1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. Fiber optik protokolü, paydaşları ve toplumu germektedir. İtiraz noktaları nelerdir?
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

Fiber optik protokolü, paydaşları ve toplumu germektedir. İtiraz noktaları nelerdir?

A+A-

KKTC’de, yürürlüğe konulmak istenen, 25 yıl süreli “Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi Protokolü" ile ilgili tartışmalar, hem Meclis’te, hem de paydaşlar ile sivil toplum örgütleri içerisinde artarak devam etmektedir.

Bahse konu protokole, muhalefet partileri, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve ekonomik örgütler de tepki koyarak itiraz ettiler ve Hükümeti, sağduyu ile hareket ederek, gelen itirazları dikkate almaya çağırdılar.

Ülkemizin çağdaş bir dijital altyapıya kavuşması elbette ki çok önemlidir. Ancak, fiber optik protokolün hazırlanma ve şu anki aşaması şeffaflıktan uzak yapılmıştır. Protokol, sektörün geleceğini riske atmamalı, yerli yatırımcıları dışlamamalı ve onlara da fırsatlar sunmalıdır.

Bu çerçevede, teknik kabiliyet ve yetenek olarak da yeterli olan yerli firmalarımızın ihale açılmış olsaydı, bu ihaleye katılmak istediklerini de biliyoruz. Üstelik de, Hükümet yetkilileri devamlı olarak yerli üretimi ve yatırımcıları  desteklediklerini açıklamaktadır.

Dijitalleşen  dünyada, fiberoptik altyapı geliştirilirken, toplumsal uzlaşı ve şeffaflık göz ardı edilmemelidir. Güçlü bir fiber altyapı,  ekonomimizin rekabet gücünü ve kamunun sağladığı hizmetlerin kalitesini de elbette ki artıracaktır.

Protokolün ihale yoluyla gerçekleştirilmemesi, rekabet koşullarını ve kamu yararını sekteye uğratmaktadır. Bu da önemli hukuksal sorunlar yaratmaktadır.

Protokoldeki proje, sadece  bir internet yatırımı olarak değil, sektörlerin tümünü etkileyecek bir dijital alt yapı konusu olarak değerlendirilmelidir.

Stratejik bir konu olan dijital altyapıyı doğrudan etkileyen bu tür protokoller, şeffaflık, rekabet edebilirlik, hesap verebilirlik ve kamu yararı dikkate alınarak düzenlenmelidir.

Ülkedeki tüm kesimlerin güven duyacağı, ekonomik ve hukuki olarak kimseyi mağdur etmeyecek yeni bir düzenleme yapılabilmelidir.

Sektör temsilcileri, altyapının mülkiyeti, diğer servis sağlayıcıların eşit koşullarda erişimi, veri güvenliğinin nasıl sağlanacağı, teknik standartlar ile hizmet kalitesinin hangi ölçütlere göre belirleneceğine ilişkin düzenlemelerin protokolde net olarak görülmediğini belirtmektedirler.

Ayrıca, tarifelerin belirlenmesi, devletin gelir payı, yatırım teşvikleri ve piyasa dengeleri konusunda da belirsizlikler olduğu belirtiliyor. Teknik ve fizibilite raporları da henüz ortada yoktur ve kimseyle paylaşılmamıştır.

Öte yandan, Protokolle ilgili görüş belirten hukuk çevrelerine göre, eşitlik, rekabet, mülkiyet ve  vergilendirme konuları bakımından protokolün, anayasaya uygunluk açısından  değerlendirmeye ihtiyaç duyulabileceği söylenmektedir.

Ayrıca, Meclis’in “Onay Yasa Tasarısı”nın yapısı gereği, içerisindeki teknik şartlara müdahale edememesinin demokratik denetim açısından tartışma yarattığı vurgulanmaktadır.

Protokol, mevcut hali ile Anayasa Mahkemesi’nden dönme riski taşımaktadır. Muhtemel bir Anayasa Mahkemesi iptaliyle, ülkemiz hem zaman hem de itibar kaybedebilecektir.

Aslında, Hükümet ve Meclis komitesi, yaşanan süreçte, protokolün Anayasa’ ya uygunluğu konusunda şüphe duyulan hususlar varsa, görüş alma yönüne gitmeliydi. Bu yapılmadığı taktirde, protokolün Meclis’ ten geçmesi halinde, Cumhurbaşkanının da, anayasal görevi çerçevesinde yetkisi bulunmaktadır.

Protokol’ e göre, içeriğindeki şartların değiştirilebilmesi, geliştirilmesi  için, ek bir protokol yapılması gerekiyor. Ayrıca, taraflar, protokolde yer almayan veya sonradan ortaya çıkan konularda da ek protokoller yapabilmektedir.

Bu bağlamda,  bahse konu protokoldeki ekonomik ve teknik  itiraz noktaları, ek protokol yapılarak, şeffaf, rekabeti ve kamu yararını gözeten, yerli paydaşları ve sektörü de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenir ve mutabakat sağlanırsa, sorunların pek çoğu çözümlenebilecektir. Böylece, Kısır politik çekişmeler ve polemiklerle zaman kaybedilmeyecektir. Fakat, ortada henüz ek bir protokol yoktur.

Geçtiğimiz günlerde, TEL-SEN, İnternet Servis Sağlayıcıları, Bilgisayar Mühendisleri Odası, Türk Telekom Yetkilileri, Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, Maliye Bakanlığı  ve Başbakanlık yetkililerinin katıldığı toplantıda da, ek protokolle ilgili bir uzlaşı çıkmamıştı.

Hükümet’in, söz konusu protokolü Pazartesi günü(Bugün)bir kez daha Meclis Genel Kurulu’nda onaylatmayı denemesi bekleniyor. Öte yandan, Hükümet yetkilileri, ‘’ek protokol olmadan mevcut protokolün onaya sunulmayacağını’’ iddia etmişti. Ancak, aldığımız duyumlar, ek protokolün Pazartesiye (bugün) yetişemeyeceği yönündedir.

Ülkemizde, fiber optik alt yapısı ile ilgili olarak yenilik ve yatırım yapılması gerektiğini hepimiz söylemekteyiz. Ama, bu dönüşüm ve yatırımın yapılması için de, sektördeki tüm paydaşların itirazları ve önerileri göz ardı edilmemelidir. Aksi halde, bu konudaki toplumsal huzursuzluk ve tepkiler devam edecektir. Nitekim, Muhalefet, Meclis’ te protokolün iyileştirilmesi için mücadele ederken, pek çok sendika da grevlere başlamıştır.

Hükümet’in yapması gereken, paydaşlarla, sivil toplum örgütleri ve ekonomik örgütlerle bir araya gelerek, onların itirazlarını ve şüphelerini de giderecek şekilde mutabakata vararak, süratle, ek protokolü hazırlamak olmalıdır.

Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar