Hem devletin hem kişinin onuru olmalı!
Mübarek Ramazan başladı; hayırlı olsun…
-*-*-
Beni günaha sokacaksınız ama çok çok çok iddialıyım; Cenab-ı Allah şekle gelip Dünya’ya inse, Lefkoşa’da Sarayönü’nde hepimizi toplasa ve dese ki; “Bu Türk Telekom meselesi, son derece iyi niyetle yapılan, gayet mükemmel bir şeydir, ben kefilim, şahidim, lütfen kabul edin”; yemin ederim ki “hade be o yanı” der meyhaneme giderim!
-*-*-
Abi, abla, yenge, enişte; bu işin dürüst, temiz, şeffaf, hesap verebilir bir “tavır” ya da “siyaset” ürünü olduğuna kimse, kimseyi ikna edemez!
-*-*-
Ve düşünün bu, “Devletim de devletim” diye gofdorozlanan tüm horozlara çok ağır bir tokat hatta ters yönden bakarsanız topluma karşı açık ihanettir!
-*-*-
Yabancı bir diplomat olsanız; bir hükümet üyesi size “KKTC de eşit ve egemen bir devlettir” dediğinde, “ananın devleti” diye yanıt vermez misiniz?
-*-*-
Sen nasıl bir devletsin?
Allah aşkına!
-*-*-
İkincisine gelelim…
Resmi – hukuki anlamda “KKTC diye bir devlet yoktur”…
-*-*-
Ama siz iddia ediyor ve diyorsunuz ki, “hayır vardır, biz de seçilmiş – yasal hükümetinin elemanlarıyız”…
Siz nasıl seçilmiş yasal elemansınız ki; kendi itibarınızı yerlerde süründürüyorsunuz?
-*-*-
Soru şu: Kazandığınız nedir ki; yasadışı işlerle, yasadışı ihalelerle “devletin onurunu” da “şahsınızın onurunu” da yerle bir edebiliyorsunuz?
-*-*-
Konu değişelim!
-*-*-
Aylardır, hatta aslında yıllardır, “Türk Telekom ile ne ilgisi var ki?” diyeceksiniz ve yanlış da anlayacaksınız ama “Jeffrey Epstein” isimli pezevenk ile yatıyor, kalkıyoruz!
-*-*-
Epstein sadece reşit olmayan kız çocukları pazarlaması yapan adi bir pezevenk miydi?
-*-*-
Bu yazıda geçen “pezevenk” ifadesini isteyen “hakaret” olarak da algılayabilir ama ben adamın mesleği anlamında kullanıyorum, bunu belirteyim!
-*-*-
Haaa “pezevenk” nedir?
Pezevenk, kadınları fuhuş yapmaya zorlayan ve bundan para kazanan kişidir…
-*-*-
Ancak Epstein meselesinde, küçük kız çocuklarının satışının gerçekleştiğinden yola çıkarsak; sıfat veya mesleğin profesyonel açıklaması “adi pezevenk” ya da “alçak pezevenk” şeklinde de dile getirilebilir!
-*-*-
Epstein, Musevi kökenli bir Amerikalıdır…
1953’te Amerika’da doğmuş…
-*-*-
Yasal görüntü anlamında mesleğinin “Finansçı” olduğu kaydediliyor ama ilk önce 2008 yılında, Florida’da reşit olmayan bir kız çocuğunu fuhşa teşvik suçundan hüküm giymiş…
-*-*-
Çok kısa sürede çıkmış!
-*-*-
2019’da “… çocuklara yönelik seks ticareti” suçlamasıyla tekrar tutuklanmış ve aynı yılın 10 Ağustos’unda Manhattan’daki cezaevinde ölü bulunmuş…
-*-*-
Resmi açıklama “intihar”!
-*-*-
Ancak, “ölmedi hala buralarda” diyen olduğu gibi, “Trump öldürdü”, “Amerikan istihbaratı öldürdü”, “Bu işin içinde kesin İsrail de var” gibi yığınla spekülatif bilgi ortalıkta dolaşıyor!
-*-*-
Epstein’in, çok çok çok ünlü krallar, prensler, prensesler, siyasetçiler, bilim insanları, iş insanları ile ilişki kurduğu, şu anda yazışmaları açıklandıkça herkesin malumu haline geliyor…
-*-*-
Bu kişileri ağırladığı, yedirdiği, içirdiği ve eminim malumunuzdur “seks hizmeti” sunduğu kaydediliyor…
Ve genellikle küçük yaşta kız çocuklarının kullanıldığı belirtiliyor…
-*-*-
Bu kız çocukları arasında olduğu ifade edilen birçok kadın da şu anda bu konuda sınırlı da olsa konuşuyor…
-*-*-
Seks hizmeti yanında, çocuk eti yemelerden, cenin tüketmelere kadar her tür “film konusu” dedikodu da ortalıkta dolaşıyor!
-*-*-
Sonuçta bakıyorsunuz; bu Epstein’in aslında kesinlikle İsrail istihbarat örgütü Mossad’ın bir elemanı olduğu iddiası ağır basıyor…
Bu iddia benim de fikr-i sabitimdir!
Yani böyle olduğundan kesin eminim!
-*-*-
Onlarca kral, prens, prenses, başkan, sanayici, bilim insanı, siyasetçi; bu adi - alçak pezevengin ağına takılmış ve hepsi, şantaj ya da benzeri şekilde – dilenildiği gibi “İsrail”e çalıştırılabiliyor!
-*-*-
Epstein’in Suudi Arabistan Pasaportu var mesela…
-*-*-
Benim en çok ilgimi çeken budur!
-*-*-
Binlerce güçlü insanın nasıl ağa düşürüldüğü belgesellerde yer alıyor, belgelerde isimleri çatır çatır yazılıyor!
-*-*-
Ve İsrail bir şekilde bu iğrenç ilişkilerle, Dünya’nın en güçlü “baskı grubunun” sahibi oluyor…
-*-*-
Peki; Epstein tek mi?
Tak başına mı çalışıyordu?
Elbette hayır!
-*-*-
Bazı kaynaklara göre, yazışmalarında kendisinin de belirttiği gibi bir “patronu” var!
Henüz kim olduğu hiç yazılmadı!
Yani işin içinde “baş pezevenk” de söz konusu!
-*-*-
Yakın coğrafyamızdan – örneğin Türkiye’den çok fazla veya çok önemli ismin bu pezevenkle birlikte anılmamış olması, haber değeri açısından çok ilgimizi çekmemiş olabilir ama konuyu nereye getireceğim biliyor musunuz?
-*-*-
Küçücük KKTC’den taaa en büyük devletlere kadar; ne yazık ki tüm Dünya veya tüm ülkeler, Epstein yöntemleri ile yönetilebiliyor!
-*-*-
Çocuk eti yemekten, çocuk kanı içmekten ve çocuklarla cinsel ilişkiye girmekten tutun; küçük parasal ya da siyasi çıkarlar sağlanarak yönetilen kurumlar ve devletler vardır…
-*-*-
Şekli ve cinsi ne olursa olsun, hemen her devlet, ulusal ya da uluslararası kazanımlarını sağlamaya çalışırken, Epstein’in pezevenkliğine denk ilişkiler kurabiliyor…
-*-*-
KKTC’deki büyük, çok büyük işlere ya da yatırımlara bakın…
-*-*-
Elbette bizimkilere çocuk eti yediriyorlar veya cinsel hizmet sunuyorlar diyemezsiniz ama birçok iş, birçok ihale; benzer çirkinlikteki ilişkilerle sağlanıyor!
-*-*-
Şimdi yazının başına dönelim ve sorumuzu yeniden soralım; Siz gerçekten bu Türk Telekom işinin, gayet yasal, gayet düzgün, gayet iyi niyetle yapıldığına mı inanıyorsunuz?
-*-*-
Tövbeler olsun ama dediğim gibi “Allah gelse, beni ikna edemez!”…
-*-*-
Haaa bunun sorumlusu yönetenlerdir!
Çünkü, yönetim yöntemleri demokratik, hukuki, şeffaf, hesap verebilir değil; kap karanlıktır!
-*-*-
Bilmem anlatabildim mi?

Tarih bir gün eminim şöyle yazacak: Sadece Dünya değil, en küçük devletçikler bile “Jeffrey Epstein” modeli ilişkilerle yönetilmekteydi…







