1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Liselerimiz Sırası
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Liselerimiz Sırası

A+A-

 

ÖSYM’nin verilerine dayanarak 2013-YGS sonuçlarına göre KKTC’nin 180 ve üzerinde puan alanların oranı %47.15 olduğunu ve sınav ortalamasının çok altında olduğumuzu geçen hafta yazmıştım.

Bugün yapmaya çalışacağım analiz ise 2012-LYS verilerine dayanmaktadır. 2012-LYS’ye Türkiye ve KKTC’den toplam 7.001 lisenin öğrenciler girmiş ve bu öğrencilere “Matematik-Fen”, “Türkçe-Matematik” ve “Türkçe-Sosyal” alanlarında puanlar hesaplanmıştır. İşte bu puanlara göre, KKTC’deki 17 devlet lisesinin (meslek liseleri hariç) 7.001 lise içerisindeki sırasına, hangi liseden kaç öğrencinin 180 ve üzeri puan aldığını, grup ortalamasını ve standart sapmasını içeren veriler ÖSYM tarafından yayımlandı.

Puan Türlerine Göre Liselerimizin Sırası
Matematik-Fen puan türüne göre yapılan sıralamada ilk beşteki liselerimiz: Lefkoşa TMK, Mağusa TMK, Girne 19 Mayıs TMK, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi ve Güzelyurt Kurtuluş Lisesi. Bu listede fen öğretimi yapan 20 Temmuz Fen Lisesi ne yazık ki ilk beş arasında yok… Bu bulgu, ülkemizdeki devlet liseleri arasında matematik ve fen öğretiminde kolejlerinin öne çıktığı şeklinde yorumlanabilir...

Türkçe-Matematik puan türüne göre yapılan sıralamada ilk beşteki liselerimiz: Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, Güzelyurt TMK, 20 Temmuz Fen Lisesi, Lapta Yavuzlar Lisesi, Girne 19 Mayıs TMK. Bu listede dikkat çeken iki önemli bulgu var. Birincisi, sınavla öğrenci alan bir okul olmamasına rağmen Lapta Yavuzlar Lisesi’nin bu puan grubunda ilk beşte yer alması, diğer ise fen lisesi olmasına karşın 20 Temmuz Fen Lisesi’nin bu grupta ilk beşte yer alması…

Türkçe-Sosyal puan türüne göre yapılan sıralamada ise ilk beşteki liselerimiz; Lefkoşa TMK, Güzelyurt TMK, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, Lefkoşa Türk Lisesi ve Akdoğan Polatpaşa Lisesi. Bu sıralamada da Lefkoşa Türk Lisesi ve Polatpaşa Lisesi, sınavla öğrenci alan okullar olmamasına rağmen ilk beşte yer alıyor…

Üç puan türündeki ortalamaya göre yapılan genel sıralamaya baktığımızda ise sınavla öğrenci alan okulların öne çıktığını görüyoruz. İlkokul sonrası değil de ortaokul sonrası sınavla öğrenci alan Bülent Ecevit Anadolu Lisesi’nin ilk sırada yer almış olması ayrıca dikkat değerdir. Bu bulguya göre, “Anadolu Lisesi”  programının LYS için en uygun program olduğunu söylenebilir. Ayrıca kolejlerin IGCSE ve A-Level gibi programları yerine hâlâ YGS ve LYS programlarını öne çıkarttıkları şeklinde yorumlanabilir.

Öte yandan üzerinde çalışmamız gereken önemli bir unsur daha var. Genel liselerimizin büyük bir kısmının 7.001 lise arasındaki yerinin oldukça gerilerde olduğudur… Hemen her puan türünde birçok genel lisemiz sıralamadaki yeri bu genel 3.500’lü sıraların gerisinde olduğu açıkça görülmektedir.

YGS, LYS veya diğer merkezi sınavlar, herhangi bir okulun gerçek başarısını gösteremez. Çünkü bir okulun temel misyonu öğrencilerine, merkezi sınavlarda yüksek puan aldırtma değildir…

Okullar, organik yapılardır ve öğrencilere sınavlarda sorulan sorulara verdikleri yanıtlardan çok daha farklı unsurlar da kazandırmalıdırlar. Çabalar, tutumlar, davranışlar, değerler, duygular ve kültürel mirasın aktarılması bu unsurların bazılarıdır…

Eğitim sistemimizin, ortaöğretim kısmını neredeyse tamamen endekslediğimiz YGS ve LYS sonuçları, ister istemez liselerin bir tür karşılaştırılmasını da ortaya çıkartıyor. Hemen şunu söylemeliyim ki bu veriler, liselerin karşılaştırılmasından çok eğitim sistemimizin gidişatı hakkında bilgi vermesi açısından dikkate alınmalıdır.

 

***


Buraya Dikkat

Matematik Problemine En Çok 15 Dakika

İrlanda Limerick Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sarah Moore, boyunca yüzlerce öğrencinin sınavlarına hazırlanma süreçlerini inceledi. Prof. Moore, bu inceleme sonuçlarına göre öğrenciler ve ebeveynlerine yönelik verimli ders çalışmanın ilkelerini bir rehberde topladı. İşte bu rehbere göre verimli ders çalışmanın süresi ve anne-babanın tutumunun nasıl olması gerektiği ile ilgili bazı detaylar:

Çalışma Zamanını Belirlemek
Çalışmaya gerekenden fazla zaman harcamak verimliliği düşürüyor. Bir öğrenim listesinin içeriğini çalışmak, bir şeyler ezberlemek ya da zor bir matematik problemini çözmek için en fazla 10 ila 15 dakika harcanması gerekiyor. Hazmedilmesi için zaman gereken uzun bir ders bölümünü okumanın 40 ila 45 dakikadan fazla sürmemesi gerekiyor. 15 ile 30 dakikada bir çalışmaya ara verip kısa yürüyüşler yapmak ve bacak kaslarını açmak ders çalışmanın monotonluğunu aldığı gibi ortopedik sorunların çıkmasını da engelliyor.

Anne Babalara Öneriler
Ebeveynlerin çocuklarına ders çalışmaları konusunda yardımcı olurken fazla zorlamacı olmamalarını, çocukların kendi çalışma tarzlarını geliştirmelerine destek olmaları gerektiğinin altını çiziyor. Ebeveynlerin çocuklarına ne kadar desteğe ihtiyaç duyduklarını sormaları, çocukları ders çalışırken dikkat dağıtıcı faaliyetlerde bulunmamaları, çocuklarının ders çalışma zaman çizelgelerini takip ederek olası sıkışıklıkları önlemeleri ve son olarak da çocuklarını her zaman için cesaretlendirmeleri tavsiye ediliyor.

Bu yazı toplam 2723 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar