1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. 2026’nın ilk asgari ücreti belirlendi. Ama, eşitsizlik ve adaletsizlik tartışmaları bitmeyecek
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

2026’nın ilk asgari ücreti belirlendi. Ama, eşitsizlik ve adaletsizlik tartışmaları bitmeyecek

A+A-

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılının ilk asgari ücretini aylık brüt 60 bin 618 TL, net 52 bin 738 TL olarak belirledi.

6 aylık Hayat pahalılığı oranı yüzde 21,66 iken, asgari ücretlilere verilen, hayat pahalılığının altındaki yüzde 18,39 artış, asgari ücretlilerde hayal kırıklığı yarattı.

Kamu çalışanlarına, kamu emeklilerine, sosyal sigorta emeklilerine yüzde 21,66 artış verilirken, asgari ücretlilere daha düşük artış verilmesi adaletsizliğin en büyük göstergesidir. Üstelik, hükümet yetkilileri tüm çalışanların alım gücünü artırdık derken, şimdi bunun tam tersini yapıp, kamu ile özel sektör arasında ayrımcılık yaptılar.

Açıklanan asgari ücrete, sendikalar haklı olarak tepki gösterdiler. Sendikalar, bu adaletsizliğin giderilmesi için, Asgari Ücret Tespit Komisyonuna itirazda bulunacak.Sonuç, değişmez diye düşünüyorum.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bakanlığın bu artış oranına ek olarak, KKTC vatandaşı olup sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılan çalışanlara, İstihdam Destek Fonundan, Şubat ve Mart aylarında olmak üzere iki taksit halinde 6 bin TL, toplamda 12 bin TL ücret desteği verileceği kaydedildi.

İstihdamı destek fonu ise, yerli işgücünün istihdamını  desteklemek için oluşturulmuştur ve bu amaçla kullanılmalıdır. Bu uygulama, çalışanlar arasında ayrımcılık yapacak ve toplumda dengesizlik yaratacaktır.

Söz konusu destekle, “asgari ücrete yapılan yüzde 18,39 oranındaki artışın yüzde 22,90 seviyesine tamamlanmasının” ve “çalışanların ekonomik koşullar karşısında korunmasının” hedeflendiği bildirildi.Bu artışın, sadece KKTC vatandaşlarına yapılacağını da söyleyelim.

Ücret desteğinden yararlanmak isteyen KKTC vatandaşı ve sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılan çalışanların, İhtiyat Sandığı Dairesi’ne müracaat edebileceği ve başvuruları uygun bulunan çalışanların destek ödemelerinin, beyan edilen banka hesaplarına yatırılacağı ifade edildi.

Öte yandan, devlet, Anayasa’ ya göre, sosyal adalet ve eşitlik ilkelerine göre haraket ederek, halkın refahını ve dar gelirlilerle, güçsüzleri, muhtaçları, desteklemek ve  korumakla yükümlüdür. Ancak, Hükümet, Anayasanın aksine, asgari ücreti belirlerken, toplumun ücret anlamında en ihtiyaçlı kesiminin yanında, kamu çalışanları ve emekliler  gibi durmamıştır.

Ayrıca, bu ek ücret uygulaması, asgari ücretin biraz üstünde maaş alanlara uygulanmayacağı için, orada da bir adaletsizlik olacaktır.Sosyal Güvenlik Kurumlarının, düşük uygulanacak hayat pahalılığı artışından dolayı(yüzde 3.27)  prim gelirleri kayıpları da olacaktır.

Bunun yanında, bu kayıplar, ilerdeki emekli maaşlarında da mağduriyet yaratacaktır.Üstelik de, asgari ücrete göre maaş alan engelli vatandaşlarımızın da mağduriyeti vardır.

Ülkedeki mal ve hizmetlerin fiyatı durmadan artarken, asgari ücretlilerin gelirlerini, satın alma güçlerini, enflasyon karşısında geriye götürmek, eşel mobil sisteminin ruhuna da aykırıdır.

Gıda harcamalarına bile yetmeyen asgari ücretle, dar gelirlilerin geçinmesi mümkün değildir. Ayrıca, kira, eğitim, sağlık, ulaşım ve elektrik v.b giderleri karşılamak imkansızdır.

Asgari ücret artışından sonra, geçmişte yaşandığı gibi, yeni zamların olmaması için, denetimler yapılmalı ve fırsatçılık yapanlara cezalar verilmelidir.

Hükümet, özellikle küçük esnaf ve küçük işletme işverenlerine yapacağı sosyal güvenlik işveren katkı payı desteklerinde yapacağı geliştirmelerle,  asgari ücrette uzlaşıyı sağlayabilirdi.Böylece, asgari ücretliler devlet çalışanları ve emekliler ile oluşan maaş artışı adaletsizliği de giderilebilirdi.

Enflasyon düşmeyip, piyasa ucuzlamadığı sürece ve zamların devamı halinde, yeni asgari ücret de, çalışanları çok fazla rahatlatmayacaktır. Asgari ücretin yükseltilmesi önemlidir. Ancak, halkın alım gücünün artırılması daha da önemlidir.

Öte yandan, hayat pahalılığı oranının, kamu çalışanları ve emeklilere uygulandığı  gibi, asgari ücrete de, otomatik olarak yansıtılması konusunda, asgari ücret yasasında düzenleme yapılması da düşünülmelidir.

Asgari ücret konusunda, her yıl ayni söylemlerle, tepki ve itirazlarla  karşılaşmak istemiyorsak, taraflar bir araya gelip, yasal değişiklik konusunda uzlaşmaya çalışmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, Asgari ücret sadece gıda harcamalarını karşılamak  için olan bir ücret değil, insanların asgari ihtiyaçlarını karşılayarak hayatlarını devam ettirecekleri bir ücret olmalıdır. Ayrıca, tüm Belediyelerin, çalışanlarına, belirlenen 6 aylık hayat pahalılığı oranında artış yapması da değerlidir.

Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar