1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Ölümler bitmeyecek… 
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Ölümler bitmeyecek… 

A+A-

Liderlerin saldırganlığının bedelini toplumların veya halkların ödemesi felsefesi bana çok yanlış gelir…

-*-*-

Trump ve Netanyahu ile çevrelerindeki “asıl yönetenlerin” Gazze’de, İran’da, Lübnan’da işledikleri suçun bedelini, masum Amerikalı veya İsrailli insanlara ödetmeye çalışmak doğru değil!

-*-*-

Doğru değil ama kaçınılmaz bir “gerçek”tir!

-*-*-

Ve İsrail ile Amerika’nın saldırıları devam ettiği müddetçe, Dünya’nın dört bir yanında bu saldırılar artacaktır!

-*-*-

İngiltere eski başbakanlarından Tony Blair’in karısı Cherie Booth Blair, kocası görevdeyken, dönemin ünlü Filistin ayaklanması olan “İntifada” için, “ben de Filistinli olsam, İsrail tanklarına taş fırlatırdım” demişti…

-*-*-

Bunu neden hatırlattım?
Çünkü bu ve benzeri “Filistin yanlısı” çıkışlarından dolayı, kocasının siyasi hayatının erken sonlandırıldığına kadar varan söylentiler söz konusuydu…

-*-*-

Özellikle Filistinli kadınlara, insani anlamda destek veren bir de vakıf kuran Cherie Booth Blair, İsrail yanlısı veya Musevi kökenli lobiler tarafından adeta “bitirilmişti”…

-*-*-

Şimdi!
Evet son iki günde ne oldu?
Bakalım!

-*-*-

Londra’nın en önemli Yahudi yerleşim bölgelerinden biri olan Golders Green bölgesinde bir sinagog bahçesine park edilmiş dört ambulans yakıldı! 
Havaya uçuruldu!

-*-*-

Bu ambulanslar, Yahudilere ait bir vakıf bünyesinde insanlara hizmet vermekteydi…

-*-*-

Dünkü gazetelerde, ki bu gazetelerin tamamına yakını kesinlikle Yahudi yanlısıdır, “… Bu ambulanslar bebeğimizin hayatını kurtarmıştı…” gibisinden son derece “insani” haberler yayınlandı. 

-*-*-

Hedeflenen nedir?
Hedeflenenlerin en başında, Yahudi toplumlarının masumiyetinin öne çıkarılma çabası ile bunlara saldırdığı iddia edilen “Orta Doğu kılıklı” kişilerin “vahşiliği” gelir… 

-*-*-

Bir diğer hedef; teröristlerin hedefinde herkes var, dolayısıyla İngiltere de bu savaşa çekilmelidir… 

-*-*-

Ve son hedef; Yahudi saldırganlığı haklıdır çünkü “ötekiler gördüğünüz gibi saldırgandır”…

-*-*-

Kısacası, evet, özellikle savaşa karışmamış ülkelerde, örneğin İngiltere’de Yahudilerin hedef alınması kesinlikle doğru değildir ama İran’a, ya da Lübnan’a on binlerce ton bomba atmak hiç doğru değildir!

-*-*-

Üstelik, on binlerce ton bombanın atılma sebepleri de mantıklı değildir!

-*-*-

Ve bu on binlerce bomba atılmaya devam ettiği müddetçe, Londra’daki saldırıların benzerleri, Dünya’nın dört bir yanında yaşanmaya başlayacaktır. 

-*-*-

Güçlü Yahudi lobiciliği, ne isterse olsun, savaşın esas sorumlularının en başındadır…
Epstein de bu lobicilerden biriydi…
Yöntemi de Dünya’daki herhangi bir savaştan daha korkunçtu!

-*-*-

Savaş devam ediyor…
Kimin daha erken pes edeceği veya kimlerin daha savaşa bir şekilde bulaşacağı; bu savaşın çok daha yüksek katılımla, nükleer bir Dünya Savaşı’na dönüşüp dönüşmeyeceği kesinlikle tartışma kaldırır!

-*-*-

Ama Dünya’nın birçok ülkesinde, daha çok masumun öleceği gerçeği, tartışma kaldırmaz!

-*-*-

Bu ölümler illa ki bombalarla, silahlarla olmayacak!
Bunu da belirtmek lazım!
Açlıktan ölebilecek insanlardan da söz ediliyor!
Dikkatinizi çekerim!

-*-*-

Savaş durursa insanlar ölmeyecek mi?
Artık savaş yarın dursa bile, ekonomik krizler nedeniyle, yoksul ülkelerin daha da yoksullaşması kaçınılmaz olacak ve kesinlikle toplu ölümler, hiçbir müdahale olmaksızın artarak devam edecek!

