Tümay Tuğyan

Tümay Tuğyan

Eroğlu’nun ‘eski’ ama ‘yeni’ karın ağrısı

A+A-

 

Hasan Sertoğlu’nun adaylıktan çekilmesinin en önemli sebebi, belli ki UBP yönetiminin, O’nun arkasında sağlam biçimde durmayışı.

UBP içerisindeki bazı çevrelerin sıcak bakmadığı Sertoğlu, UBP-DP ittifakının ortadan kalkmasıyla birlikte tek başına UBP’nin adayı pozisyonuna gerilerken, bu güç kaybı nedeniyle parti yönetimi ‘risk almaktan’ çekinmiş olacak ki, seçime kendi içindeki muhalefete rağmen Sertoğlu ile girmeyi göze alamadı.

Parti içi muhalefeti dizginlemek adına Sertoğlu’ndan, KOP konusuyla ilgili geri adım niteliğinde açıklamalar yapması talep edildi; Sertoğlu da bunu kabul etmeyince, yollar ayrıldı.

Sertoğlu’nun adaylıktan çekilirken kafasından neler geçtiğini tam olarak bilebilmemiz mümkün değil.

Bir önceki seçimde (KOP işbirliği henüz gündemde değilken) sandıktan çıkamamışken, şimdi ittifak olmaksızın, mevcut karşıt çevrelerin de etkisiyle önceki seçime göre daha az oy alma ihtimali de O’nu bu karara doğru itmiş olabilir.

Ama bu ihtimal söz konusuysa da değilse de, UBP’nin Sertoğlu ile seçime girmeye cesaret edemediği ortada.

Peki UBP, futbolda Kıbrıslı Rumlarla bir işbirliği ihtimaline dahi tahammül edemez, söz konusu işbirliğini hayata geçirmeye çalışan bir üyesini kendi adayı olarak hazmedemezken, UBP’nin hassasiyetlerini DE dikkate alarak bir anlaşma yapma hedefinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, bunu nasıl başaracak?

Ya da daha doğrusu UBP ve o geleneği temsil eden Eroğlu, insanları ‘çözüm istediklerine’ ve ‘çözümü desteklediklerine’ nasıl ikna edecek?

Zira çözüm ve anlaşma, sadece futbolda değil, hayatımızın her alanında Kıbrıslı Rumlarla bir işbirliğini gerektiriyor.

***

Yerel seçimler biter bitmez, tüm siyaset yüzünü Cumhurbaşkanlığı seçimine dönecek.

Ve seçimin adaylarından biri, elbette Cumhurbaşkanı Eroğlu olacak.

Kuzey Kıbrıs’ta geleneksel sağ oylar, geleneksel sol oylardan fazla.

Dolayısıyla sağ oylara sahip bir adayın, sol oylara sahip adaya karşı şansı düz matematik hesabıyla, daha yüksek.

Yani dönemsel ve konjonktürel faktörleri bir kenara bırakırsak, UBP’nin ve DP’nin birlikte desteklediği bir adayın (ki hesap, sağın ortak adayının Eroğlu olması yönünde), seçimi kazanma ihtimali, kaybetme ihtimalinden fazla.

Kişilerin ya da siyasi partilerin yıpranmışlıkları da elbette etki yaratan unsurlar arasında.

***

Yerel seçimlerde ittifak çabaları başarısızlığa uğramış olsa da, esas hedef belediyeler değil Cumhurbaşkanlığı seçimi olduğundan, UBP ile DP’nin 2015’te yeni bir işbirliği ile karşımıza çıkması uzak ihtimal değil.

UBP Genel Başkanı Özgürgün her ne kadar DP’yi sert biçimde eleştirse ve Serdar Denktaş’ı ‘samimi’ olmamakla suçlasa da, günü geldiğinde bu partinin oylarına ihtiyaç duyacakları aşikar.

Ama az ama çok, Eroğlu’nun DP’den gelecek oylara ihtiyacı var.

Tabii denklemin elemanları o gün gelene kadar çok daha karmaşıklaşacağa benziyor.

Solda birden fazla aday ihtimali şimdiden konuşuluyor, ancak Eroğlu’nun da sağın tek adayı olacağının garantisi yok.

İrsen Küçük’ün dün Kanal Sim’e yaptığı açıklamalar ve 2015 seçimine yönelik açık kapı bırakan imaları, Eroğlu’nun karnını epeyce ağrıtacağa benziyor.

Bu karın ağrısından müzakere sürecinin nasıl etkileneceğini de hep birlikte göreceğiz.

Bu yazı toplam 1683 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar