1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Bir gün herkes mülteci olabilir”
“Bir gün herkes mülteci olabilir”

“Bir gün herkes mülteci olabilir”

Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla YENİDÜZEN’e konuşan insan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcileri, Kıbrıs’ın kuzeyinde mültecilerin eğitim, sağlık, barınma ve çalışma hayatına erişimde ciddi sorunlar yaşadığını belirtti.

A+A-

Berivan BABAHAN

Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla YENİDÜZEN’e konuşan insan hakları savunucuları, hukukçular ve sivil toplum temsilcileri, Kıbrıs’ın kuzeyinde mültecilerin eğitim, sağlık, barınma ve çalışma hayatına erişimde ciddi sorunlarla karşılaştığını vurguladı. Ortak çağrı ise mültecilerin temel haklarının güvence altına alınması, mülteci statüsünün yasal olarak tanımlanması ve mevcut hak ihlallerini önleyecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönünde oldu.

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Başkanı Emine Dizdarlı, Avukat Deniz Düzgün, Mülteci Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nagehan Gökler Gürkaya ve İnsan Ticaretine Karşı Birleşik Eylem Projesi Asistanı Laden Molla, mültecilerin yalnızca yasal statü değil, eğitim, sağlık, barınma, çalışma yaşamı ve toplumsal uyum alanlarında da desteklenmesi gerektiğini belirterek, insan hakları temelli politikaların güçlendirilmesi çağrısı yaptı.


Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Başkanı Emine Dizdarlı:

“İnsanlar nereye giderse gitsin belirli haklara sahiptir”

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Başkanı, Emekli Yüksek Mahkeme Yargıcı ve Ombudsman Emine Dizdarlı, mültecilerin eğitim, sağlık ve barınma gibi temel haklardan yararlanabilmesi için yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dizdarlı, mevcut mevzuatın yetersizliği nedeniyle mültecilerin birçok hak ihlaliyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dizdarlı, mülteci hakkının temel bir insan hakkı olduğunu ifade ederek, “İnsanlar nereye giderse gitsin belirli demokratik düzen içerisinde belirli haklara sahiptirler. Özellikle eğitim, barınma, sağlık ve benzer haklar anayasal haklardır. Bu ülkede oldukları süre içerisinde ister vatandaş olsun ister olmasınlar bu haklardan yararlanmaları gerekir” dedi.

Kıbrıs’ın kuzeyinde mültecileri kapsayan yasal mevzuatın oldukça sınırlı olduğunu kaydeden Dizdarlı, bunun birçok sorunu da beraberinde getirdiğini söyledi.

 

“Çocuklar eğitimden, hastalar sağlık hizmetlerinden mahrum kalıyor”

Yasal eksikliklerin barınma, eğitim ve sağlık alanlarında ciddi sorunlara yol açtığını belirten Dizdarlı, “Ev yoksa ve ikamet belli değilse örneğin çocuklar eğitimden mahrum kalıyor veya hasta olduklarında hastane olanaklarından ya da sağlık sisteminin olanaklarından yararlanılamıyor. Bu zincirleme gelişmekte olanların esası da yasal düzenlemelere bağlıdır ve maalesef bunlar yeterli olmadığı sürece insan hakları ihlalleri de devam edecektir” ifadelerini kullandı.

 

“Bazen hiç söz hakkı verilmeden deport ediliyorlar”

Mültecilerin ülkeye giriş sürecinde karşılaştıkları sıkıntıların hafifletilmesi gerektiğini vurgulayan Dizdarlı, başvuru süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesinin önemine dikkat çekti.

“Bunlar yapılmadığı sürece kişilerin yakalandığı anda suçlu olarak adlandırılacaklarını” söyleyen Dizdarlı, “Mahkeme prosedürü var ve bazen hiç söz hakkı verilmeden deport ediliyorlar” dedi.

Dizdarlı, mültecilerin ülkesini, ailesini ve yakınlarını geride bırakarak daha güvenli bir yerde yaşam kurmaya çalışan insanlar olduğunu belirterek, gerekli işlemlerin kolaylaştırılması ve doğru yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.


Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Avukat Deniz Düzgün:

“Bir gün herkes mülteci olabilir”

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Avukat Deniz Düzgün, mülteci haklarının insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Kıbrıs’ın kuzeyinde mültecilerin statüsünü düzenleyen yasal eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Düzgün, mültecilerin barınma, eğitim, ekonomik yaşam ve güvenlik alanlarında çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Mülteci haklarının insan hakları perspektifinden değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Düzgün, “Mülteci hakları da insan hakları içerisinde yer alan haklardır. Azınlıkların ve mültecilerin hakları daha çok ihlal edildiği için mülteci haklarının insan hakları penceresinden değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

Düzgün, ilk olarak mültecilerin yasal statüsüne ilişkin düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek, yasalarda mülteci tanımının yapılması ve sığınma talebiyle gelen kişiler için hukuki bir çerçeve oluşturulması gerektiğini söyledi.

 

“İnsan kaçakçılarının mağduru olabiliyorlar”

Mültecilerin yalnızca hukuki değil, günlük yaşamda da ciddi sorunlarla karşılaştığını ifade eden Düzgün, “Barınma, ekonomik alanda yaşadıkları sıkıntılar ve dil bariyeri nedeniyle insan kaçakçılığı yapanların mağduru olabiliyorlar. Bunlarla ilgili çalışma yapılması gerekiyor” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) önemli bir rol üstlendiğini belirten Düzgün, mültecilerin eğitim ve sağlık alanlarında yaşadıkları birçok sorunda BM desteğiyle hizmet alabildiklerini söyledi.

“Bizim kendi yasalarımızda mülteci tanımı olmadığından, Birleşmiş Milletler tarafından kendilerine verilen belgelerle burada hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar” diyen Düzgün, mülteci hakları ihlallerine karşı yeterli önlem alınmadığını ve birçok kişinin geldikleri ülkelere geri gönderildiğini ifade etti.

 

“Daha çok yardım eli uzatılması gerekiyor”

Dünya Mülteciler Günü’ne dikkat çeken Düzgün, mültecilere yönelik yaklaşımın daha insani bir zeminde ele alınması gerektiğini belirterek, “Mülteci dendiği zaman hafızamda yer alan tek söz ‘Bir gün herkes mülteci olabilir’. Bulunduğu ülkeyi terk etmek zorunda kalabilir ve başka bir yere göç etmek zorunda bırakılabilir. Bir gün hepimizin mülteci olabileceğini düşünerek daha geniş önlemlerin alınması, daha çok yardım eli uzatılması ve yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği inancındayım” dedi.


Mülteci Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nagehan Gökler Gürkaya:

“Temel haklar, hemen hepimiz için”

Mülteci Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nagehan Gökler Gürkaya, mültecilerin barınma, eğitim, sağlık ve çalışma hayatında ciddi sorunlarla karşılaştığını belirterek, bu alanda kapsamlı yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Gürkaya, mültecilerin temel haklara erişiminin devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Gürkaya, Mülteci Hakları Derneği'nin, mültecilerin maruz kaldığı hak ihlallerine karşı mücadele etmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla kurulduğunu söyledi.

Derneğin son yıllarda insan ticaretiyle mücadele konusunda da çalışmalar yürüttüğünü belirten Gürkaya, insan ticareti mağdurlarının önemli bir bölümünü adaya dışarıdan gelen kırılgan grupların oluşturduğunu ifade etti.

Mültecilerden en çok barınma, gıda, sağlık ve eğitim alanlarında destek talepleri aldıklarını belirten Gürkaya, mevcut yasal boşluklar nedeniyle birçok kişinin temel haklara erişmekte zorlandığını söyledi.

“Ne devlet eliyle ne de farklı kaynaklardan bu ihtiyaçlar bu insanlara sağlanmıyor” diyen Gürkaya, zorunlu eğitim çağındaki çocukların okula kaydedilmesinde dahi sorunlar yaşandığını anlattı.

Barınma konusunda ev sahiplerinin yabancı uyruklulara ev vermek istemediğini, iş yaşamında da çeşitli önyargılarla karşılaşıldığını belirten Gürkaya, emek sömürüsü ve insan ticareti vakalarının da sıkça gündeme geldiğini ifade etti.

 

“Mülteciler düzensiz giriş nedeniyle cezalandırılamaz”

Adaya düzenli ve düzensiz yollarla gelen mültecilerin farklı süreçlerle karşı karşıya kaldığını belirten Gürkaya, düzensiz giriş yapan kişilerin çoğu zaman gözaltına alınarak sınır dışı sürecine sokulduğunu söyledi.

“Burada bir barınma veya sığınmayla ilgili herhangi bir başvuru hakları bulunmuyor. Bu durum uluslararası hukuka aykırıdır. Çünkü uluslararası hukukta mülteciler düzensiz giriş ve bulunuşlarından dolayı cezalandırılamaz” ifadelerini kullandı.

Gürkaya, ülkelerindeki savaş ve çatışmalar nedeniyle geri dönemeyen kişilerin ise UNHCR'ın Kıbrıs'ın kuzeyinde iş birliği yaptığı uygulayıcı partner kuruluşa başvurarak uluslararası koruma sürecine erişebildiğini ve değerlendirme sonucunda UNHCR tarafından koruma belgesi verilebildiğini belirtti.

 

“Türkçe dil yeterlilik belgesi olmayan çocuklar okula kayıt yaptıramıyor”

Yerel yönetimlerin mültecilerin topluma uyumu konusunda daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyleyen Gürkaya, belediyelerde oryantasyon birimleri kurulabileceğini ifade etti.

Eğitim alanında yaşanan sorunlara da dikkat çeken Gürkaya, “Türkçe dil yeterlilik belgesi olmayan çocuklar okula kayıt yaptıramıyor. Yerel yönetimler Türkçe kursları açabilir ve yeterlilik sınavlarına ücretsiz erişim sağlayabilir” dedi.

Gürkaya, Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla verdiği mesajda ise, “Temel haklar, hemen hepimiz için” ifadelerini kullandı.


Mülteci Hakları Derneği İnsan Ticaretine Karşı Birleşik Eylem Projesi Asistanı Laden Molla:

“Destek ve eğitim mekanizmaları güçlendirilmeli”

Mülteci Hakları Derneği İnsan Ticaretine Karşı Birleşik Eylem Projesi Asistanı Laden Molla, mültecilerin topluma uyumu ve iş gücüne katılımı için eğitim ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Molla, yerel yönetimlerin ve devlet kurumlarının bu konuda daha aktif rol üstlenebileceğini belirtti.

Dernekte yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren Molla, 30 ay süren proje kapsamında iki toplumlu çalışmalar yürüttüklerini belirterek, insan ticaretiyle mücadele, iletişimin güçlendirilmesi ve diyalog artırıcı faaliyetler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

“İş bulma sürecini kolaylaştıracak eğitimler verilebilir”

Mültecilerle ilgili yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü ifade eden Molla, özellikle iş bulma sürecinde destekleyici eğitim programlarının oluşturulabileceğini kaydetti.

“Fiziksel güç gerektiren işler için ya da herhangi bir zanaat ve sanat alanında çalışmak isteyen kişilere eğitimler sunulabilir ve destek verilebilir” diyen Molla, üniversite öğrencileri ile mezunların da farklı programlarla desteklenebileceğini söyledi.

Üniversite mezunu olup iş bulmakta zorlanan kişiler için diplomaların tanınırlığını güçlendirecek çalışmalar yapılabileceğini belirten Molla, bu sayede mültecilerin iş gücüne katılımının kolaylaşacağını ifade etti.

İş hayatına katılan bireylerin aynı zamanda dil desteği alabileceğini ve topluma daha kolay uyum sağlayabileceğini belirten Molla, “Böylelikle toplumdan izole olmayacaklar ve toplumun bir parçası olarak hayatlarına devam edebilecekler. Oryantasyon ve entegrasyon da güçlenecektir” dedi.

 

“Hepimizin bir gün mülteci olma ihtimali var”

Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla da mesaj veren Molla, mültecilik olgusuna empatiyle yaklaşılması gerektiğini söyledi.

“Unutmamamız gereken bir gerçek var ki hepimiz bu riskle yaşıyoruz ve hepimizin bir gün mülteci olma ihtimali var” diyen Molla, Kıbrıs'ta da geçmişte zorunlu göç deneyiminin yaşandığını hatırlattı.

Molla, “Hepimizin geçmişinde bu var ve hepimizin geleceğinde de bunun potansiyeli var. O yüzden empati, saygı ve anlayış ile insanları kucaklamak çok değerli” ifadelerini kullandı.

Bu haber toplam 505 defa okunmuştur