1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Eğitim Kayıpları Çoğalıyor
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Eğitim Kayıpları Çoğalıyor

A+A-

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı her hafta sonu okullardaki koronavirüs verilerini paylaşıyor. 26 Kasım 2021 Cuma verilerine göre okullarda durum vahim…

50 öğretmen, 416 öğrencinin Covid-19 testi pozitif; 94 öğretmen, 877 öğrenci ise Covid-19 temaslısı olarak not edilmiş. Daha açık bir ifadeyle bugün itibariyle 144 öğretmen ve 1293 öğrenci okula gitmiyor…

Eğitim kaybının ne derece büyük olduğunun fark ediyorsunuz değil mi? Bu anlayışta ısrar edilirse okulların açık kalmasının zora gireceği de aşikar…

Hal böyle iken Eğitim Bakanlığı sadece veri açıklamakla yetiniyor. Okullara yönelik testlerin artırılması, okul test merkezlerinin kurulması, öğrenci ve öğretmenlerin aşılanmasına yönelik aşı kampanyalarının işe koşulması nedense kimsenin aklına gelmiyor.

Yaşanan eğitim kayıplarının nasıl giderileceği ise akıllarda hiç yok:

Yüz yüze eğitime ara verilen ve uzaktan eğitime erişimin son derece sıkıntılı olduğu son iki öğretim yılındaki kayıplar hâlâ orada dururken bir de içinde bulunduğumuz öğretim yılında yaşananlar nedeniyle eğitimde geri kalma katmerleniyor.

Bir yandan sağlıklı ve güvenli eğitim mekanizmasının kurulmamış olması diğer yandan da plansızlığın ürünü olarak bir çözümmüş gibi dört elle sarıldığımız “seyreltilmiş eğitim” uygulaması öğrenciler arasındaki farkı açıyor. Her geçen gün kamu okulları ile özel okullara giden öğrenciler arasındaki fark daha da açılırken kamu okullarına giden öğrencilerin kendi aralarındaki fark da kapanılmayacak bir hal alıyor.

Eğitim kayıpları var. Hem de ciddi boyutlarda… Oysa her şey yolundaymış gibi, sanki öğretimle ilgili hiçbir sorunumuz yokmuş gibi davranılmaya devam ediliyor. Bu durum en hafif ifadeyle bu ülkenin çocuk ve gençlerine sorumsuzca davranmak, hepimizin geleceğinden çalmak demektir.

Yapılması gereken şey bellidir. Eğitimde yaşanan kayıplar, gün, saat ya da dakika üzerinden değil, öğrencilere kazandırılması gereken davranış ve beceriler üzerinden hesaplanmalı, bu kayıpların giderilmesine yönelik alternatif programlar işe koşulmalıdır.

Yapılması gereken şey; yeni bir eğitim anlayışına, alternatif bir pedagojiye ihtiyacımız olduğunu fark etmektir.

nnn-005.jpg


Buraya Dikkat

Sorumluluk Nasıl Kazandırılır? Nasıl geliştirilir?

Çocukta sorumluluk duygusunun gelişmesi onu hayattaki fırtınaları atlatma becerisi ile donatır. Unutulmamalıdır ki; bir çocuk için hayat günlük fırtınalarla baş etmeyi öğrenmekten ibarettir.

Her şeyden önce çocuğun cesaretlendirici ve destekleyici bir ortama ihtiyacı vardır. Ancak böyle bir ortam kendi kendine yetmesine ve kendisini yönetmesine olanak vereceğinden çocuğun kendine olan güvenini geliştirir. Bunun tam tersi olan koruyucu ortam çocuğun bağımsız bir birey olmasını engeller. Koruma-kollama tuzağına çoğunlukla anneler, zaman zamanda ailedeki diğer kişiler düşer. Onlara göre çocuk hep küçüktür, hep yapamazdır… Yemeği yedirilir, ayakkabısı giydirilir… Acıktığına, üşüdüğüne, uykusu geldiğine hep annesi karar verir… Okula giderken çantası taşınır, ödevini unutur anne yetiştirir… Arkadaşı ile kavga eder çözüm bu kez de baba bulur…

Her ihtiyacı anne-baba tarafından karşılanan, devamlı neyi nerede ve nasıl yapacağı kendisine hatırlatılan, yanlış yaptığında azarlanan ve kınanan çocuklar, gölge bir kişiliğe sahip olur. Karşılaştıkları bir problemi çözmekte güçlük çekebilirler. Anne babaya sormadan bir iş yapmayı tercih etmezler, kendilerine güvenlerini kaybedebilirler. Sorumluluk sahibi bir çocuk için anne-baba şu cümlelerden uzak durmalıdır:

  • “O daha çocuk, kendi başına karar veremez."
  • “Onun için doğru olanı yapıyoruz.”
  • “Hayır, öyle demek istemiyorsun.”
  • “Senin için en doğru şey benim söylediğimdir.”

 


Anlayana Gülmece

Size İkram Edilene Dikkat Edin

Tur otobüsü şoförü, omzuna dokunulunca hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki hemen arka koltuktaki yaşlı kadın elinde bir avuç badem ikram etmekte… Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş… 15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şoförün omzuna dokunup bir avuç daha badem verir… Bu ikramı 5 kere daha yapınca, saygılı şoför dayanamayarak;

  • Zahmet ediyorsunuz efendim… Hep bana yedirdiniz... Biraz da kendiniz yesenize…

Yaşlı kadın hemen yanıtlar;

  • Çiğneyemiyorum evladım… Dişlerim yok…

Şoför biraz şaşkın bir tavırla hemen sorar;

  • Niye satın alıyorsunuz o zaman?
  • Evladım ben sadece üzerindeki çikolatayı emmesini seviyorum!...

 

Bu yazı toplam 704 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar