1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Türkiye, Dünya, Biz ve Bayram…
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Türkiye, Dünya, Biz ve Bayram…

A+A-

Bugün bir şeyin daha yıl dönümü oldu!

Geçen yıl bugün, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu göz altına alındı. Birkaç gün sonra tutuklandı ve tutukluluğu devam ediyor. Geçen hafta da İBB davaları başladı Silivri’de…

Göz altına alınmasının bir gün öncesinde üniversite diploması da iptal edilmişti İmamoğlu’nun… Hani Girne Amerikan Üniversite’nde okuyup yatay geçiş yaptığı İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diploma vardı ya, işte o.

Burada okuduğu yıllarda Türk Ocağı’nda da kalecilik yapmıştı İmamoğlu… Şimdi Silivri’de kendi deyimiyle “12 m2’de” birinci yılını doldurdu.

İmamoğlu aynı zamanda CHP’nin Cumhurbaşkanı adaylığını da gözaltına alınmasının birkaç gün öncesinde açıklamıştı.

İBB davası için 107 tutuklu insan var. Belediye başkanları, belediye bölüm amirleri, çalışanlar, hatta şoförler… Bazıları farklı illerdeki hapishanelere gönderilmişti ama bu dava günlerinde onlar da Silivri’ye getirildiler.

Yine Türkiye’de tutuklu gazeteciler var. Keyfî bir şekilde sabahın ilk ışıklarıyla evlerinden alınıp içeri atılıyor insanlar… Sürgünde olan gazeteciler var. Ağzı kapanan gazeteciler var. Kapatılan, kayyum atanan, yöneticilerinin hapsedildiği tv kanalları var. Tabii ki Havuz Medyası var Türkiye’de… Devletin kanalı TRT ile birlikte iktidarın sesi olmanın rekabetini yaşayanlar… Kim ne kadar överse, ne kadar el öperse, muhalefete ne kadar çamur atarsa!...

Ve bunlar yaşanırken Türkiye’de Erdoğan, işte bu havuz medyasını iftarda topluyor ve “Doğru’, ayakkabılarını giyene kadar ‘Yalan’, dünyayı 3 kez dolaşır” dedikten sonra “Geçmişte öyle günler yaşadık ki farklı sesler susturuldu, haber alma hakkı engellendi, medya organları toplum ve siyaset mühendisliğinin aparatı olarak hoyratça kullanıldı ama şimdi bunların hemen hepsi mazide kaldı… Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu, daha renkli bir basın ve yayın iklimine sahibiz” de dedi ve iktidarın sesi havuz medyası Erdoğan’ı ayakta alkışladı.

***

Diğer tarafta Trump var. Hani ABD’nin Başkanı olan Trump. Dünyanın her yerinin kendisininmiş gibi konuşan Trump. “Kanada’yı da, Grönland’ı da, Küba’yı da istiyorum” diyen…

Geçen gün “Amerika’nın geçmişinde Küba gündemde hep vardı. Şimdi de öyle… Küba’yı istiyorum, manzaraları güzel” diyordu yine tatil için Küba’yı almak istermiş gibi…  “Nedir senin dediğin?”, “Deli misin?”, “Hasta mısın?”, “Megaloman mısın?”, “Kes sesini” diyen olmadığı için konuşuyor, saçmalıyor hep.

İran’ı, İsrail ile birlikte bombalarken, İran’ı ve Ortadoğu’yu Suriye’de yaptığı gibi yeniden dizayn etmek isterken, İsrail, ABD’nin desteğiyle Gazze’yi yerle bir ederken, on binlerce kişiyi çocuk, kadın demeden öldürürken ses çıkaran olmamıştı yine, hatta destek bile verdi emperyalist ülkeler…

Şimdilerde İran, beklenmedik bir karşılık verince, petrolün dağıldığı Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına alınca Avrupa’dan beklediği desteği alamayan Trump, Avrupa’ya ve NATO’ya küstü! İran’da bir çıkmaza girmiş gibi görünüyor. Evet, çok büyük bir yıkım oldu İran’da… Dini Liderleri ve üst düzey askerler öldürüldü ama bu durum İran’ın direnişini artırdı. Geride kalanlar, biraz başı bozuk da olsa İsrail’i korkutuyor gibi görünüyor.

Hatta Netanyahu’nun öldürüldüğü haberleri geliyor ama ispatlanamıyor. Arada Netanyahu’nun hayatta olduğunu ispatlamak isteyen videolar paylaşılıyor ama onların da yapay zekâ ürünü olduğu iddia ediliyor. Savaş devam ediyor. Bize de ara ara gelen, havada imha edilen drone veya füzelerin olduğu savaşı canlı yayında izlemeye devam ediyoruz. Trump böyle istiyor diye…

***

Ya KKTC?

Ohooo… Bizde çalışmalar çok. ‘Yüce Meclis’e UBP-DP-YDP hükümeti kamuda emekliliğin 65 yaşa çıkarılması için bir yasa önerisi getiriyor. Bunun da iki kişinin emekli olmaması için yapıldığı söyleniyor.

Öte yandan Maliye’den çıkan 50 bin tl’lik trol paraları var gündemde… CTP Milletvekili Devrim Barçın, “Meclis TV ve bazı haber sitelerinin sosyal medya hesaplarında yorum yapan ‘trol’ hesaplara, Maliye Bakanlığı tarafından ‘hane halkı yardımı’ adı altında kişi başı 50 bin TL ödeme yapıldığını” söyledi.

Sevgili Mustafa Alkan’ın programına çıkan Ünal Üstel, “Başbakanlık’tan çıkan böyle bir çek yok. Böyle bir çek gösterilirse istifa ederim” dedi ama çeklerin Maliye’den çıktığı söyleniyor zaten. Yani böyle bir çek gösterildiğinde o zaman Üstel; “Hani Başbakanlık’tan değil, Maliye’den çıktı, o zaman istifa etmeme gerek yok” diyebilir çünkü böyle bir pişkinlik potansiyeli var.

İşte böyle bir ülke ve böyle bir dünya.

Böyle bir zamanda dilemek zor ama yine de iyi bayramlar.  

Bu yazı toplam 198 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar