1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Leymosun’un Çiftlikler bölgesinden kayıpların, Zakaçi bölgesinde Peglikitos Kuyusu’na gömüldüğü anlatılmaktaydı…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

“Leymosun’un Çiftlikler bölgesinden kayıpların, Zakaçi bölgesinde Peglikitos Kuyusu’na gömüldüğü anlatılmaktaydı…”

A+A-

Bir Kıbrıslırum okurumuz, Leymosun’un Çiftlikler bölgesine dair önce YENİDÜZEN, sonra da POLİTİS gazetesinde yayımlanmış olan yazımızı okuduktan sonra bizimle temasa geçerek olası bir gömü yeri hakkında bilgi verdi. Kıbrıslırum okurumuz, “Leymosun’un Çiftlikler bölgesinden kayıpların, Zakaçi bölgesinde Peglikitos Kuyusu’na gömüldüğü anlatılmaktaydı” dedi.

Konuyla ilgili olarak okurumuz şöyle yazdı:

“Sevgili Sevgül, günaydın. Bugün yayımlanan yazın beni derinden etkiledi. Benim ailemin kökenleri de Leymosun’un Çiftlikler (“Tsiflikouthkia”) bölgesidir. Leymosun’un Çiftlikler bölgesinden senin, annenin ve başka bir kadının hatıralarını kaleme alırken sözünü ettiğin pek çok isim tanıdık isimlerdir. Yazında sözü edilen Paraskevulla hala orada yaşıyor ve herhalde o büyük barış döneminden hayatta kalmış olan belki de tek kişidir.

Leymosun’un Çiftlikler bölgesinde barış içerisinde yaşamaktaydılar ve hala ilişkileri devam etmektedir. Bu konuda pek çok öykü varır. Ancak tabii ki EOKA-B fanatikleri tarafından öldürülüp kayıp edilen Kıbrıslıtürkler’in durumu da vardır. Bunların Leymosun Mall’una yakın bir noktaya gömüldükleri yönünde söylentiler vardı. Annemle babama konuştum. Yazacaklarımın ne kadarı kesin bilgi, ne kadarı tahmindir, kestirmek mümkün değil. Çiftlikler bölgesinden iki katilden söz edilmekteydi, bu isimler tahminimce doğrudur (her ikisi de çok kötü biçimde öldüler. Bu bölgede önemli bir şahıs olan bir Kıbrıslıtürk, bunlardan birinin adından söz etmişti. Polis ise yıllar önce bu konuda bir takım araştırmalar yürütmüştü.

Tahmine gelince… Zakaçi (Zakaki) bölgesinde, golf sahası yanındaki Leymosun Mall’u yakınlarına bir kuyuya gömülmüşler diye söylentiler mevcuttu. Babam bu bölgeye son 60 senedir hiç gitmemiş olduğu için başka birilerine sordum kuyunun yerini. Kuyuya “Peglitikos Kuyusu” (“Lakkos o Peglitikos”) deniliyor. Aslında bu bölgede bulunan Leymosun Casinosu’nun güneyindedir. Bu kuyuya çeşitli zamanlarda öldürülen bazı şahısların atılmış olması nedeniyle böyle bir söylenti ve tahmin mevcuttur.

Şu anda bu bölge Lanitisler’in emlak şirketine aittir ve halen o bölgeye evler yapılmaktadır. Belki Zakaçi’den veya Asomato’dan yaşlılar hala bu kuyunun yerini gösterebilirler. Ancak ben gene de sizin için harita üzerinde alanı daraltmaya çalışacağım. EOKA-B’ci iki katilden birisi sözkonusu bölgeden olduğu için, bu kuyuyla ilgili anlatılanlar akla yatkındır…”

Bu okurumuza çok teşekkür ediyoruz… Bu konuda Kayıplar Komitesi yetkililerini de bilgilendirmiş bulunuyoruz. Konuyla ilgili olarak daha ayrıntılı bilgi sahibi olan okurlarımız, isimli veya isimsiz olarak beni 0542 853 8436 numaralı telefondan arayabilirler. Kayıplar Komitesi’ni aramak isteyenler de 181 ihbar hattını isimli veya isimsiz olarak arayabilirler.

 

ÇİFTLİKLER BÖLGESİ KAYIPLARI…

Leymosun’un Çiftlikler bölgesinden EOKA-B’ciler tarafından alınarak “kayıp” edilen Kıbrıslıtürkler’den yalnızca Erdoğan Enver ile Ünal Adil’den geride kalanlar, Piskobulu Ahmet Cemal’ın kalıntılarıyla birlikte Ayios Yeorgios Alamanos’ta bir mağarada bulunmuşlar, kimliklendirilerek defin için Kayıplar Komitesi tarafından ailelerine küçük birer tabutta iade edilmişlerdi. Ancak Leymosun’un Çiftlikler bölgesinden hala “kayıp” olanlar var. 15 Ağustos 1974’te Çiftlikler bölgesinden alınarak EOKA-B’ciler tarafından “kayıp” edilen Kıbrıslıtürkler arasında Hasan Nahit, Nahit Salih, Kemal Ahmet, Faruk Şükrü ve Musa Selim var.

 

ZAKAÇİ BÖLGESİNDEN GİTMİŞLER…

Anlatılanlara göre, Leymosun’un Zakaçi bölgesinden bir grup EOKA-B’ci (yedi kişi oldukları anlatılıyor) 15 Ağustos 1974’te bir landrover araç ve yeşil renkli bir otobüsle Çiftlikler bölgesine giderek yakalayabildikleri Kıbrıslıtürkler’i yakalayıp kaçırmışlar ve o günden bu yana onlardan haber alınamamış. Kaçırılanlardan yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi yalnızca Erdoğan Enver ve Ünal Adil’ın kalıntılarına, Ayios Yeorgios Alamanos’ta (Pentagomo/Beşevler bölgesinde) bir mağarada, Piskobulu Ahmet Cemal’ın kalıntılarıyla birlikte ulaşılmıştı. Ancak kaçırılan diğer Kıbrıslıtürkler hala “kayıp”.

Hasan Nahit henüz 18 yaşında, lise mezunu bir gençti 1974’te. Ailesinin dört çocuğundan birisiydi. Annesi Gökçen Nahit Kamer’in Kayıplar Komitesi’ne verdiği bilgilere göre, dört Kıbrıslırum 15 Ağustos 1974’te ikindin saat 4-5 civarında Çiftlikler’deki evlerine gelerek zorla içeriye girmişler ve eşi Nahit Salih ile oğlu Hasan Nahit’i alıp götürmüşler. Onları yeşil renkli bir otobüse bindirmişler. Gökçen Hanım, otobüste Faruk Şükrü, Musa Selim ve Kemal Ahmet’in de olduğunu görmüş, onları tanımış. Oğlunu ve eşini kaçıran Zakaçili Kıbrıslırumlar’ın isimlerini Kayıplar Komitesi yetkililerine veren Gökçen Nahit, Çiftlikler bölgesinden bir Kıbrıslırum’un da Zakaçi’den gelen EOKA-B’cilere, Çiftlikler bölgesindeki Kıbrıslıtürkler’in evlerini gösterdiğini ve böylece sözkonusu Kıbrıslıtürkler’in bu evlerden alınmasını sağladığını anlatarak onun da ismini Kayıplar Komitesi yetkililerine vermiş. Bu kaçırılma olayından üç gün sonra İngiliz Üsler Bölgesi’ne giden ve orada üç ay kaldıktan sonra Kıbrıs’ın kuzeyine geçen Gökçen Nahit Kamer, evladından ve eşinden bir daha haber alamamış… Gökçen Hanım’ın eşi Nahit Salih, 1933 doğumlu imiş, 1974’te evinden alınıp götürüldüğünde henüz 41 yaşındaymış.

Aynı gün kaçırılan Musa Selim, Arşimandriya’da 1948’de dünyaya gelmiş ancak Çiftlikler bölgesinde yaşıyormuş, yapıcı ustası imiş. Emine Musa hanımla evli imiş. Emine Musa da Kayıplar Komitesi’ne verdiği ifadede, 15 Ağustos 1974’te bir grup Kıbrıslırum askerin evlerine gelerek eşi Musa Selim ve babası Kemal Ahmet’i alıp kaçırdıklarını ifade etmiş. Emine Musa’nın annesi Havva Kemal da, Kayıplar Komitesi’ne verdiği ifadede, 1974’te eşi Kemal Ahmet, dört çocuğu, kızı Emine Musa ve güveyisi Musa Selim’le birlikte Çiftlikler bölgesinde yaşadıklarını, Kıbrıslırum askerlerin evlerine gelerek eşi Kemal Ahmet ve güveyisi Musa Selim’i alıp kaçırdıklarını, onlardan bir daha haber alamadıklarını anlatmış. Aslen Küçük Kaymaklılı olan Kemal Ahmet, 1923 doğumluymuş ve işçiymiş. Kaçırıldığı zaman 51 yaşındaymış.

Aslen Mandirgalı bir yapıcı ustası olan Faruk Şükrü, 1946 doğumlu olup Işılay Faruk Hanım’la evli ve iki çocuk babasıymış 1974’te Leymosun Çiftlikler bölgesinden kaçırıldığı zaman. Kaçırıldığında henüz 26 yaşındaymış. Işılay Faruk Hanım, Kayıplar Komitesi’ne verdiği ifadede 14 Ağustos 1974’te bir grup Kıbrıslırum askerin Çiftlikler bölgesine gelerek Kıbrıslıtürk erkekleri dövdüğünü ve evlerinden ayrılmamaları talimatını verdiğini anlatmış. Kıbrıslırum askerler ertesi günü geri gelerek eşini ve onunla birlikte Çiftlikler’den başka Kıbrıslıtürkler’i de alıp gitmişler. Eşi “kayıp” edildiği için Uluslararası Kızılhaç Örgütü ICRC tarafından kuzeye gönderildiğini söyleyen Işılay Faruk Hanım, eşinin kaçırılmasından bu yana ondan hiç haber alamadığını da anlatmış Kayıplar Komitesi’ne.

 

ÜNAL ADİL, AHMET CEMAL, ERDOĞAN ENVER…

Çiftlikler’den 15 Ağustos 1974’te diğer Kıbrıslıtürkler’le birlikte alınan Ünal Adil ve Erdoğan Enver, Piskobu’dan alınan Ahmet Cemal’la birlikte Ayios Yeorgios Alamanos’ta sadece denizden tekneyle girilebilen bir mağaraya götürülerek burada öldürülmüşler ve mağaranın ağzını kapatmak maksadıyla onları öldüren EOKA-B’ciler, dinamit patlatmışlardı. Fakat dinamiti patlatmalarıyla birlikte, mağaranın kapalı olan üst kısmı yani tavanı delinmiş ve buradan mağaranın içerisine güneş ışığı girmeye başlamıştı. Böylece bu mağarada devasa bir incir ağacı büyüyüp dışarıya çıkmış ve bu gömü yerinin işareti gibi öylece orada durmaktaydı. Rahmetlik Ksenofon Kallis, Ayios Yeorgios Alamanos sahilinde sürekli yüzmeye gitmekteydi, kendisi Kayıplar Komitesi’nin “mimarı”ydı, Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kayıplarla ilgili ana araştırmaları yürütmüş olan, dosyaları oluşturan, kendini olası gömü yerlerini araştırmaya adamış bir şahıstı. Ayios Yeorgios Alamanos’ta yüzerken o mağaranın içinden büyüyüp dinamitin yol açtığı delikten dışarı çıkmış olan incir ağacı Kallis’in dikkatini çekmişti. Çünkü Kallis, ağaçlara, bitkilere son derece meraklı, bu işin uzmanı birisiydi. Gördüğü incir ağacı, “Anadoliga” denen beyaz incirdi ve Ayios Yeorgios Alamanos bölgesinde bu ağaçtan yoktu Kallis’in bildiği kadarıyla. Kallis bu konuyu derinlemesine araştırarak, “kayıp” Ahmet Cemal’ın Piskobu’daki evinde bu ağaçtan olduğunu, Ahmet Cemal alınıp “kayıp” edilmeden önce en son evindeki ağaçtan bu incirlerden yediğini öğrendi. Kayıtları taradı ve Birleşmiş Milletler ve diğer yabancı kayıtlarda, bu bölgede Ağustos 1974’te dinamit patlatılmış olduğu yönünde kayıtlar buldu. Böylece bu mağarayı araştırmaya girişti ve üç “kayıp” Kıbrıslıtürk’ün bu mağaradaki kalıntılarının bulunma sürecini başlattı. Kayıplar Komitesi kazı ekibi bu mağarada kazı yaparken, incir ağacını kesti ancak incir ağacı işlevini tamamlamıştı: Dikkatli bir göze, rahmetlik Kallis'e, gömü yerini işaret etmişti…

Biz de hem 2007 yılında, hem de 2008 yılında ve sonraları da bu mağaranın bulunduğu bölgeyi ziyaret ettik. Ahmet Cemal’ın değerli evladı, kayıp yakını Hüseyin Hergüner arkadaşımızla buraya gittik ve Kıbrıslırum film yönetmeni arkadaşımız Panikos Hristantu, onunla bu bölgede çekimler yaptı… 2007’de Kallis’le birlikte bu bölgeyi ziyaret ettiğimizde mağaranın tepesi açıktı… 2008’de mağaranın üstü kapatılmıştı…

Sonraları, 2012-2013 yılında Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum ressamları da bu alana götürdük ve incir ağacının ve bu üç “kayıp” Kıbrıslıtürk’ün öyküsünü onlara da anlattık, bu ressamların bazıları da ressam Nilgün Güney’in Sanat Atölyesi’nde, “Gerçeğin Rengi” başlıklı resim sergimiz için bu konuda bazı resimler çizdiler… Bu resimleri Lefkoşa’da, ara bölgedeki Goethe Enstitüsü’nde 2013’te açtığımız “Gerçeğin Rengi” başlıklı resim sergisinde sergiledik… Hüseyin Hergüner’le röportajımız da hem YENİDÜZEN’de bu sayfalarda, hem POLİTİS gazetesinde Rumca olarak, hem de kendi bloğumuzda (sevgululudag.blogspot.com) İngilizce olarak yayımlandı… Adamızın kuzeyinde ve güneyinde çeşitli okullarda yaptığımız sunuşlarda da bu konuya yer verdik ve öğretmenlerle öğrencilerin sorularını yanıtladık. Böylece yaşanmış olanları unutmadık, unutturmadık. Bu mağaranın bulunmasını, orada kazı yapılmasını sağlayan rahmetlik Kallis’i de bu sayfalarda tekrardan saygıyla anıyoruz…

16-17-syf-sevgul-ssss-layout-1-page-02.jpg

LEYMOSUN’DAN KAYIP VRETÇALILAR…

Yine EOKA-B’ciler tarafından aynı gün yani 15 Ağustos 1974’te Leymosun’da bir sokaktan alınıp bir landroverle bazı Kıbrıslırum polisler tarafından kaçırıldığı söylenen Vretçalı Mülayim Kamil ve Hüseyin Cemal’ın da gömü yerine ulaşılamadı.

Bir Kıbrıslırum okurumuz yıllar önce Vretçalı sözkonusu iki Kıbrıslıtürk kaybın olası gömü yerini, bizimle birlikte gelerek Kayıplar Komitesi yetkililerine göstermişti. Ancak bildiğimiz kadarıyla bu gösterilen alanda herhangi bir kazı yürütülmedi. Kıbrıslırum okurumuz, sözkonusu iki Vretçalı Kıbrıslıtürk’ün kaçırıldıktan sonra Leymosun’un hemen dışındaki Polemidya’da bir eve götürüldüklerini, burada bir süre tutulduktan sonra öldürülerek bölgeye gömüldüklerini anlatmıştı. Mülayim Kamil, 1955 Vretça doğumluydu, kaçırıldığı zaman henüz 19 yaşında, genç bir yapıcı ustasıydı. Leymosun’da kardeşinin evinde kalıyor ve Leymosun’daki inşaatlarda çalışıyordu. Kendisiyle birlikte yine Vretça’dan arkadaşı Hüseyin Cemal da aynı evde kalıyor ve birlikte işlemeye gidiyorlardı. Ekmek almak üzere fırına gittikleri bir esnada, sokakta durdurulup bir landroverle kaçırıldılar ve onlardan bir daha haber alınamadı.  Mülayim Kamil’le birlikte “kayıp” edilen Hüseyin Cemal da Vretçalı’ydı ve 1957 doğumluydu, yani 1974’te henüz 17 yaşında bir gençti. Her ikisi de bekardı… İki seneden beridir yani 1972’den beridir Leymosun’da kalıp burada inşaat işlerinde çalışmaktaydılar…

Kayıplar Komitesi yetkililerini, uzun yıllar önce kendilerine Kıbrıslırum okurumuzla birlikte göstermiş olduğumuz Polemidya’daki olası gömü yerini ayrıntılı biçimde tekrardan araştırmaya davet ediyoruz…

Bu konuda daha ayrıntılı bilgi sahibi okurlarımızı da bildiklerini paylaşmaya davet ediyorum… Konuyla ilgili olarak daha ayrıntılı bilgi sahibi olan okurlarımız, isimli veya isimsiz olarak beni 0542 853 8436 numaralı telefondan arayabilirler. Kayıplar Komitesi’ni aramak isteyenler de 181 ihbar hattını isimli veya isimsiz olarak arayabilirler.

oncelik-sayfanin-altina-s-16-huseyin-herguner-babasi-dahil-uc-kayip-kibrisliturkun-goturuldugu-magarayi-isaret-ediyor-bu-resmi-2008de-cektik.jpg

Hüseyin Hergüner, babası dahil üç kayıp Kıbrıslıtürk'ün götürüldüğü mağarayı işaret ediyor. Bu resmi 2008'de çektik

oncelik-sayfanin-altina-s-16-uc-kayip-kibrisliturkun-gomu-yerindeki-incir-agacini-yakinlari-incelerken.jpg

Üç kayıp Kıbrıslıtürk'ün gömü yerindeki incir ağacını yakınları incelerken 

Bu yazı toplam 474 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar