1. YAZARLAR

  2. Erdinç Gündüz

  3. ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’
Erdinç Gündüz

Erdinç Gündüz

‘Bir Zamanlar Kıbrıs’

A+A-

İzlemeye hiç niyetim yoktu. Okuduklarımdan sonra bir bölümüne olsun bir bakayım dedim. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Pes doğrusu…

Nasıl baksan, kabul edilir gibi değil.  Bir kahramanlık öyküsü mü yaratılmak istendi ? Bir aşk öyküsü mü ? Diyelim ki bu ikisinden biridir.  O zaman –en azından- adını ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ koymayacaktınız beyler. Daha da önemlisi, bilmediğiniz çok şey varken, bilirmiş gibi davranmanız da inanılmaz . Ama  ‘bu, ’ Türkiye genelinde –standart vatandaşından- gazetecisine- maalesef acı bir gerçek.

***

Daha önce de yazmıştım. Bir kez daha tekrarlamam gerekti.

Yıllar önce bir panel için İstanbul’aydım.  Ülkenin en seçkin gazetecilerinden bazıları da ordaydı.  Son gün, bir kafede bir şeyler içip sohbet etmeye gitmiştik. Havadan sudan bir sürü konuyla süren başlayan sohbet sonunda,  PKK ve Doğu’daki olup bitenlere dönüşmüştü.  Benim hiç karışmadığım uzunca bir tartışma vardı.  Konu aniden Kıbrıs’a dönüverdi. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Zaman zaman müdahale ediyor ve “O öyle değil böyledir” diyordum. Ama bu durum Kıbrıs’la ilgili tartışmanın her anında tekrarlanmaya başlamıştı. Sonunda dayanamadım ve şunları söyledim:

“Bu sohbet sırasında, Kıbrıs konusunda çok da fazla bilginiz olmadığını üzüntüyle fark ettim. Bunu zaten köşe yazılarınızda da fark ediyordum. Lütfen beni bağışlayın ama Kıbrıs’ta olup bitenlerle ilgili yorum ve düşüncelerinizi ve yanlışlarınızı fark ettikçe PKK ve Doğu’da olup bitenlerle ilgili yazdıklarınızdan da kuşkulanmaya başladım. (…)”

Bu sözlerim üzerine herkes susmuştu. Kendi aralarında bakıştılar önce. Sonra ünlülerden biri “Erdinç Bey’in söylediklerini düşünüyorum… Doğru söylüyor sanırım… Bazen, ayrıntıları bilmeden, yüzeysel bilgilerle öyle konulara giriyoruz ki… (…)” dedi.

***

Aradan yıllar geçtikten sonra değişen bir şey olmadığını görmek, duymak inanılmaz üzüntü verici. Geçen süre içinde öyle gaflara tanık olduk ki… Hangisini söylesem?  TV’de izlediğimiz röportajlarda, Kıbrıs’ın nerede olduğunu bile bilmeyenleri mi? Askerliğini Kıbrıs’ta yapmış bir gencin Kıbrıs’ın Ege’de olduğunu söylemesini mi? Ünlü mü ünlü bir gazetecimizin, Denktaş’ın 60’lı yılların ortalarında adaya paraşütle atlayarak yakalandığını mı? Ve daha neler neler…

***

TRT, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi Radyo-TV kuruluşu.  Şu veya bu amaçla, Kıbrıs’la ilgili bir dizi yapmaya karar vermişler. Teşekkür ederiz de, çok daha hassas, çok daha titiz olmanız gerekmez miydi ?

‘Kıbrıs’ta Bir Zamanlar’da yapılanlardan sonra,  tarihi içerikli (!!!) diğer dizilerinizde anlatmaya çalıştıklarınızın ne kadar doğru olduğundan kuşku duymaya başlamışsak haksızlık mı yapmış oluruz?


Sokak Ağzı

“Dışişleri Bakanımız açıkladı. Biden’in Ermeni Soykırımı sözlerini  “Yok hükmünde sayıyoruz” dedi. Eyy ABD. Ayvayı yemiş durumdasın , haberin olsun. Aha KKTC de kükredi.”

***

“Bir harita rezaleti eksikdi,. Eski müsteşar ben kendim yeni müsteşara verdim diyor.  Yeni müsteşarın Başkanı ben görmedim böyle bir harita diyor.  Böylesine de ilk defa şahit oluyoruz.”

***

“Görüşmelere, Interbol’da sabıkalılar listesinde olduğu için, Arıklı gidemedi. Halbuki Başkan Tatar’ın Interpol’la arası iyiydi. Bir torpil yapabilirdi adamcağıza.”

***

“Rüstem Tatar’ı da kaybettik. Allah Rahmet eylesin. Sırlarıyla birlikte o da göçüp gitti.  Hatırladığımkadarıyla rahmetlinin bir, para dolu valizle yurttan çıkmaya çalışması olduydu. Sonra birileri o konuyu kapattı. Neydi o mesele ? Ayrıntılarını bir bilen var mı ?

***

“O ahmaksa sen nesin doğrusu çok merak ediyorum”


Anlayana

“Politikacıya soru sorma ki sana yalan söylemesin.” (Dashiell Hammett)

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1937 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar