1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Sıla, Doğuş, CTP Kadın örgütü kalite ve umut!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Sıla, Doğuş, CTP Kadın örgütü kalite ve umut!

A+A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü ve CTP’li belediye başkanlarının iş birliğinde, “Yerel Eşitlik, Güvenli Yaşam, Güçlü Destek” sloganıyla hayata geçirilen Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezi’nin (ŞÖDAM) lansmanı yapıldı.

-*-*-

Lefkoşa’da Paradise Park’ta düzenlenen lansmana, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, CTP’li belediye başkanları ile parti temsilcileri katıldı. Bir tek yurt dışında olduğu için Girne Belediye Başkanı toplantıda hazır bulunamadı, belediyeyi asbaşkan temsil etti…

-*-*-

Şiddetin ortaya çıkmasını önlemek için eğitimler, farkındalık çalışmaları ve toplumsal bilinçlendirme faaliyetleri yürütecek merkez, şiddete maruz kalan veya şiddet riski altındaki bireylere danışma ve destek hizmeti sunacak.

-*-*-

Merkezin amacı; şiddetin önlenmesi için koruyucu ve önleyici programları uygulamak, şiddet gören bireyleri desteklemek ve güçlendirmek, ihtiyaç duyulan destek mekanizmalarına erişimi sağlamak…

-*-*-

Merkeze doğrudan başvuru yapılabileceği gibi belediyelerin ŞÖDAM iletişim hatları üzerinden de görevlilere ulaşılabilecek.

-*-*-

Tanıtım filmi gösterimi ile başlayan lansman, CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya’nın sunumu ile devam etti. CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin konuşması ardından basın mensuplarının sorularına yanıt verildi.

-*-*-

Çok önemli bir çalışma, büyük bir adım…

CTP Kadın Örgütü’nü kutlamak lazım…

-*-*-

Haaa bu arada CTP farkını da vurgulamak şart!

-*-*-

CTP’nin bu ülkede örneğin iktidar partilerinden en büyük farklarından biri kadın örgütünün gücüdür…

İkincisi de gençlik örgütünün gücü…

Örgütlenmiş, eğitimli, bilgili, üreten ve en üst seviyede – en demokratik perdeden rahatlıkla görüşünü savunabilen kişiler…

-*-*-

UBP örneğine geçelim; elbette çok değerli, çok iyi – çok kaliteli kadın arkadaşlarımız ve gençlerimiz vardır… Ama özellikle demokrasi açısından bu arkadaşların yüksek perdeden görüş belirtmek veya üretmek gibi şansları sıfırdır!

-*-*-

Ne yazık ki görüntü; “kocalarına veya evlatlarına destek veren kadınlar grubu” görüntüsüdür…

-*-*-

CTP’de çok büyük bir heyecan var…

-*-*-

Elbette bu heyecanın arkasında ciddi endişe taşıyanlar da söz konusudur…

-*-*-

Heyecan nedir, nedendir?

Heyecan, bu partinin mutlak iktidara geleceğidir…

-*-*-

Endişe nedir, nedendir?

Aman da memleket tarihin en rezalet durumuna düşürüldü!

-*-*-

Kim düşürdü?

-*-*-

Neden KKTC iflas etti?

-*-*-

Şimdi, hepimiz tabii ki hükümeti vuruyoruz ve diyoruz ki, Ünal Üstel başkanlığındaki üç partili koalisyon hükümeti kesinlikle ve kesinlikle son derece başarısız olmuştur…

-*-*-

“Yaptık” dedikleri hiçbir şey çalışmıyor!

-*-*-

En başta eğitim ve sağlık, iki kelimelik durumda; “hizmet dışı”…

-*-*-

Peki CTP iktidara gelir, Sıla Usar İncirli başbakan olursa, “hokus pokus – tüm sorunlar çözülus” mu?

-*-*-

Elbette çok zor!

-*-*-

CTP’nin iktidara gelmesi halinde, şu andaki “yönetim tarzı veya alışkanlığı” sürdürülmemeli…

Aksi takdirde bu ülkeden hiçbir şey olmayacağını şimdiden söylemek zor değil!

-*-*-

Şu andaki yönetim tarzı ve alışkanlığı nedir?

Bunu biraz açalım…

-*-*-

Şu andaki yönetim tarzındaki en belirgin özellik, tamamen Türkiye’den yönetiliyor olmaktır…

Başbakan’ın kim olacağını UBP’liler belirlememiştir…

-*-*-

Hiçbir karar, koalisyon ortaklarının tabanı ile istişare edilerek alınmamaktadır; tüm kararlar talimattır…

-*-*-

TürkTelekom ve ilahiyat koleji örneklerindeki gibi, “kaldırın ulan elinizi” talimatı Türkiye’den gelmiştir…

-*-*-

Birçok kirli ihaleye Türkiye’nin müdahalesi açıktır ve birçok hükümet elemanı, bu ihalelerin içine çekilerek şantaj kurbanı olabilecek pozisyona sokulmuştur!

-*-*-

Kısacası, şu andaki hükümet ve bir önceki cumhurbaşkanı, çok net bir şekilde görülmüştür ki, “kukla” olmanın ötesine gidememiştir…

-*-*-

Cumhurbaşkanı değişti…

Çok net bir şekilde görülüyor ki, (Erhan Arıklı zaten gayet açık bir şekilde söyledi); Türkiye’deki “oynatıcılar”; yeni cumhurbaşkanından rahatsızdır!

-*-*-

Üstelik bu cumhurbaşkanı, kesinlikle her adımını dengeli atan, her açıklamasını düşünerek yapan, Türkiye’yi “rencide edebilecek” en küçük sözü olmayan biridir…

Ve her zaman söylerim; hem toplumsal açıdan hem de ulusal anlamda değerlendirecek olursanız; Kıbrıs Türk Toplumu ve Türk Milleti için bir cevherdir…  

-*-*-

Haaaa, Ersin Tatar veya UBP – DP ve YDP vekilleri “kalitesiz – ısgarta” insanlar mı?

Elbette değil!

Ve evet Tatar dahil hepsi kesinlikle kardeşimizdir…

Ama “yapamadılar”…

-*-*-

Türkiye’deki siyasi – dini – mafyaya teslim oldular!

Belki koltuk ve makam; belki başka çıkarlar uğruna!

Belki de körü körüne biatçılık yaparak!

-*-*-

Ve haliyle, şu anda içinde olduğumuz batağın sorumlusu tek başına Ankara’daki yönetimdir!

Bizimkiler sıfır sorumluluk mu?

-*-*-

“Kukla oyunu iyi oynayamadı” diyebilir misiniz?

Kuklacı kötü olabilir!

-*-*-

CTP farklı olur mu?

-*-*-

Bir kaçını mesafeli; çoğunluğunu çok yakından tanıdığım CTP yönetimi, CTP kadroları, CTP vekillerinin mevcut iktidar partilerinin benzer kadroları ile kıyaslamak istemem… elbette her partide çok değerli elemanlar vardır…

-*-*-

Ancak sorun, mevcut hükümetin tüm kadrolarının – tüm üyelerinin ve taraftarlarının “susmuş, susturulmuş” olmasıdır!

-*-*-

Efendim, Türkiye’deki siyasi mafya CTP’ye izin vermez!

Yine bildiğini okur, yaptırır!

Usar’ın Üstel’den farkı olmaz!

Tıpkı Erhürman’ın Tatar’dan olmadığı gibi!

-*-*-

Eğer öyle olursa; ki ben Cuma günü kadın örgütünün tüm elemanlarını gördükten sonra öyle olacağından eminim; hep birlikte başımızın çaresine bakarız!

-*-*-

Ya evimize, bahçeciğimize çekilir, çiçek eker, golyandro yetiştirir, akşama zivaniyayı çekeriz; ya da çeker gideriz!

-*-*-

Tekrar ediyorum; Sıla başkanı, Doğuş başkanı, kadınları, belediye başkanlarını aynı salonda, bu kalitede, bu güzellikte, bu kararlılıkta görmek, benim için ciddi bir umut oldu!

İyi pazarlar…

yeni-proje-2.png

Bu yazı toplam 717 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar