1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Siyasi rakibinizi devirmek için uğraşmayın; hem kendinizi hem de düşüncelerinizi ayağa kaldırın!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Siyasi rakibinizi devirmek için uğraşmayın; hem kendinizi hem de düşüncelerinizi ayağa kaldırın!

A+A-

Siyasi rakipleriniz var!
Onların siyasi duruşlarını, icraatlarını veya icraatsızlıklarını hiç eleştirmeyeceksiniz ama özel hayatını dert edecekseniz…
Doğru mu?
Değil!

-*-*-

Sosyal medya çıldırdı tabii ki!

-*-*-

Ve sosyal medyadaki çılgınlığa ne yazık ki avukatlarımızdan tutun, bakanlarımıza kadar karşılıklı “küfürler” savruluyor!

-*-*-

Bir kişinin özel hayatı, başka kimselerin derdi olmamalı!

-*-*-

Haaaa bir vekil, bir bakan, bir başkan elbette özel hayatına da dikkat etmeli ama bu, sosyal medya ya da medyanın “hakaret etme” ya da “özel hayat üzerinden siyasi kazanım elde etme” oyununa dönüşemez!

-*-*-

KKTC’de Anayasa ve özellikle son yapılan ünlü yasa, özel hayatı koruyor!

-*-*-

Anayasal koruma altında bir de “yargının otoritesi…” var!
Dikkat edilmeli!

-*-*-

Kesinleşmiş mahkeme kararını eleştirmek başka şeydir, yargının otoritesini sarsmaya çalışmak başka şey!

-*-*-

Neyse!

-*-*-

Kıbrıs Postası’nda Başbakan Ünal Üstel’in eşinin “bel altı vuruş”la alakalı sözlerini okudum… 

-*-*-

Habere göre, Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs TV'de Melis Burcu'nun sunduğu Kadının Gücü programına konuk oldu… 

Sayın Zerrin Üstel, “bel altı saldırı” gibi ifadelerden söz etti… 

-*-*-

Programı izlemedim – izleyemedim ama Kıbrıs Postası’nda okuduklarımdan anladığım kadarıyla Zerrin Üstel, “Ünal Üstel'in siyasi faaliyetlerinden ziyade eşinin ve ailesinin özel hayatının siyasi tartışmanın konusu yapılması”ndan şikayetçi oldu… 

-*-*-

“Siyasi eleştirinin aile ve özel yaşam üzerinden yapılması doğru değildir” anlamına gelen ifadeler kullandı…

-*-*-

Bu ifadelere yani Zerrin Üstel’in sözlerine katılmamak elde değil…

-*-*-

Ülkede birçok siyasetçi ile ilgili olarak zaman zaman “özel” ya da “bel altı” diyebileceğimiz dedikodular yayılabiliyor… 

-*-*-

Ünal Üstel, özellikle “Maliye yönetimi” konusunda bence yerden yere vurulabilir… 
KKTC Maliyesi, kesinlikle batmıştır!
Borç içindedir, geri ödenemez bir borçlanma söz konusudur ve bu sadece Üstel ya da Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın başarısızlığı değil; onları yönetenlerin de mutlak başarısızlığıdır!

-*-*-

Evet, mevcut mali çöküşten Türkiye sorumlu değil midir?

-*-*-

Ünal Üstel, eğitim, nüfus, yabancılara mülk satışı, sağlık hizmetlerinin yetersizliği, ilaç yokluğu, pahalılığın kontrol altına alınamaması gibi konularda eleştirilebilir… 
Narenciye iflaslarda… 
Örnekler sıralanabilir… 

-*-*-

Hatta Ünal Üstel ve ortakları; hatta ve hatta Ünal Üstel ve kendi partilileri bile CTP – TDP gibi iş birliği yapamamakla da eleştirilebilir!

-*-*-

Evet, Zerrin Üstel’e katılıyorum; siyasi rakibin özel hayatını gündeme getirerek onu küçük düşürmeye çalışmak; ya da sırf güçlü birileri öyle istedi diye bir siyasetçinin özel hayatının bel atlı vurulması doğru değildir ve bunun adı “toplumsal küflenmedir”.
Nokta!


-*-*-

Siyasette ve sosyal medyada öyle bir noktaya geldik ki; “anan seni doğurmadı, sıçtı”larda muhabbetleşiyoruz!

-*-*-

Bel altı saldırı, aslında “yenilgiyi kabullenmek”tir!
Çünkü bel altı saldırılan siyasetçi; “icraatı ve fikirlerini eleştiremediğimiz kişi”dir!
O kişiyi fikren yenemiyorsunuz, “kişiyi itibarsızlaştırayım” diye çabalıyorsunuz!

-*-*-

Gerçekten toplumsal anlamda yıkım söz konusu!

-*-*-

CTP – TDP iş birliği; Dünya’da dar bölge çoğunluk sisteminin geçerli olduğu neredeyse her yerde yapılan bir şeydir…

-*-*-

Efendim, 4 sene önce olmadıydı ama şimdi oldu, neden?

-*-*-

Çünkü dört sene önce ilgili partileri yönetenler belki bunu düşünemedi – ilgili parti kurulları onaylamadı; şimdi o partinin yetkili organları, seçim kazanmak veya iktidar partilerini yenmek – devirmek adına iş birliği kararı aldı!
Çok doğru bir karar!
Alkışlıyorum!
Olması gereken bu!

-*-*-

Mesela isim vermeyeyim ama büyük bir belediyede, UBP ve CTP yarışıyorsa veya CTP, DP’li bir aday ile yarışacaksa; TDP veya öteki sol partilerin CTP’li adaya destek vermesi, CTP – TDP’nin iş birliği kararı alması yanlış mı?
Hayır!
Yanlış olan, DP – UBP’nin oturup tek adayda anlaşmamış olmasıdır… anlaşmadıkları için de CTP’li aday daha rahat olacaktır!

-*-*-

Eveeeet, Pazar yazımızı bitirmeden, şunu da eklemek lazım; “… bir siyasetçinin yolsuzluk yaptığına dair somut ve doğrulanabilir deliller varsa bunun kamuoyuna aktarılması kişisel saldırı değil, kamu yararı taşıyan siyasi ve hukuki bir eleştiridir…”

-*-*-

“Somut delil” gazetecilik açısından çok önemlidir; belgedir, fotoğraftır, ispattır!

-*-*-

Ancak, “Eminim rüşvet aldı” diyemezsiniz mesela!
“Çok şüphelendim” hiç olmaz!
“E bu kadar malı – mülkü nereden buldu?” da olmaz!

-*-*-

Tekrara gireceğiz ve çok özür da dilerim hadsizlik yapıyor olabilirim ama “… sosyal medya kahramanlığını bilemem ancak gazetecilik; kişinin siyasi faaliyetleriyle ilgisi olmayan özel alanını onu küçük düşürmek için kullanmak değildir…” 

-*-*-

Tekrar edeyim; siyasete girdiniz ve rakibiniz öyle ya da böyle güç kaybetmiyorsa; “haydi onu bel altı vuralım” diyemezsiniz!
Hele ailesini, geçmişini, özel hayatını veya kişiliğini tartışmaya açamazsınız!

-*-*-

 “Siyasetiniz yanlıştır, söyledikleriniz yalandır” diyebilirsiniz ama “… Peeee, tikitoko toko tiki tuka muka…” diyerek o siyasetçiyi özelden vurmaya çalışacaksanız, O da kalkar ve size der ki, “sen önce kendine bak”…

-*-*-

Çünkü çok acıdır; “bazı kırmızı biber cinsleri de çok acı olabilir” ama “tencere dibin kara, seninki benden kara” durumu da es geçilmemelidir!

-*-*-

Her siyasetçinin özel hayatı vardır.
Elbette her siyasetçinin kamu görevini nasıl yaptığı sorgulanmalıdır. Harcamaları sorgulanmalıdır. Kararları sorgulanmalıdır. İhaleleri sorgulanmalıdır. Verdiği sözler sorgulanmalıdır. Ama bir özel meseleyi sırf onu küçük düşürmek – oylarını azaltmaya çalışmak için “yazmak” başka bir şeydir.

-*-*-

Ne demiş atalarımız?
“Siyasi rakibinizi devirmek için uğraşmayın; hem kendinizi hem de düşüncelerinizi ayağa kaldırın!”
 

jon-tyson-a8bwonvljva-unsplash.jpg

mick-haupt-m1igge173lw-unsplash.jpg

 

Bu yazı toplam 424 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar