“Kimon Kıbrıs’a Geri Döndü!”, “Kıbrıs Artık Uzak Değildir!”
Ağrotur İngiliz üssüne yapılan İHA saldırısı Kıbrıs Rum toplumunda ciddi güvenlik endişeleri yarattı. İngiliz üslerine yakın köyler geçici bir süre için boşaltıldı. Baf havaalanı bir süreliğine kapalı kaldı. Sivil Savunma, halkı en yakın sığınakları tespit etmeye ve hazırlıklı olmaya çağırdı.
Böyle bir ortamda Yunanistan’dan Kıbrıs’a F16 savaş uçakları ve savaş gemileri gönderildi ve Kıbrıs Rum halkı Yunanistan’ın bu jestini büyük bir coşkuyla karşıladı.
Siyasi partiler Yunanistan’a şükran beyan ederken, sıradan vatandaşlar sevince boğuldular. Yunanistan nihayet Kıbrıslı Rumlar için somut bir şeyler yapmıştı... Algı bu yönde idi.
Bu arada, adaya gelen Yunan savunma bakanı Dendias Kıbrıslı Rumların duygularını okşayan açıklamalar yaptı ve sembolik değeri yüksek göndermelerde bulundu.
“Kimon Kıbrıs’a Geri Döndü” ve “Kıbrıs Uzak Değildir” dedi.
Bu cümleler Kıbrıslı Rumların yüreğine su serpti.
“Kimon”, bu günlerde adaya demir atan Yunan savaş gemisinin adıdır. Yakın geçmişte Yunan donanmasına katılan ve son model teknolojiyle donatılan gemi, donanmanın “amiral gemisi” olarak görülmektedir.
Kimon’un Kıbrıs’a gelişinin apayrı bir anlamı vardır. Dendias “Kimon Kıbrıs’a Geri Döndü” derken, tam da bu gizli anlama gönderme yapıyordu.
Kimon Yunanlı bir generaldi. M.Ö 480 yılında Pers İmparatorluğu’nun saldırılarına karşı Yunanlıları korumak için savaşmıştı ve büyük başarılar elde etmişti.
M.Ö 450 yılında Perslere karşı başkaldıran Kıbrıs halkına destek vermek ve Kıbrıs’ı Perslere karşı korumak için 200 parçalı bir donanma ile adaya gelmişti. Savaşa Kition (Larnaka) kuşatmasıyla ama savaşamadan ölmüştü. Savaştan caymamaları için Kimon’un öldüğü Yunan ordusundan saklanmıştı. Bu yüzden, Kimon için “Kai Nekros Nika” (Ölüyken bile Kazanır) efsanesi yaratıldı ve bu efsane günümüze kadar geldi.
İşte, Dendias “Kimon Kıbrıs’a Geri Döndü” derken Yunanlıların Kıbrıs ile tarihten gelen bir “beraberliği” olduğunu vurguluyordu ve Helenizm’in dünden bugüne bir “bütün” oluşturduğu iddiasını tekrarlıyordu.
“Kıbrıs Artık Uzak Değil!”
Dendias’ın dikkat çeken diğer açıklaması, “Kıbrıs Artık Uzak Değil, Yakındır” yönünde yaptığı açıklama oldu.
Bu da son derece manidar bir cümledir. 1974 Temmuz ve Ağustosu’nda adayı bölmek üzere ilerleyen Türk askerleri karşısında Yunanistan başbakanı Karamanlis’ten bir şeyler yapması istendiğinde, Karamanlis “Kıbrıs Uzaktır” diyerek Yunan ordusunu savaşa sokmayı reddetmişti.
Dendias şimdi “Kıbrıs Uzak Değildir” derken Karamanlis’in tezinin artık geçerli olmadığını söylemek istiyordu ve Yunanistan’ın Kıbrıslı Rumları için gerekirse savaşa girebileceğini ima ediyordu.
Kıbrıslı Rumlar gerek Kimon’nun adaya gelişinden, gerekse Kıbrıs’ın artık Yunanistan’a uzak olmadığını işitmekten büyük bir memnuniyet duydular.
Dendias’ın açıklamalarının somut bir karşılığı olup olmadığı veya adada bulunan Kimon savaş gemisi ile dört F16’nın Kıbrıslı Rumların güvenlik sorununu çözüp çözmediği bir yana, Yunanistan, 1974’te ihanete uğradığını düşünen Kıbrıslı Rumların güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.
Bunun bir nedeni de, Kıbrıslı Rumların son yıllarda güvenlik konularında İsrail’e sarılma eğilimi göstermeleridir. Nitekim, kamuoyu yoklamalarında vatandaşlar güvenlik konusunda öncelikle İsrail’e güvendiklerini söylüyorlar. Yunanistan İsrail’in arkasından ikinci sırada yer alıyor.
Öyle anlaşılıyor ki, Yunanistan Orta-Doğudaki gelişmeleri fırsat bilerek Kıbrıslı Rumlar nezdinde güven tazelemek istiyor. Nitekim, Yunanlı kamuoyu önderleri de Kıbrıslı Rumlara seslenerek, “unutmayın, sizin için kan dökecek tek ülke Yunanistan’dır” diyorlar.
Gerçek şudur ki, Türkiye bütün ağırlığıyla adanın kuzeyine mevzilenmiş bulunurken, Yunanistan da adım adım adanın güneyine yerleşiyor.
Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye söz söyleyecek mecali yoktur. Kıbrıslı Rumlar da Kıbrıs Cumhuriyeti devletine karşı besledikleri olumlu duygulara ve bu devlet sayesinde başta AB üyeliği olmak üzere, elde ettikleri bütün kazanımlara rağmen, söz konusu güvenlik olunca Yunanistan’a sarılıyorlar.
Bundan da şunu anlıyoruz ki, anavatanları ile birleşemeyen Kıbrıslıları anavatanları artık kendi vatanlarında kucaklıyor...







