1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Reşat Ahmet, “kayıp” edilmesinden 62 yıl sonra Lefkoşa’da toprağa verildi...
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

Reşat Ahmet, “kayıp” edilmesinden 62 yıl sonra Lefkoşa’da toprağa verildi...

A+A-

Mayıs 1964’te Larnaka Amerikan Akademisi önünden bir grup Kıbrıslırum faşist tarafından kaçırılarak “kayıp” edilen Reşat Ahmet’ten geride kalanlar, Lefkoşa’da toprağa verildi...

Mayıs 1964’te Larnaka Amerikan Akademisi önünden, Larnaka bölgesi Kıbrıslırum faşistlerinin sorumlularından G. ve ekibi tarafından kaçırılarak “kayıp” edilen Reşat Ahmet’ten geride kalanlar, 62 yıl sonra Lefkoşa’da toprağa verildi. Reşat Ahmet ve ona ait takside bulunan Eşref Salih ve Fuat Niyazi kaçırılarak öldürülmüş ve Trulli’de bir kuyuya atılmıştı. Kuyuya onlardan önce, 1963’te kaçırılarak öldürülen Mustafa Mulla Hüseyin de vardı. Böylece Trulli’deki kuyu kazısında dört “kayıp” Kıbrıslıtürk’ten geride kalanlara ulaşılmıştı. Mustafa Mulla Hüseyin, Eşref Salih ve Fuat Niyazi’nin cenaze törenleri daha önce yapılmıştı.

Kıbrıslırum kayıp yakını Ksenis Hallumas’ın ve Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üye Asistanı rahmetlik Ksenofon Kallis’in büyük çabaları sonucu gömü yerinin Trulli’de (Strullos) bir kuyu olduğu ortaya çıkarılan ve Kayıplar Komitesi’nin 2022’de kuyuda yürüttüğü kazılarda kalıntıları bulunan Reşat Ahmet, yapılan DNA testleri sonucu kimliklendirilerek ailesi, sevdikleri, Kayıplar Komitesi yetkilileri, askeri ve devlet yetkilileri tarafından dün düzenlenen törenle Lefkoşa’da toprağa verildi.

Lefkoşa Ortaköy Mezarlığı içerisindeki Lefkoşa Ortaköy Şehitliği’nde askeri törenle toprağa verilen Reşat Ahmet’in cenaze törenine Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk Üyesi Hakkı Müftüzade, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral İlker Görgülü ile askeri erkan, Polis Genel Müdürü Ali Adalıer, devlet yetkilileri ve bazı sivil toplum örgütü temsilcileri, Reşat Ahmet’in ailesi ve sevdikleri ve Kayıplar Komitesi görevlileri katıldı. 

Cenaze törenine Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk Üyesi’nin Birinci Asistanı Arkeolog Demet Karşılı, İkinci Asistanı Gülseren Baranhan, Kayıplar Komitesi Kazılar Koordinatör Yardımcısı Arkeolog Çınar Karal, Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Ofisi Araştırmalar Koordinatörü Yağmur Erbolay, Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Ofisi Psikoloğu Sülün Asafhan, Antropoloji Laboratuvarı Kıbrıslıtürk Koordinatörü Antropolog İstenç Engin ve  yardımcısı Antropolog Emine Çetinsel ve yine Laboratuvar’dan Arkeolog Erdinç Usta ile Kayıplar Komitesi’nin kazı ekipleri adına Arkeolog Yusra Eminoğlu katıldı. Cenaze törenine Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslırum Üyesi adına Nikos Theodosiu da katılarak Kıbrıslırum ofisi adına cenazeye bir çelenk sundu... 

ARABA KAYITTAN SİLİNDİ...

Tören dün (10 Nisan 2026) saat 10.00’da aile adına Ünsal Özbilenler’in kısa konuşmasıyla başladı. 
Reşat Ahmet’in ailesi adına cenaze töreninde bir konuşma yapan Ünsal Özbilenler, 62 sene beklemenin zor olduğunu belirterek Reşat Ahmet’in gömü yerinin bulunmasına katkı koyan Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum üyelerine ve ekiplerine teşekkür etti. 

Reşat Ahmet’in taksicilik yaptığını ve Mayıs 1964’te Reşat Ahmet ve taksisinde bulunan diğer iki Kıbrıslıtürk’ün de bazı Kıbrıslırum polisler tarafından alınıp öldürüldüklerini ve kayıp edildiklerini söyleyen Özbilenler, “savaş olmayan bir ortamda sivillerin polisler tarafından alınıp yok edilmesinin suç olduğunu” söyledi. Özbilenler, Reşat Ahmet’e ait arabanın kaydının da silindiğini söyleyerek, “Sayın Cumhurbaşkanım ilerideki görüşmelerde buna vurgu yaparsa çok seviniriz” dedi.

Cenaze namazının kılınmasıyla devam eden cenaze töreni, Reşat Ahmet’in tabutuna sarılı bayrakların Erhürman’a verilmesi ve Erhürman’ın da bu bayrakları Özbilenler’e teslim etmesiyle devam etti. Bayrak teslimi öncesinde mezarlıkta hazır bulunan askerler saygı atışı yaptı. Daha sonra ise “kayıp” Reşat Ahmet’ten geride kalanlar, Lefkoşa Şehitliği’nde dualarla defnedildi.

YENİDÜZEN gazetesi olarak, Reşat Ahmet’in ailesinin acısını paylaşıyoruz…

sayfanin-ustune-saga-s-16-001.jpg

AİLENİN ANLATTIKLARI...

Cenaze töreni öncesi konuştuğumuz “kayıp” Reşat Ahmet’in ailesi, onunla ilgili hatıralarını paylaştı.
Sultan Özçetin sorularımızı yanıtladı ve şöyle dedi: “Reşat Ahmet, benim dayımdı. Annem Salime Bengihan, Reşat Ahmet’in kızkardeşiydi. Kayıplar Komitesi, kimliklendirme maksadıyla yapılan DNA testleri için Lefkoşa Ortaköy Mezarlığı’nda gömülü olan annemin mezarını açıp kemik aldılardı..

Dayımdan geride kalanlar kimliklendirilince, annemin mezarına gittim ve ‘Anne, kardeşini bulduk, senin DNA’n da DNA testleri için Amerika’ya kadar gitti’ dedim. Dayım Reşat Ahmet kayıp olduğunda ben 18 yaşındaydım. Dayım çok iyi biriydi, çok yavaş, kendi halindeydi. Üstelik halamın eniştesiydi... Beni de annem, onların çocukları olmadıydı diye Reşat Dayım ve halama evlatlık verdilerdi, 9 ay kaldım onlarla, sonra annem hasretime dayanamış, beni geri aldı. Benim yerime amcamın kızı İlkay’ı evlatlık aldılardı. İlkay şimdi hayatta değildir, 2007’de kanser nedeniyle vefat ettiydi...”

Hayriye Kızılduman ise bize şöyle konuştu:

“Reşat Ahmet benim da dayımdı. Annem Refiye Yılancı’nın kardeşiydi. Aynı köyde büyüdük. Taksiciydi... En son beni Larnaka’dan Kalavason’a götürdüydü... 63 olayları nedeniyle köyden yani Kalavason’dan kaçtık diye, onu bir daha göremediydim... Dayım kayıp olduğunda üzüldük, kolay mıdır... Ama yapacak bir şey yoktu...”

Hasan Bengihan ise bize şöyle dedi:

“Reşat Ahmet, en yakınlarımdan, dayım olur. Hem de halamın kocası... Dayımın yanına ben çok giderdim, çok zaman geçirirdik birlikte... Halamın evine giderdim çok... Dayım sakin, uysal biriydi. Tek erkek çocuktu, ikinci evlilikten. Tek erkek evlat olması, ailenin da varlıklı olması nedeniyle, el bebek gül bebek büyütüldüydü... 

Ben İskele’de (Larnaka) öğretmendim, dayım taksicilik yapar, Larnaka Tuzlası’nda kalırdı. Olaylar çıktıktan sonra onu göremedim. En son 63 olayları çıkmazdan 4-5 ay evvel gördüydüm onu. Evlatlık edindikleri rahmetlik İlkay’ın öğretmeniydim da aynı zamanda, Bekirpaşa’da öğretmendim, onu da okuttuydum...”

sayfanin-ustune-s-17-defin-toreni-ardindan-ailesi-resat-ahmetin-mezari-basinda.jpg

(Defin töreni ardından ailesi, Reşat Ahmet'in mezarı başında...)

ONDAN GERİDE KALANLAR...

Ailesinin bize verdiği bilgiye göre, Trulli’deki kuyudan Reşat Ahmet’e ait bir avuç bembeyaz safrataşı, ona ait gözlük (iki cam, bir gözlük sapı), ona ait bir kalem ve tarak, kemeri, yeleği, potinleri, çorapları ve kilot lastiği de bulundu... 

KUYUNUN YERİNİ GÖSTERENLERE TEŞEKKÜRLER... 

Her ne kadar da cenaze töreninde isimleri zikredilmemiş olsa dahi, Reşat Ahmet ve beraberindeki diğer kayıp Kıbrıslıtürkler’in gömü yerinin bulunmasına yardım eden kayıp yakını Ksenis Halluma’ya ve bu konuda yardım eden herkese bu sayfalardan insanlık adına teşekkür ediyoruz, Trulli’deki kuyunun kazılması için ısrarla büyük emek sarfetmiş olan ve geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybetmiş olan Ksenofon Kallis’i de rahmetle anıyoruz… Halluma ve Kallis’in emekleri asla gözardı edilmemeli, “kayıplar”ın bulunmasında yardımcı olanlar her zaman anılmalıdır.  

Bu yazı toplam 320 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar