1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Egemen, eşit ve  mutluymuşuz!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Egemen, eşit ve  mutluymuşuz!

A+A-

Sosyal Sigortalar battı mı?
Batmadı canım; sadece bu ay sonu maaş ödeyebilmek için en az 212 milyon TL’ye ihtiyacı olacak!

-*-*-

Ercan Havaalanı bitti mi?
Bitmedi…
Ama prestijli bir uluslararası havaalanı olacaktı ya, vazgeçtik. Dün Başbakan açıkladı ve dedi ki, “Ercan’ı TC’nin iç hat havaalanı yapacağız!”…
Allah Allah!
Yani Larnaka Havaalanı’nı “tek uluslararası havaalanı” olarak kabul ettik, Ercan’ı da TC’ye mi teslim ettik?
Egemen elektriksiz eşit devletçiler nerede?
Ersin bey Toroslar’da mı kaldı?
Tahsin abim bir şey söylesin!
Ercan elbette iç hat muamelesi görürse, biletler ucuzlayabilir ama bu da uluslararası zemini kaybetmesi anlamına gelmez mi?

-*-*-

Neyse!
Son dokuz ayda bin 37 kişi çek yasağına giriş!

-*-*-

Son üç ayda bin işletme iflas etmiş.
Pandemi süresince de küçük ve orta ölçekli işletmelerin 10 bininden 6 bini kapanmış!

-*-*-

Maaşlara yüzde 37 zam, belediyelere yüzde 26 katkı payı!
Soru: “Batmayan belediye de batsın diye mi?”
Cevap: Ne bileyim oğlum!

-*-*-

Devlet son altı ayda yaklaşık 1 milyar TL borçlandı!
Borç faizi yüzde 20’lerde!
Sadece devletten maaş alanları ödemek için 2022’de en az 2 milyar TL’ye ihtiyaç var!

-*-*-

Ve ülkede akaryakıt ile gaz sıkıntısından söz ediliyor…
Ve ülkede elektrik kesinlikle zamlanmak zorunda!
Çünkü son iki yıldır, 2,5 TL’ye ürettiğimiz elektriğin kilowat saatini, 0.95 TL’ye satıyormuşuz!
Kıb – Tek mi?
Kıb – Tek, elektriğin kilowat saatini en az 4 TL’ye satmazsa, batmaya mahkumdur!

-*-*-

Valencia portakalın geçen sene ton fiyatı 2,5 bin TL’ydi.
Bu sene de aynı…
Sadece dövizdeki artışla hesaplasak, üreticinin “batsi” gitmesi için valencianın tonunun 4,3 bin TL olması gerekiyor… 
Bu işlerin uzmanı olan CTP Güzelyurt Milletvekili adayı Mehmet Bozer anlattı…

-*-*-

Limona biçilen değer de 1,2 bin TL / ton…
6 bin ton limon şu anda dalında bekliyor.
Hükümet, limon suyu ithalatındaki yüzde 5’lik KDV’yi sıfırladı.
Yani dedi ki, “ithalatçı getirsin, üretici baksın veya batsın…”

-*-*-

Hayvan yeminin torbası geçen sene 135 TL’ydi…
Bu sene 330 TL…

-*-*-

KKTC’de internet hızı hala 3,5 GB…
Hıyarın kilosu 20 TL!
Domates 10 TL!
Kırmızı mantar, (o çok koydu bana) 280 TL!

-*-*-

Daha, turist sayısından söz etmedik, dış ticaret açığına değinmedik… 
Kısacası, bu rakamlar diyor ki; bu UBP; bu memleketi, Ersin Tatar ve Türkiye’deki ahbapları ile birlikte muhteşem yönetti…
Ne batması kardeşim!
Geleceğe yürüdük ve farkında olmayanlar var!
Gelecekteyiz canlarım benim!
Şu anda içinde yaşadığımız zaman; “gelecek” zaman!

Geçmiş mi?
Rum bizi kesiyordu!
Türkiye gelmeseydi topluca öldürecekti!
Kanla aldık vermiyoruz!
TRT’nin bize geçmişimizi öğreten dizi filmi ne oldu?
Artistlerden biri kadın mı dövdü?

-*-*-

Amaaaaan, geçiniz hepsini!
Gerçekler demek ki neymiş?
Hala UBP yüzde 30 oy alabiliyorsa, halk memnunmuş!
Birinci gerçek budur!
Ve ikinci gerçek neymiş?
Egemen ve eşitmişiz ve ayrıca Toroslar görünüyormuş!
Vallahi ben demedim ama Ersin Tatar öyle diyor!

 


Kıbrıslı Türklerin kronolojisi

Kıbrıslı Türkler hiç özgür olmadı ki!
1571’den 1878’e tam anlamıyla cehalet devri…
1878’den 1914’e, Osmanlı’dan İngiliz’e, “sizin olsunlar, tepe tepe kullanın” devri…
1914’ten 1923’e, İngiliz’den bize, “tepe tepe kullanacağız” devri.

-*-*-

1923’ten 1958’e, “meleme devri”… 
Yani koyun gibi “meee meee” diye ses çıkarılan dönem…
1958’de, “Amerika’nın emri, İngiliz’in kavli ile”; aslan kesilme devri…
1958’den 2001’e genel anlamıyla militarizm devri…
1958’den 1960’a “havaya bakma devri”…
1960’dan 1963’e, “yer altına gömme devri”…
1963’ten 1968’e, “Rum’dan tokat yeme, arada bir tayyare sesi işitme devri”…
1968’den – 1974’e, “aval aval bakma ve bir miktar ülkeden kaçma devri”…

-*-*-

1974’te kurtuluş devrinin başlangıcı.
Ve anında batışlar…
1974 – 2001, kumandanlar tarafından yönetilme ve hep birlikte Atatürkçü olma devri.
2001’den günümüze, yobazlar tarafından yönetilme ve “sahte namaz, uydurma Fatiha, ‘Sahi Atatürk kimdi?’ deme devri”…

-*-*-

Kısacası, hiç kendimizi yönetemedik.
Demokrasi ve özgürlüğü bilmiyoruz.
Hatta ayıptır söylemesi, demokrasi ve özgürlüğün tadına, “Rum Pasaportu” adını vermekten çekinmediğimiz yasal devletimizin pasaportu ile varıyoruz…

-*-*-

23 Ocak 2022, çözüm ve özgürlüğün başlangıç tarihi olsun…
Ya da “namaz kılarmış gibi yapıp, Fatiha okurmuş gibi davranmaya; akşam da bodiri bodiri hatta botsaynan gonyağı götürmeye” devam…
Gandır çocuğu da miyav desin!
“Hep yalan” devri!
 


 

kk-154.jpg

Gönyeli Barajı ve Beşparmak Dağları. Ersin Tatar’sız, koronasız ve sağlıklı günler dilerim. Tedbirleri bırakmayın. 

Bu yazı toplam 1503 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar