1. YAZARLAR

  2. Onur Olguner

  3. YEŞİL BİR LEFKOŞA HAYAL DEĞİLDİR!
Onur Olguner

Onur Olguner

YEŞİL BİR LEFKOŞA HAYAL DEĞİLDİR!

A+A-

2020 yılı hepimizin hayatını değiştirdi. Özellikle evlerde kapalı kaldığımız dönem pek çok neslin daha önce hiç yaşamadığı küresel ölçekte bir tecrübeydi. Pek çoğumuz kendi evlerimize farklı bir açı ile bakar olduk. İhtiyaçlarımız değişti.

Özellikle apartmanlarda yaşayan insanlar için bu süreç villa tipi bir eve taşınmak için önlenemez bir arzuya sebep oldu.

Aslında arzu edilen villa tipi bir ev almak değildi, TOPRAĞA BASMAKTI. Yani, asıl ihtiyacımız bahçesi olan bir eve taşınmaktı. Bu ihtiyaç özellikle korona döneminde tavan yaptı.

Tabi, her ne kadar hepimiz geniş bahçeli villalarda yaşamak istesek de bizim bir ada ülkesi olduğumuzu unutmamak zorundayız. Bu ada ülkesinde en sınırlı kaynağımız topraktır.

Lefkoşa’da bu kaynağı yıllardır hoyrat bir şekilde kullandık. Şehrin hemen çeperine oluşturduğumuz konut bölgeleri (banliyöler) ile dışa doğru adım adım Lefkoşa’yı büyülttük.

 

onu.jpg

Önce Hamitköy bölgesini Lefkoşa’nın banliyösü haline getirdik. Beton bir örtü ile bu bölgenin tüm toprağını örttük.

Ardından daha Hamitköy’ün altyapısı bile yapılmadan Yenikent Bölgesindeki tarlalara villalarımızı inşa etmeye başladık.

Şimdilerde ise şehir iki yöne doğru büyüyerek yeniden toprak alanları yemeye ve yeni banliyöler yaratmaya hazırlanıyor. Alayköy ve Mesarya Bölgeleri beton ile örtülecek yeni alanlarımızdır. 

Bu yayılmacılığına devam edersek 20 yıl içerisinde Lefkoşa ile Mağusa şehir merkezlerini beton yapılarımız ile birbirine birleştireceğiz.

Lefkoşa’nın en doğu mahallesi, Mağusa’nın en batı mahallesi ile komşu olacak. Ve bu ülkede toprak alanlar, doğal alanlar ve orman arazileri adım adım azalmaya devam edecek.

Halbuki adanın güneyinde durum bu şekilde değildir. Lefkoşa’da, Larnaka’da ve Limasol’da şehir merkezlerinde binalar yüksektir fakat bu şehirlerin arasında kalan alanlar ormanlık arazidir. Yeşil korunmuş, yapılaşma şehir merkezlerine sınırlandırılmıştır.

Limasol’a giden otobanda yaptığınız yolculukta bizdeki gibi beton blokların arasından değil, ağaçların arasından ilerlersiniz. Şehir şehirdir, geriye kalan yeşildir.

Adanın kuzeyinde bizler de artık en değerli kaynağımız olan toprağı hoyratça kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Bunu başarmak içinse önemli bir adıma ihtiyacımız var: Toprağa basan villa tipi evleri apartman bloklarına taşımak zorundayız!

Lefkoşa’da artık yeşil teraslı apartman dairelerini teşvik etmeliyiz. Bunu da ancak imar bonusu ile başarabiliriz!

Yatırımcıya apartman yaparken iki seçenek sunacağız:

  • Ya 10 adet 80 m2 birim
  • Yada 10 adet 160 m2 birim

Yani aynı arazide ya 800 m2 bina yapabileceğini, yada 1600 m2 bina yapabileceğini söyleyeceğiz.

Tabi, 1600 m2 binayı yapabilmesi için önemli de bir şart koşacağız:

HER APARTMAN DAİRESİ DUBLEKS OLARAK VE ÖNÜNDE 40 M2 YEŞİL TERAS EKLENEREK YAPILACAK!

Ve sadece bu imar bonusu ile atacağımız adım ile:

  • Şehir içerisinde salt beton değil, yeşil ekolojik binaların yapılmasını teşvik edeceğiz.
  • Lefkoşa sakinlerine şehir merkezindeki apartmanlarda toprağa basabilecekleri, maliyeti düşük konut sahibi olma imkanı sağlayacağız.
  • Bu imkan sayesinde şehir çeperinde hızlanarak devam eden banliyö betonlaşmasının önüne geçeceğiz. Azaltacağız.
  • İnsanlarımız her gün işlerine banliyölerden gelmek yerine şehir merkezindeki apartman tipi villalarından gelecekler ve bu da Lefkoşa’nın trafik yükünü ciddi oranda azaltacak.
  • Yeni banliyö bölgelerine altyapıyı taşımanın yüksek maliyetinden kurtulacağız. Merkezde bu altyapı yatırımlarını nispeten çok daha ucuza tamamlayacağız.
  • Şehrin merkezini binaların üzerinden yeşillendirerek yaz aylarında 2 ile 3 derece arası daha serin olmasını sağlayacağız.
  • Lefkoşa’daki yatırımcıları kazandıracak ve kazandırırken de daha yeşil bir Lefkoşa’ya katkı koymalarını sağlayacak bir katma değer kazandıracağız.

İşin güzel yanı ise böylesine yeşil bir Lefkoşa’ya erişmek için elimizde ihtiyacımız olan her şey mevcuttur!

Her zaman söylemişimdir; bizim ne bilgi eksikliğimiz, ne ekonomik kaynak eksikliğimiz, ne de insan kaynağı eksikliğimiz vardır.

Bizim tek eksikliğini çektiğimiz şey, alışılagelmiş siyaset anlayışı yerine VİZYONU tercih etmektir.

Eğer bu tercihi yaparsak, yeşil bir Lefkoşa hayal değildir!

Bu yazı toplam 508 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar