Eğitimde gergin bekleyiş

Eğitimde gergin bekleyiş

Salgının gölgesinde ‘online’ olarak evde başlayan yeni eğitim yılındaki bilinmezlik yerini karamsarlığa bıraktı. Açılışı sürekli ertelenen ve son tarih olarak “1 Ekim” diye duyurulan yüz yüze eğitimin başlamasına ilişkin netlik yok.

A+A-

Fehime ALASYA

Geçtiğimiz haftalarda ülkede en yüksek seviyeye çıkan vaka artışı ve yerel bulaşın bu hafta hız kesmesiyle gözler yüz yüze eğitimin başlayacağı öngörülen 1 Ekim’e çevrildi.

Eğitim Bakanlığı ve Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, okulların 1 Ekim’de açılıp açılmayacağına dair bilinmezliğini hala korurken sağlık çevreleri de endişeli…

Tüm bunların yanında ülkedeki vaka sayısının düşmesi ve yerel bulaşın bu hafta giderek azalması okullarda yüz yüze eğitimin açılıp açılmayacağına dair merak uyandırdı.

Ülkedeki yerel bulaşın seyrini takip eden Eğitim Bakanlığı’nın Cuma gününe kadar Sağlık Bakanlığı ile bu durumu görüşeceği konuşulurken, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin de genel tavrının yerel bulaşın düşmesi durumuna göre olacağı yönünde.  

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin bu haftaki vaka seyrini de takip edeceği ve Pazartesi günü eğitim konusunda rapor hazırlayacağı öğrenilirken, sağlık çevreleri ‘tedbirli açılım’ konusunda uyarıda bulundu, sürekli kapalı kalmaktansa çözüm üretilmesi gerektiğini belirtti.  

Tüm bunların yanında ülkeye girişlerin karantinalı şekilde devam etmesi gerektiğinin de altını çizen sağlıkçılar, tedbirlerin arttırılması gerektiğini anlattı. 


Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut:

“Sürekli kapalı kalmak yerine entegre bir eğitim modeline geçmeliyiz”

Göz önünde bulundurulması gereken en önemli hususun sağlık kapasitesini aşmamak olduğunu ifade eden Gürkut, bazı kritik sınıfların yüz yüze eğitime başlatılmasından yana olduğunu kaydetti.

Eğitim için gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından okullarda özellikle bazı sınıfların yüz yüze eğitime başlamasının ihtiyaç olduğuna değinen Gürkut, “Sürekli kapalı kalmak yerine gerekli şartları, alt yapıyı, olanakları oluşturup entegre bir eğitim modeline geçmeliyiz” dedi.

Hem yüz yüze eğitim hem de online eğitimin uygulanabileceği bir programla eğitime başlanabileceğini kaydeden Gürkut, özetle şunları belirtti:

Önümüzdeki süreçte vakaların daha da artmasını bekliyoruz ama sürekli kapalı kalmak yerine gerekli şartları, alt yapıyı, olanakları oluşturup entegre bir eğitim modeline geçmeliyiz. Hem yüz yüze hem online eğitimi birlikte kullanmak gerektirecek gibi gözüküyor. Özellikle son yılı olan ve sınava girecek olanlar veya ilk yılı olan öğrenciler gibi bunlara yönelik online eğitim yetersiz kalacak, başarılarını etkileyecek, bunun için mutlaka öğretmen sendikaları ve velilerle bir istişare kurulu oluşturulmalı. İhtiyaca cevap verecek şekilde hareket edilmeli. 

Tüm bunlar için okullarda gerekli şartları oluşturmak gerek. Çocuklarımızı gönderelim de hasta olsunlar değil tabi ki… Gerekli şartlar oluşunca bununla birlikte online eğitim ile de desteklenmeli. Ama en azından kritik sınıflar yüz yüze eğitime başlatılabilir.

Kış aylarıyla birlikte ateşli hastalıklar artar, bu nedenle vaka sayıları sıfırı görmeyecektir diye düşünüyorum. Eğer bizler tedbirli yaşamayı öğrenirsek ve yurt dışı gelişlerde karantina uygulamasını devam ettirirsek kontrollü şekilde ilerleyeceğiz diye düşünüyorum. Esas göz önünde bulundurmamız gereken sınır ise sağlık kapasitemizi aşmamak, bunu zorlamamaktır.


TIP-İŞ Başkanı Ahmet Varış:

“Birkaç gün sonra bu durum netlik kazanacaktır”

Dünyadaki örneklere bakıldığı zaman gerekli düzenlemeler yapılarak okulların bir an önce açılması gerektiğini dile getiren TIP-İŞ Başkanı Ahmet Varış, okulların yüz yüze eğitime başlaması konusunda birçok etkenin rol oynadığını anlattı.

Bu süreçte yapılan en önemli adımın ülkeye gelişlerin kısıtlanması ve karantinalı giriş uygulaması olduğunun altını çizen Varış, buna bağlı olarak vaka sayılarının düşmesiyle Eğitim Bakanlığı’nın gerekli tedbirleri alarak eğitime başlaması gerektiğini savundu. Varış, ülkedeki vaka sayılarının düşmesi ve yerel bulaşın hız kesmesi ile durumun birkaç gün sonra netleşebileceğine değindi.

