Ne Olacak? Neler Yaşanacak?
2000’li yılların ilk çeyreğini geride bıraktık. Dile kolay milenyumda yarım asır yaşadık. Ne var ki önümüzdeki yıllar, yaşadıklarımızdan çok daha farklı olacak. Bilmeliyiz ki hemen her alanda bugün öngöremediğimiz değişimler, düşünemediğimiz yeni anlayışlar ortaya çıkacak. Hele eğitimin temel uğraş alanı olan çocuk gelişim sürecinde…
Önümüzdeki yıllar çocukluk deneyimini kökten değiştirecek. Dijital teknolojiler, küreselleşme, kültürel çeşitlilik ve ekonomik dönüşümler, çocukların dünyayı algılama biçimlerini yeniden şekillendirecek.
Zaten ekranlarla büyüyen çocuklar için tabletler, akıllı telefonlar, sosyal medya, oyun ve öğrenmenin ayrılmaz parçası haline gelecek.
Bir yandan bilgiye erişim kolaylığını, küresel iletişim çeşitliliğini ve yaratıcı içerik üretimi zenginliğini yaşarken diğer yandan dijital bağımlılık, mahremiyet ve sosyal izolasyon sorunları katlanarak artacak.
Çağdaş eğitim belki de görülmemiş bir dönüşüm yaşayacak. Online dersler, artırılmış gerçeklik, yapay zekâ destekli öğrenme, çocukların öğrenme biçimlerini kökten değiştirecek.
Çocuklar farklı kültürlerle artık çok daha erken yaşta tanışacaklar. Ve eğer empati ve hoşgörüyü öğretememişsek kimlik karmaşası daha ilkokul sıralarında yaşayacaklar. Hızla değişen dünyada “ben kimim?” sorusunu daha erken yaşta sormaya başlayacak.
İklim krizi, eşitsizlik ve insan hakları gibi küresel sorunlar, çocukların gündemine artık çok daha erken yaşta girecek.
Çocukların duygusal iklimi ve okula gitme motivasyon kökten değişecek. Sevgi ve aidiyet, en kritik ihtiyaçları olacak.
Reklam ve sosyal medya aracılığıyla tüketici kimliği kazanma yaşı aşağılara düşecek. “İhtiyaç” ve “istek” ayrımı daha da bir zorlaşacak.
Şüphesiz uluslararası sözleşmeler ve eğer başarır da çıkarırsak yasalar, çocukların korunması ve katılım hakkını güçlendirecek. Ancak uygulamadaki eşitsizlikler daha da derinleşecek gibi…
Dijital uçurum, ekonomik farklılıkları eğitimde daha bir görünür kılacak. Önümüzdeki yıllarda teknolojiye erişim, çocukların geleceğini belirleyen en kritik bir faktörlerden birisi olacak.
Öngörülemez teknolojik gelişime rağmen oyun, çocukluğun en büyük özü olmaya devam edecektir. Ancak kaçınılmaz olarak;
Çocuk olmak artık yalnızca oyun ve öğrenme süreci değil; aynı zamanda hızla değişen bir dünyada kimlik, değer ve gelecek arayışına dönüşecek.

Aklınızda Bulunsun
Davranış ve Tutumlar
Ailede kazanılan davranış ve tutumlar, her zaman düzenli bir eğitimin sonucu olarak değil genellikle karşılıklı etkileşim sonucu ve rastgele gerçekleşmektedir. Bu nedenle çocuğunuzla sürekli bir iletişim halinde olmalısınız. Onun söylediklerini dikkate alın ve değer verin, kendi düşüncelerinizi de onunla paylaşın. Böylelikle çocuğunuzun çok daha nitelikli tutumlar kazanmasına fırsat yaratmış olursunuz.
Anlayana Gülmece
Müziğe Yetenekli Kim var?
Yeni atanan okul yöneticisi, telaşlı vaziyette sınıfa girer ve hemen sorar;
- Müziğe yetenekli kimler var?
Sınıf içerisinden dört öğrenci el kaldırır... Yönetici;
- Aferin... siz dördünüz aşağıya inip piyanonun taşınmasına yardım edin...
Okumuş muydunuz?
Küçük bir hatayı düzetme ki, ileride karşına çok büyük bir hata olarak çıksın
Benjamin Franklin