-*-*-

Savaşı başlatanların Dünya’daki nüfusun çok arttığına inanan ve kesinlikle azalması gerektiği konusunda düşünceler belirtmekten çekinmeyenler olduğuna da dikkatinizi çekmek isterim!

-*-*-

Bir de şunu kesinlikle eklemeden bitirmeyeyim; Dünya’nın neresinde olursa olsun, bundan böyle tüm Yahudi toplulukları, özellikle de kılık kıyafetleri veya başlarına taktıkları “kipa”ları (küçük yuvarlak başlıcıklar) ile dikkat çekenlerin tamamı, tehlikededir… Bu tehlikenin sorumlusu da Başbakanları Benjamin Netanyahu’dur!

yazi-1-foto-002.jpg


Kalan ömre kalite!

29 yaşına kadar çok aktif, hatta fazlasıyla aktif bir spor yaşantım vardı… 

-*-*-

Tam o yaşta iki çocuğum oldu, ayağımı ve kolumu birkaç kez kırdım…

-*-*-

Londra’daydım ve fast food restroranlarına, kolalı, alkollü içeceklere harcadığım parayı biriktirseydim, tümüne ortak olabilirdim!

-*-*-

Spor biter bitmez; “şişko” lakaplı ama 90 kilogram civarında hatta altında olan ben, 140’ı, birkaç kez 160’ı gördüm!

-*-*-

Diyet yapmayı denedim, olmadı.

-*-*-

Özel bir teste imza atıp, “denek” olmayı dahi kabul ettim ve Amerikan – İngiliz ortak yapımı zayıflama hapını altı ay süreyle aldım; 6 kilo daha aldım!

-*-*-

“Sıkışmadıkça makat, yırtılmaz tokat.”
Yani, “Zor durumda kalmayan, çare aramaz.”
Beş yıl kadar önce o noktaya geldim… Makat sıkıştı! Tokat geldi!

-*-*-

Açlık şekerim en yüksek enflasyonlu beş ülkenin toplam enflasyon oranları kadardı!
400’lerde!

-*-*-

53 – 54 yaşında spora başlamak mı?
Delilik gibi geliyordu ama aynı günlerde Ersin Tatar ve çevresindeki üç beş yalakası sayesinde, ikisi üniversite biri televizyon, biri de gazete olmak üzere dört yerden kovuldum…

-*-*-

Ve bir doktorun da tavsiyesi – planı ile kendime bir bisiklet aldım.

-*-*-

Daha sonra Yenidüzen ve Sim Tv’de – Medialife adlı personeli olduğum şirketle yapılan sözleşme gereği işe başladım ama çalışma koşullarım eskisi gibi değildi; sabah programı sonrası “boş”!

-*-*-

Bisikletimi ilk kez 3 kilometre sürdüğüm gün ağladım!
Kolalı içecekleri kestim.
Alkollüleri çok azalttım. 

-*-*-

Derken bir de süper diyetisyene başvurdum.
5 yılda neredeyse 45 kilo verdim.
Şekerim, normal – sağlıklı insan ölçümüne geldi.

-*-*-

Ve kendimi çok daha sağlıklı – mutlu hissediyorum. 

-*-*-

Peki bunları neden yazdım?

-*-*-

Geçenlerde Harry Bullmore adlı bir kişinin yazdıklarını okudum… (The Independent’te)… 
Özetle diyordu ki, “… formda kalmaya başlamak için asla geç değildir. Her yaşta güç kazanma, duruşu iyileştirme ve sağlıklı alışkanlıkları sürdürmek lazım…”

-*-*-

Bunca savaş, bunca kaos, bunca kötülük, bunca çirkinlik içerisinde, diyet – doğa – sporla; 50 – 60 değil, 70 – 80 de olsa yaşınız, hiç para harcamadan veya diyetisyenle spor hocanızı ödeyerek, çok daha sağlıklı olma şansınız var… 

-*-*-

Ölüm mü?
Hedef ölümü kovmak – geciktirmek değildir!
Hedef, kalan ömrü daha kaliteli yapmaktır… 
Deneyin… 


Kutlu olsun!

Zaman değişti!
İnternet ve cep telefonları bayramları bitirdi!
Anlamını yitirdi!
Tamam!

-*-*-

Yaşlandık da!
O da tamam!

-*-*-

El öpecek büyüğümüz kalmadı, hepsi öldü!
El Fatiha!
Tamam!

-*-*-

Elimizi öpecek küçüğümüz de kalmadı!
Hepsi göç!
Tamam değil tabii ki!

-*-*-

Bayramlar eski bayram değil!
Kıbrıs eski Kıbrıs hiç değil!

-*-*-

Tamam tamam!
Kabahat bizde!
Önce kurtarıldık, sonra…
Neyse, geçmiş bayramınızı kutlarım!

Bu yazı toplam 381 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar