
“Parası olan özele, olmayan beklemeye”
Gazeteci Özlem Çimendal, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek'in Meclis'te yaptığı açıklamalara yanıt vererek, sağlık sisteminde yaşadığı sorunların kişisel bir mesele değil, yüzlerce hastanın karşı karşıya olduğu yapısal bir problem olduğunu belirtti.
Gazeteci Özlem Çimendal, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek'in Meclis'te yaptığı açıklamalara yanıt vererek, sağlık sisteminde yaşadığı sorunların kişisel bir mesele değil, yüzlerce hastanın karşı karşıya olduğu yapısal bir problem olduğunu belirtti.
Sosyal medya paylaşımının ardından Sağlık Bakanlığı yetkililerinin kendisini arayarak dile getirdiği eksikliklerin ve şikâyetlerin doğruluğunu kabul ettiğini belirten Çimendal, Meclis'te ise yaşananların yanlış bir ifade üzerinden siyasi tartışmaya dönüştürüldüğünü söyledi. Kanser tanısı aldığını hiçbir zaman iddia etmediğini kaydeden Çimendal, gerekli randevulara ulaşamadığı için tanının netleştirilemediğini, özel sağlık kuruluşlarında yaptırdığı tetkiklerde ise bir organda kanser öncesi evre olarak değerlendirilen hücresel bozulma tespit edildiğini ifade etti.
Açıklama şöyle:
SAĞLIK SİYASET ÜSTÜ DEĞİL Mİ?
Sayın bakan Hakan Dincyurek
Bugün mecliste gündeme gelen sosyal medya paylaşımım üzerine birtakım yanlış açıklamaları düzeltmek adına bu gönderiyi uzun uzadıya yazmaya mecbur kaldım! Sizi böyle bir konuyla meşgul etmeye devam ettiğim için üzgünüm!
Bir önceki paylaşımım üzerine Sağlık Bakanlığı yetkilileri beni arayıp detaylı bilgi aldı, eksikliklerin ve şikayet edilen konunun doğru olduğu ve sorunların aşılması için çalışmanın sürdüğü kaydedildi. Teşekkür de ettim.
Bugün mecliste yanlış bir telaffuz üzerinden sadece benim değil, yüzlerce hastanın yaşadığı sorunlar yine siyasete kurban edildi.
Sağlık popülizm yapılamayacak kadar siyaset üstü önemli bir konu. Bunu ben öğretecek değilim kimseye!
Sayın Sağlık Bakanı, "Bizim kayıtlarımıza göre kişi kanser tanısı almadı. Onkolojide böyle bir kayıt yok" diyor. E herhalde Onkolojide öyle bir kayıt olmayacak! Bu doğru, böyle bir tanı yok, zaten ben de böyle bir açıklama yapmadım. Bu tanı var mı, yok mu bunun anlaşılabilmesi için gerekli randevuları alamadım. Sorun da bu zaten.
Sizin de söylediğiniz gibi birden fazla organın ileri tetkikini hızlı bir şekilde kamuda ulaşamadığım hizmetler için, mecburen özelde yaptırdım sayın bakan. Birbiriyle eş zamanlı bakılan ve bir bütün halinde değerlendirilen organların birinde kanser öncesi evre kabul edilen bozulan hücre tespit edildi.
Siz bunların üzerinde duracağınıza, siyaset yapmak için, muhalefetin eleştirisine bulduğunuz bir yerden yanıt vermek için vatandaşa cevap veremeyen sağlık sistemini savunmak adına, mağdur olan ben ve benim gibi yüzlerce çare arayan insanı yalancı konumuna düşürmeyi tercih ettiniz.
Sayın Sağlık Bakanı, "Hastanın birden fazla organı tetkik edildi, erken aksiyon alınması düşünülen alanlar için ilgili uzman hekimlere yönlendirildi" diyor. Nereye? Hangi uzman hekime? İsim açıklayın. "Erken Tanı", "Erken Aksiyon" ne demek Sayın Bakan? Şu açıklama her şeyi anlatıyor aslında daha fazla bir şey yazmaya gerek yok ancak belli ki destanlar yazmadan, saatlerce konuşmadan anlatamıyoruz derdimizi.
Bu daha da vahim, "Dinçyürek, hastanın ne o gün ne de sonrasında ilgili kliniğe başvurduğunu kaydetti." Hiçbir yere yönlendirilmemiş bir insan nereye başvurabilir? (Bunu burada bırakayım).
Erken Tanı Merkezi çiçek gibi çalışıyor, sonrası ise felaket! Bunu herkes çok iyi biliyor! Dosyalar hastaya veriliyor hadi git deniliyor.
Erken Tanı'da eğer ileri tetkik isteniliyorsa ve siz bu hastayı yeniden normal sağlık sistemi ağına yönlendiriyorsanız, bundan sonraki süreci ilgili kliniklerden randevu alarak siz götüreceksiniz diyorsanız zaten başlı başına burada da bir gariplik var.
Bu hasta ileri tetkikler için yönlendirildiği Acil Servis'te "Ulturason randevunuzu 5-6 ay sonraya verebilirim" yanıtını alıyorsa ve birden fazla tetkikte zaten halihazırda normal dışı durumlar olduğu için ileri tetkike yönlendirilmişse siz nasıl olur da hala "Beş ay sonrasına verildiği belirtilen tetkik risk taşımayan bir tetkik'" ifadesini kullanırsınız. Risk taşıyana kadar bekleyelim mi? Risk taşımıyorsa neden ileri tetkik veriliyor? Akıl tutulması! Keyfi gereksiz uygulamalar mı yapılıyor kamu hastanelerinde?
Şu son paragraf ise daha vahim!
Dinçyürek, "Bunun aciliyet ya da kanser teşhisiyle ilgisi yok" dedi.
Aciliyet bozulan hücrelerin kansere dönmeden tedavi edilmesi değil mi? ACİLİYET KANSERE DÖNMESİNİ BEKLEYİP TEDAVİ ETMEYE ÇALIŞMAK MI? Bu açıklama bu anlama mı geliyor? ERKEN TANI BUNUN NERESİNDE? Bir akıl tutulması daha!
Velhasıl ben şu an özel bir sağlık kuruluşunda tedavi edilmeze kansere dönüşme riski yüksek olan bozuk hücreleri aldırmak için bir operasyona gireceğim. Çünkü "ACİLİYETİ" var!
Sağlık Bakanlığı'nın da Pazar günü beni arayıp, "Özele para ödeme, istersen biz seni kamuya aldıralım ameliyatın burada olsun" teklifinin de samimiyetle uzaktan yakından ilgisi yok! Çünkü hala asıl sorunları çözmek yerine, günah keçisi arama, yalanlama ve siyaset yapma arayışı bunu gösteriyor.
Parası olan özele, olmayan da "ACİLİYET"e ikna olan kamu sağlık sistemini beklemeye devam...
























