun bu ülkede eğitim almasını ister miydiniz?”

-*-*-

UNESCO'ya göre Afganistan’da 2024'te yaklaşık 170 yükseköğretim kurumu vardı… 
Öğrenci sayısı, akademik personel ve kurumların mali durumu ciddi şekilde geriledi. 
Afganistan bugün dünyada kız çocuklarının ortaöğretim ve yükseköğretime devam etmesinin yasak olduğu tek ülke. Üniversitelerde kadınların eğitimi Aralık 2022'den beri yasak.

-*-*-

Peki, “Afganistan'daki bütün üniversitelerde eğitim kötüdür” demek doğru mu?
Bilemeyiz!
Ama bilsek de bilmesek de, eminim Afganistan'da çok nitelikli akademisyenler ve üniversiteler olsa bile, kimse çocuğunu orada eğitim almaya götüremez…

-*-*-

KKTC’nin Afganistan ile elbette benzerliği yok!
Peki, KKTC’nin Afganistan olma ihtimali var mı?
Buna “yüzde yüz” yanıt vermek çok zor!
Bence şu anda az olsa da, kesinlikle var!

-*-*-

Ve bir soru daha; üniversitelerimizin uluslararası tanınırlığı artarsa, akademik özgürlük ve araştırma ortamı yükseltilirse, mezunların iş bulabilmesi, yüksek lisans/doktora yapabilmesi, uluslararası şirketlerde çalışabilmesi ve başka ülkelerde mesleğini sürdürebilmesi seviyesi yükselirse, “KÖTÜ MÜ OLUR?”

-*-*-

Evet, İtalya’dan ya da Macaristan’dan öğrenci alamıyoruz ancak bu ülkedeki çocuklar, “Kuzey Kıbrıs’taki bir üniversiteden mezun olduğumda diplomam ne kadar değer görecek?” sorusunu hiç sormasın mı?

-*-*-

Diyeceğim ne midir?
1 - Kardeşim, Kıbrıs sorunu çözülürse, KKTC'deki her üniversitenin uluslararası değeri, ciddi biçimde yükselir!
2 – Ve Kıbrıslı deyişiyle, “Ortalık da turist gaynar!”

-*-*-

Üniversitelerimizin kalitesi mükemmeldir veya değildir!
Onları daha güçlü yapacak olan bina, kampüs ve öğrenci sayısı değildir.

-*-*-

Kıbrıs sorunu çözülmediği müddetçe, akademik özgürlükten tutun, uluslararası tanınırlığa gelin, mezunların kariyer kolaylığına ulaşın… Yokuz!
Gerisi çöküş!

-*-*-

Unutmayın, Dünyanın en güçlü üniversiteleri, mezunlarına daha fazla seçenek sundukları için güçlüdür!

rut-miit-otglg1d4hra-unsplash.jpg

Bu yazı toplam 401 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar