Statüko “normalimiz” mi?
“Kıbrıs bugün ne barışın eşiğinde ne de tamamen kopmuş durumda…”
Uluslararası Kriz Grubu'nun geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Kıbrıs: Bölünmüşlükte Yaşam” başlıklı son değerlendirmesi böyle bir sonuç ortaya koyuyor.
Ada artık yalnızca çözülmemiş bir siyasi sorunun değil, aynı zamanda uzun süreli bir alışma hâlinin coğrafyası…
Maalesef hepimize “bölünmüşlük” içinde yaşamayı öğretiyorlar.
Hem razı olduklarımız var...
Hem de mecbur olduklarımız...
İsyanımız da var statükoya, dile gelmemiş bir aşkımız da…
Çoğunluk başka bir hayat bilmiyor zaten...
Bir de bu statükoya taşınan nüfus var...
En tehlikelisi de giderek “normalimiz” oluyor bu durum…
***
Rapora göre Kıbrıs, uzun yıllar sonra yeniden uluslararası ilginin merkezine dönüyor.
Ama çok temel bir sorun var.
Raporun da en çarpıcı siyasal tarafı bu sanırım.
Kuzeyde daha uzlaşmacı bir liderlik ortaya çıkarken, güneyde siyaset giderek uçlara yöneliyor.
Bu aslında yalnızca Kıbrıs’a özgü değil.
Dünyanın genel ruh hâli de böyle artık.
Milliyetçilik yükseliyor.
Güvenlik korkusu büyüyor.
Kimlik siyaseti sertleşiyor.
Ve çözüm fikri zayıflıyor.
Çünkü uzlaşma birçok yerde “zayıflık” gibi sunuluyor.
Diyalog, “ödün” gibi gösteriliyor.
Tufan Erhürman dönemi ve yeni siyasi iklim, uluslararası çevrelerde “daha uzlaşmacı bir dönem ihtimali” olarak okunuyor.
Ancak aynı anda güney Kıbrıs'ta sağın, merkez sağın ve aşırı sağın güç kazandığı belirtiliyor.
***
“Adada geçişler arttı ama siyasi yakınlaşma olmadı” diyor rapor...
Temas artışı, siyasi çözüm iradesini aynı ölçüde artırmadı.
Aksine; egemenlik, güvenlik, yönetim modeli gibi temel meselelerde taraflar hâlâ oldukça uzak.
Yeni kapı açılması görüşmeleri bile uzun süredir sonuçsuz kalıyor.
Hep de sonuçlar üzerinden konuşuluyor aslında...
Bunun sebepleri çok da irdelenmeden...
***
Uluslararası Kriz Grubu'nun raporunda kuzey ekonomisinin temel sorunları da çok iyi özetlenmiş:
• Uluslararası tanınmama
• Küresel piyasalara erişim eksikliği
• Türkiye’ye mali bağımlılık
• Türk Lirası’nın yarattığı kırılganlık
• Enflasyon ve kur şokları
• Çözülmemiş mülkiyet sorunları...
Özellikle kamu maliyesinin ve altyapının Ankara desteğine bağımlı olduğu vurgulanıyor.
Belki de özellikle böylesi bir yapı isteniyor.
***
Peki, rapora göre sonuç ne?
• Kapsamlı çözüm hâlâ uzak
• Taraflar temel siyasi konularda uzlaşmaya hazır değil
• Milliyetçilik yeniden yükseliyor
• Bölgesel savaş ortamı adayı daha da stratejik hâle getiriyor
Uluslararası Kriz Grubu'nun raporundan son iki cümleyi verelim de umudumuz yine diri kalsın...
“Uzlaşma için siyasi alan dar kalmayı sürdürse de Kıbrıslılar her gün Yeşil Hat’tan geçmeye ve pratik meselelerde ortak zemin bulmaya devam ediyor.”
“Kıbrıs hâlâ tamamen kaybedilmiş bir hikâye değil...”






