
“Öğretmen yetiştirilmesi siyasi müdahaleye kapatılacaktır”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), öğretmen yetiştirme sistemi ve Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), öğretmen yetiştirme sistemi ve Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, öğretmenlik mesleğinin kamusal sorumluluğu yüksek, uzmanlık gerektiren ve toplumun geleceğini doğrudan şekillendiren temel bir meslek olduğunu vurguladı.
Partiden yapılan açıklamada, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin ülkeye öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulan, bir asra yaklaşan köklü geçmişi ve kurumsal kültürü bulunan saygın bir eğitim kurumu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, öğretmen yetiştirme, istihdam ve mesleki gelişim süreçlerinin siyasi tercihlere dayalı geçici çözümlerle değil; liyakat, eğitim bilimi, pedagoji, evrensel değerler ve hukukun üstünlüğü temelinde şekillendirilmesi gerektiği belirtildi. Bunun aksi yöndeki uygulamaların Akademi’nin kurumsallaşmış yapısına zarar vereceği, öğretmen yetiştirme ve eğitim hizmetlerinde yeni tartışmalara yol açacağı kaydedildi.
CTP, öğretmenlik meslek statüsünün zayıflatılmasının kamusal eğitimin niteliğini doğrudan gerilettiğini savunarak, alanında eğitim almamış kişilerin güvencesiz ve siyasi saiklerle istihdam edildiği geçici öğretmenlik uygulamasının eğitimde bir siyasi müdahale alanına dönüştüğünü belirtti. Açıklamada, Anayasa Mahkemesi kararının da bu gerçeği teyit ettiği ifade edildi.
Parti, siyasi saiklerle oluşturulan sistemin hem Atatürk Öğretmen Akademisi’nde eğitim gören ve mezun olmaya hazırlanan öğretmen adaylarını hem de geçici olarak göreve başlatılan gençleri belirsizlik ve mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını kaydetti. Ortaya çıkan tablonun sorumluluğunun ise öngörülebilir ve planlı uygulamalar hayata geçirmeyen hükümete ait olduğu vurgulandı.
“Siyasi müdahaleye ve ayrımcılığa kapı aralanmaktadır”
CTP açıklamasında, öğretmen açığının öğretmen yetiştirmenin niteliğini ve eğitim süresini azaltarak çözülemeyeceği ifade edildi.
Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasası’nda Akademiye kabul koşulları, muafiyet ve intibak esasları, program süresi ve sınav ayrıntıları gibi öğretmen yetiştirmenin özünü oluşturan konuların Bakanlar Kurulu kararı ve tüzüklere bırakılmasının siyasi müdahaleye ve ayrımcılığa kapı aralayacağı savunuldu.
“Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapasitesi artırılacaktır”
Açıklamada, yapılması gerekenin açık olduğu belirtilerek, ilköğretim ve okul öncesi kademelerde öğretmen yetiştiren en köklü kurumlardan biri olan Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tarihsel ve kültürel birikiminin korunması gerektiği ifade edildi.
Nüfus verilerinin doğru analiz edilmesiyle ihtiyaç duyulan öğretmen branşları ve sayılarının belirlenmesi, eğitim bilimi yeterliliklerine uygun ana dal ve yan dal programlarının kademeli olarak hayata geçirilmesi ve Akademi’nin kapasitesinin artırılması gerektiği kaydedildi.
Geçici öğretmen uygulamasının ise Akademi tam kapasiteye ulaşıncaya ve geçici öğretmen ihtiyacı en aza ininceye kadar bilimsel, öngörülebilir ve adil bir sistem içerisinde sürdürülmesi gerektiği belirtildi.
“Kurumsal güven ve öğretmen yetiştirme sistemi tüm paydaşlarla ele alınacaktır”
CTP, eğitimin tek kişinin ya da bir hükümetin yönettiği bir alan olmadığını, toplumun tüm kesimleriyle birlikte yönetilmesi gereken kamusal bir alan olduğunu vurguladı.
Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin, eğitim alanındaki tüm paydaşlarla istişare edilmeden, siyasi kararların etkisinden arındırılmadan ve bilimsel, uzun vadeli bir model ortaya konulmadan hayata geçirilmesinin; kurumsal güven, öğretmen yetiştirme sistemi ve kamusal eğitimin geleceği açısından ciddi riskler doğuracağı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Cumhuriyetçi Türk Partisi, eğitimi planlayan, ihtiyaçları zamanında tespit ederek kurumsal yapıyı güçlendiren, genç öğretmen adayları arasında fırsat eşitliğini koruyan ve gelecek nesillerin bilimle yetişmesini sağlayacak politikaları hayata geçireceğini belirtti.
