 

“Güney de İngiltere de okulları açtı”

Sürecin başında iken okulların yeni eğitim yılına sorunsuz başlaması gerektiğinin altını çizen Varış, “Ülkede ilk vaka 10 Mart’ta görüldü, o süreden bu yana Milli Eğitim Bakanlığı tarafından neler yapıldı buna bakmalıyız. Devlet olarak, okullarımızda neler yapıldı, ne kadar düzenleme yapıldı? İlgili uzanmaların önereceği tarama testleriyle birlikte okulların eğitime çoktan açılması gerekiyordu zaten.

İngiltere bile okullarını açtı, güneyde de bir takım tedbirlerle okullar açıldı.” dedi.

 

“…yoksa çocuklar bunu çok ağır geçirmez”

Yüz yüze eğitimin başlaması için okullarda alınacak olan bazı tedbirlere de değinen Varış, okulların açılmaması halinde ne gibi sıkıntılar yaşanacağına da değindi.

Varış, “Bizde de sınıflardaki oturma düzenlemesi ve havalandırma koşuluyla eğitim yılına başlanabilirdi. Bizde okullar açıldığı zaman esasen bulaştan korkuluyor.

Günümüzdeki şartlardan dolayı okul sonrası çocukların bakımını üstelenen ileri yaşta ebeveynine bu virüsü taşımasından korkuluyor.

Hem enfeksiyonun yayılması hem de ailelere bulaştırılmasından korkuyoruz. Yoksa çocuklar bunu çok ağır geçirmez.

Okullar kapalı kalmaya devam ederse çalışan aileler, çocukların bakımını nasıl üstelenecek. Bu da eğitimin diğer yönü…” dedi.

 

“Birkaç gün sonra bu durum netlik kazanacaktır”

Ülkedeki vaka sayısının da giderek düştüğünü anımsatan Varış, “Ülkeye girişlerin karantinalı olması da bu vakaların gidişatında, vakaların azalması ve sıfırlanması açısından çok önemli bir adımdır.  

Yoğun bakımdaki hastaların sayısı, pandemideki vaka sayılarının azalması, ülkedeki yerel bulaşın önünün alınmasıyla ilgili tüm bu ayrıntılar da göz önünde bulundurulmalı. Bu bağlamda şu anda çok yüksek bir öngörümü de maalesef bulunmuyor.

Bundan tam 2 hafta önce uçuşlar durdurulmuştu, tedbirler arttırılmıştı, akabinde karantinalı girişler başlamıştı, bunun ikinci haftasındayız ve vaka sayıları giderek azaldı. Bu nedenle birkaç gün sonra bu durum netlik kazanacaktır. Umarım daha güvenli ortamda eğitim konusunda hizmetler yakın zamanda başlar.” şeklinde konuştu.


Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Nesil Bayraktar:

“Yüz yüze eğitim için çok cesur olduğumuzu düşünüyorum”

Eğitimde özellikle ilk ve orta eğitimdeki iki grubun yüz yüze eğitime başlamasını endişe verici olarak değerlendiren Covid-19 hastaları ile ilgilenen doktorlardan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Nesil Bayraktar, gerekçeleriyle birlikte “Yüz yüze eğitim için çok cesur olduğumuzu düşünüyorum” dedi.

İlk ve orta eğitimde seyreltilmiş eğitim veya sürekli online eğitim gibi temassız veya daha az temaslı bir eğitim modeliyle bu sürecin atlatılması gerektiğini savunan Bayraktar, konuyu özetle şöyle değerlendirdi: “Ortaokul ve kreşlerde okul açmak için çok cesur olmamalıyız. Random testleri henüz çok sık yapmıyoruz. Bunun okulda öğrencilere ve öğretmenlere çok sık yapılması gerek. Ülkeye giriş çıkışları kısıtladık ancak öğrenci girişlerini sağlayacağız, akabinde yurt dışı uçuşları başlayacaksa bu riskli olur. Bu nedenle yüz yüze eğitim için çok cesur olduğumuzu düşünüyorum. Direkt temas ile 14 günde, yüzeylerden temas ile bulaşıcılığı 36 güne kadar süren bir virüstür ve gerekli tedbirler alınmadan okullar açılmamalı. Kaldı ki sendikaların açıklaması da bu konuda onay vermezken beni bu durum çok endişelendiriyor. Bir süre daha ilk ve orta öğretimi online veya seyreltilmiş eğitim ile düşünülmeli. Bunlar ise eğitim bakanlığının çözüm üreteceği konular.

Bu bence endişe vericidir. Sürekli bir açılıp kapanma süreci yaşarken okulları açmak ve açıldıktan sonra yine kapatmak çok daha kötü.

Özellikle ilk ve orta eğitimdeki bu iki grubun bir biriyle teması olduğu için okulların altyapısını oluşturmak çok zor. Seyreltilmiş eğitim veya sürekli online eğitim gibi temassız veya daha az temaslı bir eğitim modeliyle bu süreci atlatmak bence en doğrusu.”

Bu haber toplam 1427 defa okunmuştur
Etiketler :