Necmi Belge

Necmi Belge

Şu bizim Lejyonerler

A+A-

Geçtiğimiz sezon, K.Kaymaklı futbolcusu Mustafa Yaşinses ile başlayan Türkiye Bölgesel Ligi’ne (BAL) transfer akını,  bu sezon yine K.Kaymaklılı iki futbolcu Çağrı Kıral ve Musa Şanlıer ile devam edince, ülkede bir anda çıngar çıktı.
Özellikle, bir yılda üç klas futbolcusunu yitiren K.Kaymaklı’da başkan Ali Başman açtı ağzını yumdu gözünü. Başman, futbolcularının transferine karşı olmadığını, transfer yöntemine karşı olduğunu söyledi.
Başman, bir gecede kulüplerden habersiz futbolcularının bu şekilde transferinin kulüpleri zora soktuğunu ve süratle önlem alınması gerektiğini, TC Büyükelçiliği aracılığıyla, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin, KKTC hükümetleri ile birlikte  sorunun çözülmesi için devreye girmeleri gerektiğini ileri sürdü.
Aslında, ilk etapta Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu başkanı Hasan Sertoğlu’nun,  geçmişte kendisini kabul bile etmeyen Türkiye Futbol Federasyonu başkanı Yıldırım Demirören ile temasa geçmesini ve bir protokol imzalamalarını talep eden Başman, kendi söylemiyle Kuzey Kıbrıs’ta futbolun biteceğini söyledi.
Bu konuda ilk isyan eden Başkan Başman’a hak vermemek elde değil. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa sıranı diğer takımların futbolcularına geleceği bir gerçektir.
Başkan Başman’ın isyan ettiği bu acı gerçeğin en büyük nedeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmamış bir devlet olduğu gerçeğidir.
Geçtiğimiz yıl, 31’inci yaş gününü kutladığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, Türkiye Cumhuriyeti’nin bile tanımaması, diğer sorunlar ile birlikte futbolumuzu da vurmuştur.
Dünyanın bizi tanımasını 31 yıldır bekleyen KKTC aşığı kişiler, hiç heveslenmesinler. Bir 31 yıl daha geçse, kimse bizi tanımayacak.
Bu nedenle, Mustafa Yaşinses, Çağrı Kıral ile Musa Şanlıer’i başka futbolcuların takip etmesi sürpriz olmayacaktır.
Eskilerin söylemi ile “BİZİM LEJYONERLER”, Türkiye Bölgesel Ligi olsun, başka ligleri olsun, dünyalı olmak, dünyaya açılmak için, bu mandıra düzeninden kurtulmak için gitmeye devam edecekleridir.
İşte, bunun için Kıbrıs’ta hemen çözüm diyoruz. Dünyalı olmak için çözüm.

------------

  
KKTC MOK Buzdolabına mı  kondu?
Kuzey Kıbrıs’ın, sporda en yüksek kuruluşu olması gereken KKTC Milli Olimpiyat Komitesi bir yılı aşkın bir süredir adeta skandalları yaşıyor. Uzun süre, Eyyüp Zafer Gökbilen’in başkanlığında çarpık yapısı ile statükonun bekçiliğini yapan KKTC MOK, çıkmaza girmiş olacak ki, sürpriz bir şekilde 2012 yılında olağan üstü bir yönetim kurulu toplantısı ile  Serdar Savim’i başkanlığa getirdi.
Bunun öncesinde, daha demokratik ve çağdaş bir tüzük ve üye yapısı gerekçesiyle, 67/99 sayılı Beden Eğitimi ve Spor Yasası çerçevesine alınan KKTC MOK, 2009’da yeniden iktidar olan UBP hükümetleri döneminde, 67/99 sayılı Beden Eğitimi ve Spor yasasından çıkarıldı.
28 Ocak 1984 tarihinde Olimpic Charter’e uygun olarak, 67/1961 Türk Cemaat Meclisi Birlikler ve dernekler yasına göre kurulan “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Olimpiyat Komitesi” yeniden bu tüzük altına alındı. 
Bu tüzük çerçevesinde yapılan seçimde, başkan seçilen Serdar Savim, diğer federasyonlarla birlikte yeni ve çağdaş bir tüzük çalışmaları yaparken, KKTC MOK’ un üyesi olan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonunun, Kıbrıs Futbol Federasyonu’nun (KOP) üyesi olmak için yaptığı çalışmalara destek vermesi sorunun başlangıcı oldu.

Bu yazı toplam 998 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar